Bitişik ve ayrı yazılan de ve ki

de ve ki bağlaçları / sonekleri yazı dilimizde çoğumuzun zor anladığı sebeplerle bağlaç iseler kendinden önceki kelimeyle ayrı, sonek iseler bitişik yazılırlar. Bu yazımda hangi sebeplerle bitişik veya ayrı yazılmaları gerektiğini açıklamaya çalıştım.

”de” ve ‘ki” ekleri ve bağlaçları hangi durumlarda ayrı, hangi durumlarda bitişik yazılır? Herkes tarafından bilinmeyen dilbilgisi terimlerini kullanmadan, uzun açıklamalar yapmadan en kolay yoldan izahları:

-de- sonek ise bitişik yazılır

-İçinde, üstünde, elinde, cebinde… gibi anlamları varsa bitişik yazılır.
örnek:
Baban evde mi? (burada bitişik yazıldı; -içinde- manası var)
Sende kaç para var?
Anahtarlar sende mi?

-de- bağlaç ise ayrı yazılır

Bile / dahi gibi anlamları varsa ayrı yazılması gerekir.
Sizin ev de mi orada? (burada ayrı yazıldı; -bile- manası var)
Sen de mi Brütüs?!
Ben de biliyorum.
Sizin de bayramınız kutlu olsun.
Sen de anlamadın gitti.

-de- ama anlamında ise ayrı yazılır

Bu dilimize Rusçadan geçmiştir.
Örnek:
On bıl raskazat da ni zinayu. = Anlatırdı ama bilmiyor. / Anlatırdı da bilmiyor.
Günlük sıradan konuşmalarımızdan örnekler:
İyi diyorsun da buna kimse inanmaz!
Çok istiyorum da yapmak zor.
Söylerdi söylemesine de utandı sustu.
Anlatacaktım da fırsat olmadı.

Önemli ek bilgi:
“de” ve “da” bitişik yazıldığında gerektiğinde baş harf “t” olarak değişebilir. Ama ayrı yazıldığında değişmez.
Bitişik:
Sepette bir şey yok.
Ayrı:
Sepet de burada.

-ki- sonek ise bitişik yazılır

1) Aidiyet bildiren “ki” her zaman bitişik yazılır.
Seninki, benimki, Ayşeninki, onunki, …
2) -içinde/üstünde/cebinde/..- anlamı varsa bitişik yazılır.
Salondaki eşyalara dokunmayın.
Bu satırlardaki yazım hatalarını bulunuz.
Sendeki bu huzursuzluğun sebebi nedir?
Aşağıdaki soruları cevaplayın.

-ki bağlaç ise ayrı yazılır

Babam dedi ki akşam erken gelin.
Sen ki en iyi dostumsun, bunu bilmen gerekirdi.
Sen ki bana bunu yaptın ….. …

Şu ünlem “ki”leri de daima ayrı yazılır.
Gitmiyor ki!
Daha doymadım ki!

Ayrı yazılması gerekirken bitişik yazılan ki bağlaçları

Bunlar Türkçe yazım kurallarına göre ayrı yazılması gerekirken bitişik yazılır. Böyle olmalıdır. Niçin böyle olmalıdır?

“Çünkü” deriz ya, asında “çün ki” olmalıdır, fakat dilimizde “çünkü” veya “çünki” şeklinde iyice oturmuştur ve ayrıca Türk Dil Kurumumuz “çünki”yi yanlış saymaktadır. Çünki denmesi yanlıştır daha doğrusu eskimiştir. Bakınız burada “ki” de aslında bağlaçtır ama bitişik yazılır.

Şimdi cevabı verebilirim:
Bu “ki” bağlaçları kendinden önceki kelimeyle özdeşleşmişlerdir ve ikisi birden tek, müstakil bir bağlaç haline gelmişlerdir.

“ki” bağlacıyla bitişik kullanılarak bir bağlaç halini almış bazı kelimeler şunlar:
mademki, meğerki, halbuki, oysaki, belki

Meğerki” eskimiştir ve günümüz Türkçesinde yeri yoktur.
Anlamı ise ilginçtir; İngilizce öğrenen çocuklarımızın kafasını bir hayli karıştıran “unless” bağlacının tam karşılığıdır.

Dışarı çıkamam meğerki yağmur dura. = Yağmur durmadan dışarıya çıkamam.

Üç dilden bir bağlaç: Hâlbuki
Hal: Arapça – bu: Türkçe – ki: Farsça

Bu arada, “ki” bağlacımızın Farsça yani İranlıların dilinden Türkçemize geçmiş olduğunu öğrenmiş bulunuyorsunuz. “ve” bağlacımız ise Arapça’dan dilimize geçmiştir. Bu bağlaçlar olmasaydı ne yapardık acaba?

Gördüm ki!

Konuşma ve yazma dilimizde sık karşılaştığım bir hata:
“Ben onu gördüm ki” gibi ifadelerde “ki” yanlış kullanılıyor. Bu hatalı kullanımda “ki” sözcüğü “zaten” veya “bile” anlamı taşır. “ki” yerine bu kelimeler kullanılmalıdır.
“Ben onu gördüm ki” yerine “Ben onu gördüm zaten” denmelidir. Ya da duruma göre “Ben onu gördüm bile.” olabilir.

“Bilmiyordum ki” denebilir ama “Biliyordum ki” denmez.
“Zaten görmüştüm.. Zaten biliyordum.. ” denmelidir. “Zaten” sona da gelebilir. “Biliyordum zaten.. Görmüştüm zaten..”

Bu hata son yıllarda git gide artıyor.
Bu tür kullanımlar olumsuz cümlelerde ve soru cümlelerinde olur. Olumlu cümlelerde olmaz.
Gelmiyor ki…
İstemiyor ki..
İstemedi mi ki?
Bu şekiller yanlış değildir.

Olumsuz cümlelerde cümlenin içinde gizli bir “doğru söylediğini veya haklı olduğunu vurgulama” vardır. Ayrıca bazı durumlarda “itiraz” veya “sebep” de söz konusu olabiliyor.

Dışarı çıkacağım ama yağmur durmuyor ki! (sebep)
Ben acıkmadım ki. (Yemek yememesinin sebebini belirtmek için veya yemesi üzerine yapılan ısrara karşı)
Ama ben bilmiyordum ki. (Suçlamaya itiraz / Davranışta kasıtlılık olmadığını vurgulama)

Kategori: Eğitim Öğrenim Tarih: 19 Şubat 2009

Etiketler:

'Bitişik ve ayrı yazılan de ve ki' hakkında sorular, açıklamalar

  1. Kayra dedi ki:

    Belki “ve” yerine “ile”yi kullanırdık sıklıkla.
    Bu arada ben de bu aralar kelimeler üzerinde bayağı bir yoğunlaştım.Filoloji okusam mı diye düşünüyorum.Ama o da Eşit Ağırlık’da galiba…

  2. E. Ali dedi ki:

    Belki demişsin ya: Yazımdaki listeye şimdi bunu da ekliyorum…

  3. Tevhide - Denizli dedi ki:

    Sizde ayrı mı yazılır birleşik mi yazılır?
    ***
    Şu ikisini kıyaslayın, duruma göre değişiyor:
    1- Sizde hiç bozuk para var mı?
    2- Siz de alın lütfen.

  4. Damlasu Yapıncak, Tokat dedi ki:

    Türkçemize niçin bitişik yazılır?
    ***
    İsmin halleri ile ilgili sonekler bitişik yazılar. Eve, evde, evi, evden gibi.
    Şurayı da okuyun: http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0smin_h%C3%A2lleri

  5. Esra C. Muğla dedi ki:

    -“Ben onu gördüm ki” gibi ifadelerde “ki” yanlış kullanılıyor.- Bunun tam bir kalıbı yoktur. Tamamen konuşmanın akışına göre şekillenir. Zaten de bu şekilde cümleyi “ki” ile bitirmeler yöresel bir ağızdır.
    ***
    Yöreden yöreye değişen dil kullanım farklılıklarına yanlış denemez, Türkçemizin özüne uymayan dil kullanımlarına yanlış denir. Eğer dilimiin yapısına, özelliklerine göre yanlış ise bir yörede veya Türkiye genelinde ne kadar yaygın kullanılırsa kullanılsın doğru kabul edilemez, yine yanlıştır. Örneğin kadın anlamında bayan demek çok yaygındır ama yanlış. Doğu Karadeniz’de kadın yerine karı denir, bize çirkin gelse bile yanlış değildir. Bunları öğretmeninizin anlaması, ayırd etmesi gerekir. Ona sormanızı rica ediyorum. İtiraz ettiğiniz ifade Türkçemizin kurallarına, özüne uygun mudur değil midir? Eğer öğretmeninizin açıklamasını bana iletirseniz memnun olurum.

  6. Esra C. Muğla dedi ki:

    … …
    ***
    Esra Hanım size her şeyden önce burasının bir forum olmadığını, özel bir web sitesi olduğunu hatırlatırım. Eğer forum olsaydı üyeler olurdu, üyeler istedikleri konuları açarak yeni sayfalar oluşturabilirdi, kendi aralarında tartışabilirlerdi. Sizin de bir şey yazabilmeniz için önce üyeliğe kabul edilmeniz gerekirdi. İkinci olarak da bilin ki ben sizin akranınız değilim, rakibiniz değilim, düşmanınız değilim. Öyle hezeyanlara hiç kapılmayın.
    Hiçbir şeyi kişiselleştirmeyin. Buraya öğrenciler geliyor bilgi ediniyor. Yanlış olduğunu düşündüğünüz bilgi varsa güzelce açıklarsınız. Öğretmenim şöyle dedi böyle dedi gibi itirazlarınız beni hiç bağlamaz. Ya delilleriyle güzelce açıklarsınız ya da kaynak gösterip açıklarsınız. Ben de güzelce değerlendiririm. Ta ki insanlara en doğru bilgileri sunmuş olayım. İtirazınız tutarsız: “çünkü edebiyat dersinde öyle anlatıldı”.. geçin bunları. Güzel bir açıklama getirin. “Yanlış değildir çünkü o söz şöyle kullanılıyor, yapısı şudur, şu şekilde türkçemize uygundur” gibi sözlerle güzelce açıklamanız gerekir. Burada konu budur. Konuyu başka yerlere çekmeniz hiç doğru değil.

  7. İsimsiz dedi ki:

    “Eğer ki” bağlacı neden ayrı yazılıyor açıklayabilir misiniz? Bir de şart eki kullanmadan bu bağlaçla bir cumle kurabilir miyiz?

  8. admin dedi ki:

    Her iki sorunuza cevap:

    Dilimizin mantığına uymuyor. Hiç kullanmayın.

    Eğer ki gelirse söyleriz. Eğer gelirse söyleriz. Eğer ki gelir, söyleriz.

    Bakın olmuyor. Hiç kafa yormayın. Dilimize uygun değil. Hayatımda eğer ki diye başlayan bir cümle kurmamışımdır. Sadece “Eğer” yeterli. Hatta eğer’e bile gerek yok.
    Eğer gelirse söyleriz. = Gelirse söyleriz.

    Ancak “eğer ki” belki tek başına kullanılabilir. Bir plan yaparken ya da bir bilmeceyi çözmeye çalışırken eğer kiii dersiniz ve düşünürsünüz. Bunun gibi.. Başka türlü kullanımı mantıksız olur.

  9. emine dedi ki:

    Bence çok az bilgi var.

  10. ilker istanbul dedi ki:

    forumlarda yorum yazarken son birkaç aydır yazım kurallarına takılıp dururdum.bir uyarı aldıgımdan değil kişisel olarak . bu sayfayı okuyunca millet olarak bu detayların çoğundan bihaber olduğumuzu farkettim.malesef insanlar çocukluktan itibaren ısınamadığı şeyleri yıllarca dersini alsa da geliştiremiyor . açıklayıcı bilgilerden ötürü teşekkür ederim. bu yazıda imla hatam varsa şimdiden affola.

  11. Mira, İstanbul dedi ki:

    15 tane bitişik -“de” eki ile ilgili örnek yazın.
    ***
    Peki yazayım. :) Bazen “d” yerine “t” oluyor onlara dikkat edin.
    1- Evde huzur olmalı. 2- Anahtarlar çekmecede. 3- Hayatta en hakiki mürşit ilimdir. 3- Kulaklarında küpe yoktu. 4- Para sende mi? 5- Bu markette güvenlik amacıyla kameralar kullanılıyor. 6- Bu fabrikada grev var. 7- Yeni trafik kuralları ilkin İstanbul’da uygulanacak. 8- Suç sende. 9- Sıra Ali’de. 10- Ayda 900 lira kazanıyor. 11- Karakolda ayna var. 12- Yurtta sulh cihanda sulh. 13- Biraz dinlenmenizde yarar var. 14- Ona arka caddede rastladım. 15- Benim kalbimde kötülük yok.

  12. Öğrenci, İzmir dedi ki:

    Bitişik yazılan ve sıfat yapan -ki eki örneği olarak içinde -de eki bulunmayan bir örnek yazılabilir mi?
    ***
    Aşağıki oda, beriki ev gibi örnekler verilebilir.

  13. Süleyman, Bursa dedi ki:

    “Arkamızdaki, film başladı başlayalı konuşuyor.” bu cümleye virgül koymak gerekli midir yoksa koymasak da olur mu? “gerekli midir” derken “midir” ayrı mı yazılmalı? Yazımda yanlışlarım varsa sebepleriyle ayrıntılı şekilde açıklar mısınız lütfen?
    ***
    Orada virgül gereksizdir, hatadır ama kesinlikle olmamalı da denemez. Yazan kişinin titiz davranmasına bağlı (ve bu titizlik gerçekte bir hata olsa bile ciddi bir imla hatası diye kabul edilmez). Okuyucular cümleyi daha kolay anlasın diye virgül koyarlar. Benzer örnekleri maalesef sık sık görüyorum. Gazetelerde de sık rastladığım bir hata. Bu titiz davranışlar ise okuyucuları hiç etkilemiyor. Çünkü Türkçe yazı diline hakim bir insan orada virgül olsa da olmasa da kastedilen manayı eksiksiz anlar. Yazı diline hakim olmayan ezici çoğunluğumuz ise zaten virgüllerin ne işe yaradığını bile bilmiyor. Bu bilgisizlere maalesef öğretmenlerimizin bile çoğu dahil. Garip ama gerçek (hattı “acı gerçek” demek daha doğru olur).
    Bazen öyle cümleler oluyor ki virgülün varlığı ve yeri çok şeyi belirler. Eskiden şu örnek meşhurdu: “Oku baban gibi eşek olma!” Bu cümlede oku’dan sonra virgül olsa baba aşağılanmış olur. Gibi’den sonra virgül konsa baba’nın okumuş biri olduğu ve yüceltildiği, okumayanların ise aşağılandığı anlamı çıkar. Bakın işte bu gibi durumlarda virgülün varlığı ve yeri çok önemlidir. Önemlidir ama dilbilgisi kurallarına göre kesin gerekli değildir. Yazı dili ile iletilmek istenen mana açısından büyük önem taşır. Kısaca, gördüğümüz gibi yazı dilinin temel kuralları her ihtiyacı karşılayamıyor. Sözlü iletişim dilinin doğal kurallarını yazı diline yansıtabilmek de gerekiyor. Böylesi durumlarda virgül vb yazı dili işaretlerinin nasıl kullanılacağını 9-14 yaşlarımızda duyarlı öğretmenlerimiz tarafından öğreniriz. Fakat verdiğiniz örnekte virgülün varlığı hiç önem taşımaz. Zaten gereksizdir.
    Diğer sorunuz: Mi, mu gibi soru ekleri daima ayrı yazılmalıdır. Örnekler:
    Ayrı mı yazılmalı? Ayrı yazılmalı mıdır? Bitişik mi ayrı mı? Konuştu mu? Bir şey söylemedi mi?


Sorunuzu / Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.
Lütfen yazı dili kurallarına saygılı olalım.


(Yazamıyorsanız Mozilladan deği Google Chrome ile giriş yapın.)