Babalar günü piyasaları canlandırma aktivitesi

Bu hediye günü bana neler düşündürdü! Galiba bugün ters tarafımdan kalkmışım. Google resmini bile ilk görünce acayip rahatsız oldum… … Yazıyı okuyunuz. Başlığa tıklayınız.

Yine insanları hediye almaya teşvik eden özel günlerden birine geldik. Haziran ayının üçüncü pazar günü babalar günü diye birileri ortaya çıkarmış ve bizim bir kısmımız bu güne dini bayramlarımızdan çok daha büyük bir saygı ile yaklaşır olmuş. Aynen sevgililer günü gibi, anneler günü gibi yılbaşı gecesi gibi.

Bu hediye günü bana neler düşündürdü! Galiba bugün ters tarafımdan kalkmışım. Google resmini bile ilk görünce acayip rahatsız oldum. Sandım ki Arapların İslamiyet öncesi kız çocuklarını diri diri toprağa gömüp yok etme sadistliği resmedilmiş! Benzemiyor mu ama? :(

Kötümser düşünmeye devam etmeli miyim? Kendime baskı yapmadan devam ediyorum.
babalar günü 2009
Yukarda islamiyet öncesi Arap babaların uyguladığı canice bir töreden bahsetmiştim. Aslında günümüzde benzerini yapan babalarımız var. Nasıl mı? Şöyle: kızlarını küçük yaşta dinden İslam ahlakından uzak yetiştiriyorlar ve o kız büyüyünce hayatta ne namaz tanıyor ne de gusül. Şimdi artık böyle cani babalar var.

Ben baba değilim. Çocuğum yok. Olsaydı da “bugün” bana hediye almazlardı. Ben onlara böyle günlerin sadece piyasaları canlandırma vesile olarak gündeme getirildiğini, hiçbir önemi olmadığını, bana her zaman hediye almaları gerektiğini öğretirdim. :)

Babalar Günü hakkında ayrıntılı bilgi için »vikipedi – babalar günü

Kategori: Ekonomi Ticaret Tarih: 21 Haziran 2009

Etiketler:

'Babalar günü piyasaları canlandırma aktivitesi' hakkında sorular, açıklamalar

  1. Emrah dedi ki:

    Aynen Senin gibi düşünüyorum bu konuda abi. Eminim yakında oğullar günü de, kız evlatlar günüde, hatta ve hatta bu gün bir gay e hediye alma günü vs. gibi absürt isimleride kutlarlar. Bizim kendini blmezlerimizde tv den gördüğü için hediyesini alıp kendisni modern, çağa ayak uydurmuş geri kafalı olmayan biri olarak iyi hisseder.

    Ramazan Bayramı nda da derki;

    – yarın Şeker Bayramı tüh şeker almayı unutmuşuz…:)

  2. E. Ali dedi ki:

    Millîlik değişen gelişen veya bozulan bir şeydir. Milliyetçi olmada din bile milliyetçiliğin yanında en arkalarda kalan benimsenmiş unsurlardandır. Din gerçekte her şeyden üstün olup, gerektirdiği faziletlilik bütün dünya halkları için, bütün çağlar için gereklidir. Müslüman bir toplum dinine sahip çıkmalıdır dinine göre temizliği hakkı savunmayı en yüksek ahlakı gerçek adaleti en iyi şekilde uygulayıp dünyadaki bütün toplumlara örnek ve özendirici olmalıdır.

    Biz toplum olarak dinimizi milli bir unsur kabul edip ikinci plana attığımız ve gelenek gibi gördüğümüz için dinimizi baş tacı etmiyoruz. Böyle olunca da batılılar bize değil biz batılıların her haltına özeniyoruz.

    Dinimizin bütün güzellikleri unutulmuştur. Ülkemizde hukuk yoktur adalet yoktur. Burada hakkını alamayanlar uluslar arası insan hakları mahkemesine başvurmakla haklarına kavuşmaktadır. İşte bizim sistemimiz bu kadar çağdışı kalmıştır.

    Folklorik değerler, milli öğeler dinden üstün tutulmadan yine korunabilir. Din faziletler sistemidir, sadece Allaha kul olmayı, en yüksek adaleti gerektirir. Ölüm sonrası gerçek hayatta sonsuz mutluluğu yakalattırır.

  3. sesiber dedi ki:

    Ben google illüstrasyonunda babasıyla kumdan kale yapan mutlu bir çocuk görüyorum sadece…


Sorunuzu / Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.
Lütfen yazı dili kurallarına saygılı olalım.


(Yazamıyorsanız Mozilladan deği Google Chrome ile giriş yapın.)