Büyücülük ile kolay para

Halk arasında cincilere, büyücülere, üfürükçülere rağbet çok fazla. Çok aşırı yoğunlukta. Hatta siyasetçilerimiz, şarkıcılarımız, mankenlerimiz, hatta ve hatta futbolcularımız bile kazançlarının bir kısmını sahte medyumlara ve cinci hocalara vermekteler. Türkiye’de “kolay para” kazanmanın en çok tercih edileni belki de bu gibi yollardır. Üfürükçüler kendilerini gizli tutmada usta oldukları için pek bilinmezler.

ÜFÜRÜKÇÜLERE VE MEDYUMLARA BÜYÜK RAĞBET
Halk arasında cincilere, büyücülere, üfürükçülere rağbet çok fazla. Çok aşırı yoğunlukta. Hatta siyasetçilerimiz, şarkıcılarımız, mankenlerimiz, hatta ve hatta futbolcularımız bile kazançlarının bir kısmını sahte medyumlara ve cinci hocalara vermekteler. Türkiye’de “kolay para” kazanmanın en çok tercih edileni belki de bu gibi yollardır. Üfürükçüler kendilerini gizli tutmada usta oldukları için pek bilinmezler.

Şişli Sosyetesinde Büyücülük Had Safhada
Şişli’de sosyete terzisi bir kadın nice nice zengin, çağdaş ve batılı (!) sosyete kadınlarına ve zengin işadamlarına üfürükçülük hizmeti veriyor, bilseniz şaşırır kalırsınız. İnanamazsınız. Bunların arasında Türk kadınını çağdaş ve batılı kimliğe kavuşturmak için didinen(!) kadınlar da çok var. Bir yandan başörtüsüne, tarikatlara şiddetle karşıdırlar ama bir yandan da gizli gizli üfürükçülerin peşinde koşarlar onları paraya boğarlar!!!

Şişli’deki kadın bir terzidir ama esas geçimini söz konusu aracılıklardan sağlıyor. Kendisi ne medyumdur ne büyücü ne de üfürükçü. Sadece çağdaş(!) ve sosyetik birtakım zenginler ile bazı üfürükçüler arasında aracılık yapıyor. Eşini kendisine bağlamak isteyen ev kadınları için.. / sevdiği, daha doğrusu para sızdırdığı zengin adamları kendisine bağlamak isteyen kadınlar için.. / kötü niyetli travestiler için.. gereken üfürükçülük hizmeti için terzi hanım bin ila iki bin lira arasında para alıyor. Muska gibi tılsımları bu işi biraz bilen acemi üfürükçülere yazdırır. Onlara yazı başı 50 – 60 lira gibi cüzi bir para verir. Geri kalanı kendisi yer.

Kadın sadece kadınlara, travestilere değil, zengin erkeklere de söz konusu aracılık hizmetini veriyor. Metresinin ağzını dilini bağlamak isteyen zengin ve evli erkeklerin üfürükçülere başvurmaları çok yaygın bir şey.

Halkımız zaten sevdiğini geri getirme duası gibi şeylere çok düşkündür. İbadet etmezler ama sevdiği kişi için anlamını bilmediği duaları her gün saatlerce okurlar. Falcılara çok sık başvururlar.

Üfürükçülere en sık başvuranlar ise kocasını başka kadınlardan korumak / kurtarmak isteyen kadınlar.

Şişli’deki terzi hanım bu enayiler olmasa ne yapardı acaba? Çok daha iyi bir terzi olurdu herhalde.

Kâğıtlara yazılan tılsımlar safran ve misk karışımı çok özel mürekkeplerle yazılıyor. Mürekkebi oluşturmak için gerekli maddeler ise bazı attar dükkânlarında bulunur. Üfürükçülere ve büyücülere hitap eden bazı attarlar belki de şifalı otlardan daha çok bu tür maddelerden para kazanır. Sadece mürekkep malzemesi değil, büyücülerin ihtiyacı olan birçok maddeyi satan attarlar var. Çeşit çeşit tütsüler de satarlar.

Büyücülük ve Cincilikte Dönen Para Trafiğini
1- Kötü kadınlar bütün cazibesini şuhluğunu kullanarak bir veya birkaç zengin erkeği baştan çıkarıyor. Onlardan yüksek meblağda para sızdırıyor. Kendilerine ev aldıran, araba aldıran metresler bu ülkede haddinden fazla çok sayıdadır. Paralı birisini elde tutmak için büyüye sık başvururlar.
Bazı zengin erkekler, kendisini sömüren kötü kadınların kaprislerini, nazlarını gerçek sanır cinci hocalara para dökerler ki kadın elinden kaçmasın!
Bu gibi sebeplerle bu zengin beyinsizler ordusu cinci hocaların peşini bırakmaz.
Cinciler daha iyi bilir gerçi ama sanıyorum aynı cinciye birbirlerinden habersiz, birbirlerini kaybetmemek uğruna giden zengin erkekler ve metresler çoktur.

2- Bu gibi kişilere büyücülük hizmeti veren kişiler; aracılık yapanlar, sahte medyumlar ve cinci hocalar genelde başarılı kabul edilir ve müşterileri haddinden fazladır. Her birinin peşinde yüzlerce insan vardır.

3- Büyü bozan üfürükçüler ve cinciler ise yukardakilerin sayesinde acayip revaçtadır. Bunların da her birinin devamlı yüzlerce müşterisi vardır. Müşterileri genelde kocalarını kötü kadınlardan kurtarmaya çalışan saf ev kadınlarıdır.

4- Büyücülerin ve üfürükçülerin hangi maddelere ihtiyacı olduğunu bilen bazı uyanık attarlar gizlice veya açıktan gereken maddeleri satar.

5- Şişli’deki terzi gibi açıkgözler mümkün olduğunca çok sayıda acemi üfürükçü ile iletişim halindedir. Aptal zenginleri kaz gibi yolarken üfürükçülerin henüz çevre yapmamış olanlarını kullanarak onların emeklerini bir güzel sömürürler.

ÜFÜRÜKÇÜLERE RAĞBETİN GERÇEĞİ
Acaba büyüler ve tılsımlar gerçekten işe yarıyor mu?

Aşağıda yazdıklarımı okuyun siz karar verin. Aşağıdaki hikâyeyi okumadan önce karakterleri tanıyalım:
M. Bey: Çok zengin ve başarılı bir iş adamı.
C. Hanım: M. Bey’in güzeller güzeli metresi.
Z. Hanım: M. Bey’in resmî nikâhlı eşi. İki çocuk anası.
R. Hoca: Cincilikle, üfürükçülükle, büyücülükle uğraşan bir şarlatan. Bir insanlık ayıbı. Bu yoldan çok para kazanıyor. İki evi var. İki evinde iki ayrı eşi var. Arabası var, yazlığı var, yatı var, bankada bir hayli yüksek meblağda parası, borsada yığınla hisse senetleri var.
Ve temsilî hikâyemiz:
M. Bey şuh bir kadın olan C. Hanımı çok seviyor. C. Hanım ise bu adamla para için birlikte oluyor. Onun metresidir. Kadın paradan başka bir şey düşünmüyor. Nikâhsız beraberlik onu çok üzüyor. Kadıncağız geleceğini garanti altına almak zorunda hissediyor kendini. Bunun için ne yaptı etti M. Beye ev bile aldırdı. Tapuyu kendi üzerine yaptırdı. M. Beye araba da aldırdı ama gözü bir türlü doymuyor. Bir yandan da terk edilme endişesine sahip. Kendisi gibi paragöz olan, erkek avcısı olan sürüyle güzel kadınlar var ortalıkta. Ya M. Beyi elinden alırlarsa!! Bu yüzden R. Hocanın sadık bir müşterisidir. R. Hocaya devamlı okutturur, büyü yaptırır. M. beyi kendisine âşık ettiği gerçeğini görmez de hocanın büyülerinin işe yaradığına inanır!

M. Bey C. Hanıma deliler gibi âşıktır. Kadının her türlü kaprislerini, nazlarını gerçek sanır. Kadın kendisini bırakmasın diye ondan parayı esirgemez. Ayrıca R. Hocaya büyü yaptırır durur ki kadın kendisini sevsin, kendisini terk etmesin!! Zamanla kadının kaçıp gitmediğini görünce R. Hocayı işinin ehli sanır!

Z. Hanım kocasının kendisine olan ilgisizliğinden dolayı R. Hocaya en az ayda bir gider dua ister tılsım ister. M. Bey ise, gizli tuttuğu metresinden dolayı karısı şüphelenmesin diye arasıra karısının gönlünü yapar. Böylece Z. Hanım R. Hocanın yaptığı şeylerin işe yaradığına inanır. :)

Gelelim R. Hocaya:
Her üçünü de tanıyor, ama R. Hocadan başka hiçbiri bunu bilmiyor. R. Hoca uyanık. Hin oğlu hin. Yaş tahtaya basmaz. M. Beyin parasını üç yoldan çekip alıyor: 1- Direkt kendisinden.. 2- C. Hanımdan.. 3- Z. Hanımdan..

Ne demeli? Enayiler olmasa açıkgözler aç kalırdı!
Kim bilir R. Hoca’nın nice nice yağlı müşterileri vardır! Bravo R. Hoca! Böyle aptallara senin gibiler lâzım. :)

Not: Hikâyedeki karakterler uydurmadır. Ama benzer olaylar Türkiye’de çok yaygın yaşanan şeyler. Çok çok yaygın. R. Hoca gibi şarlatanların sayısı belki yüz binlerce. Abartmış olabilir miyim bilmiyorum ama inanın her mahallede kesin en az bir R. Hoca var!

Kategori: Toplum ve İnsan Tarih: 27 Ekim 2008

Etiketler: |


Sorunuzu / Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.
Lütfen yazı dili kurallarına saygılı olalım.


(Yazamıyorsanız Mozilladan deği Google Chrome ile giriş yapın.)