Dün Yaptıklarım

Çok yavaş davrandığım “abime yeşil kart çıkarma” gayretime devam ettim. Sırada vergi dairesi vardı. Önceden Mecidiyeköy vergi dairesine gitmiştim. Orada çok güzel olmayan ama insanlığı ile dünyanın en güzel insanlarından biri olan bir kadın memur bana abimin Beyoğlu vergi dairesine bağlı olduğunu, oraya gitmem gerektiğini söyledi. Oradaki bir adam dedi ki Beyoğlu ilçesinde yeşilkart çıkarmak […]

Çok yavaş davrandığım “abime yeşil kart çıkarma” gayretime devam ettim. Sırada vergi dairesi vardı.

Önceden Mecidiyeköy vergi dairesine gitmiştim. Orada çok güzel olmayan ama insanlığı ile dünyanın en güzel insanlarından biri olan bir kadın memur bana abimin Beyoğlu vergi dairesine bağlı olduğunu, oraya gitmem gerektiğini söyledi. Oradaki bir adam dedi ki Beyoğlu ilçesinde yeşilkart çıkarmak isteyenler böyle kapı kapı dolaştırılmıyorlar. Bu Şişli Belediyesinin büyük bir ayıbı imiş. Mustafa Sarıgül okusun bu satırları. Yeşilkart almak için 891 kapı dolaşıyoruz. Vatandaş eziyet çekiyor. Günlerce bir kapıdan bir kapıya sürünüp duruyor. Memur kadın dedi ki biz Şişliye bağlı olduğumuz için aslında Mecidiyeköy vergi dairesinden bu aşamayı halledebilirmişiz ama bu hiçbir zaman vergi mükellefi olmayanlar içinmiş. Abim vergi mükellefliğinden çıkmış olsa bile bir ara vergi mükellefi olduğundan dolayı ve de Beyoğlu maliyesine kayıtlı olduğundan dolayı Beyoğlu vergi dairesine gitmem gerekiyormuş.

siklamen çiçeğiDün Beyoğlu vergi dairesine gitmek için evden çıktım. Harbiye’ye kadar yürüyüp oradan otobüse binecektim. Harbiye’de Ramada Hotel isimli otelin önünden geçerken orada giriş katındaki büyük café’nin dışındaki çiçekler dikkatimi çekti. Bunlar en sevdiğim süs bitkileridir. Hakkındaki yazım için buraya tıklayın >>>.

Çiçeklerin resmini çektikten sonra çocukluğuma dalmışım. Bazen bazı vesilelerle kendi kendime çocukluğuma iner araştırmalar yaparım. Bu yüzden otobüse binmeyi unutmuş, Taksime kadar yürümüşüm. Neredeyse yolun yarısını yürümüştüm. Yine de otobüse bindim.

Şişhanede inince caddenin karşı tarafında gördüğüm bir minare dikkatimi çekti. Yeni binalar içinde kaybolmuş, onların gölgesinde varlığını sürdürme çabasında olan eski bir cami. Hemen fotoğrafını çektim. Buradan görebilirsiniz >>>.

Vergi dairesine girdim. Bir kadın memur dedi ki siz dolaşmayacaksınız, başvuru kâğıdını savcılığa veriyorsunuz o kadar. Ona Şişli bölgesinde oturduğumuzu, Şişli belediyesinin böyle vatandaşı kapı kapı süründürdüğünü anlattım. Gereken damgalar imzalar halledildi. Son olarak karakola teslim etmek gerekiyormuş. İlgili karakola kâğıtları verdim. Pazartesi gel al dediler. Eve dönünce düşünebildim: Pazartesi yeşilkart mı verilecek yoksa o kağıtlar için karakolun yapacağı işler halledilecek de ben o kâğıtlarla yine kapı kapı dolaşmaya devam mı edeceğim? Bunu pazartesi öğrenebilirim ancak.

Hani kısa günün kârı diye bir söz vardır. Dün benim için kısa günün kârı iki fotoğraf oldu.

Kategori: Kültür Sanat Tarih: 28 Aralık 2007

Etiketler:


Sorunuzu / Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.
Lütfen yazı dili kurallarına saygılı olalım.


(Yazamıyorsanız Mozilladan deği Google Chrome ile giriş yapın.)