Elektrik faturalarınıza ve sayaçlarınıza dikkat edin

1- Yüksek meblağda fatura tutarları.. 2- Arkadaşımın başına gelen ilginç olay..
Kurumu suçlamıyorum. Kurum içinde bazı elemanlar çete gibi çalışıyor olabilirler. Elektrik kurumu kendi elemanlarının her şeyini çok iyi denetlemeli.

1- Faturalardaki sürpriz yüksek ödeme emirleri
Faturalarınızı eğer bankanıza otomatik ödeme ile ödetiyorsanız, her ay banka ekstrelerinde özellikle elektrik için kaç lira kesilmiş dikkatle kontrol edin. Benim çevremden birkaç kişinin başına gelen alışılmışın dışında yüksek fatura sürprizleri geçenlerde çocuklar duymasın dizisinde konu edildi. Demek o kadar yaygın bir şey!

Alışılmış aylık tutarlardan iki katı kadar veya daha yüksek bir meblağda fatura gelmişse hemen elektrik kurumuna gidin şikâyetinizi bildirin. Gittiğiniz zaman size nasıl hareket edeceğinizi anlatırlar. İtiraz dilekçelerini bile düşünüp hazırlamışlar.

Önce o yüksek faturayı ödemek zorundasınız.

Şikâyetiniz dikkate alınarak sayacınızı kontrol için evinize bir görevli gönderiliyor. İstisnasız her birinde “yanlış sayaç okuma” teşhisi konuluyor. Sonra elektrik kurumuna gidip paranızı nakit olarak geri alıyorsunuz.

Eminim çok kişi itiraz etmiyordur. Birçoklarının yüksek faturadan haberi bile yoktur, otomatik ödeme ile faturalar ödenirken kaç lira ödenmiş diye kontrol etmezler. Yani tahmin ediyorum bu sürpriz faturalara itiraz edip parasını geri alanlar itiraz etmeyenlerin (dolayısıyla elektrik kurumuna boş yere fazla para ödeyenlerin) yanında devede kulak kalıyordur.

2- Sayaçlara faili mechul garip uygulamalar
Sayaçlarınızı her zaman kontrol edin. En az haftada bir. Şöyle kontrol edeceksiniz: Sayaçtaki şeffaf kapak ve ipli mühür sapasağlam duruyor mu.. Eğer bunlarda bir bozulma çözülme varsa derhal elektrik kurumuna bildirin. Eğer siz bildirmeden önce bir elektrik memuru görürse suçlu durumuna düşersiniz.

Ayrıca, bu çok önemli: Yaşadığınız apartmanda güvenlik kameraları varsa bir tane de elektrik sayaçlarını gözlemek için tam oraya koydurun. Her kim sayaçlarla oynayıp kapakları mühürleri sökerse böylece kim olduğu açığa çıkabilir.

Birkaç ay önce gözlerimin önünde gerçekleşen bir olay:
Ziyaretine gittiğim hasta bir arkadaşıma elektrik memuru geldi. Sayaçta hile yapmışsınız, hakkınızda işlem yapılacak, şu kadar cezası var, ben şimdi tutanak tutacağım dedi. Meblağı hatırlamıyorum ama o arkadaşım için ödemesi mümkün olmayacak derecede yüksek bir para cezası.

Sayaçtaki şeffaf güvenlik kapağı yerinde yokmuş. Ceza gerektiren suç buymuş. Memur daire kapısının dışında, biz içerdeyiz. Biraz dil döktük. Arkadaşım kanser, zaten evde durmuyor abisinin evinde kalıyor vesaire vesaire. Hatta bir komşu kadın da geldi destek olmaya çalıştı.

Sonra, memur portmantonun üstünde kayıp kapağı gördü, içeri uzandı kapağı aldı. Bunun burada ne işi var dedi.

Arkadaşım şaşırmıştı. Orada öyle bir şey şimdiye kadar hiç görmemiş. “Ben bu işlerden hiç anlamam, sayacın üstünde neyin ne olduğunu bile bilmem, hiç elimi sürmem” dedi.

Daha sonra nedendir bilmiyoruz, memur anlattıklarımızdan etkilenmiş üzülmüş gibi davranarak “Ben bu kapağı takıp mühürlerim siz de cezadan kurtulursunuz” dedi. Ve “telefon edip danışayım” dedi.

Telefonda konuştuğu kişiye arkadaşımın zor durumda olduğunu, yardımcı olmak gerektiğini anlattı, sonra da “sağol abi tabi abi tabi ısmarlarım” diyordu. Gereksiz yer uzattığı ve hatta birkaç dakika ara ile tekrar tefonla aradığı kişiye yine aynı şeyi dile getirdi. “Tamam abi tabi ısmarlarım”. Bu üç defa tekrarlandı. İlkinde güya cevap beklemek için iki dakika sonra araması gerekiyormuş.. İkinci aramasında ise aynı ricada ve acındırmada bulunarak yine iki dakika kadar cevap beklemek için… vesaire vesaire..

Yani, memur, arkadaşıma büyük bir kıyak yapıyor, onu ödeyemeyeceği büyük bir para cezasından kurtarıyor.. Telefonla konuştuğu kişi ise esas kilit konumdaki kişi.. Yanımızdaki memur güya kendi iyilikseverliği için o kişiyi de riske sokuyor da aldığı izne karşılık o kişiye bir şeyler ısmarlayacak! Yani bize yol yapıyor ki iyi bir bahşiş verelim. Karşılığında herhalde arkadaşım o kadar yüksek cezadan kurtulduğu için o memura minnettar olmuş olarak belki 20 belki 50 lira gibi bir bahşiş verecek.

Evet, arkadaşım bana sordu. Bense hiç bir şey verme dedim. Memur kapağı yerine takıp mühürleme işini bitirince hiçbir şey alamadan gitti.

Bence durum bir tezgâhtan ibaretti. Elektrik sayacından gerçekten hiç anlamayan, neyin ne olduğunu hiç bilmeyen o arkadaşım, o kapağı nasıl sökecek de üstelik portmantonun üzerine bırakacak?

Ben bunu özellikle o memura sormuştum. Daha önce fatura ödemedikleri için bir memur gelerek elektriği kesmişti. Sonra fatura ödenince bir memur gelerek elektriği açmıştı. Bu işlemlerde şeffaf güvenlik kapağı daima açılır tekrar kapatılır mühürlenir.
Acaba dedim, son gelen memur kapağı takmayıp buraya portmantonun üstüne mi koydu, unutmuş olamaz mı? Çünkü sayaç daire kapısının yanında.

Cevap: Hayır. Elektriği açtıktan sonra kapağı takıp mühürlemek şartmış. Her memur bunu titizlikle yaparmış.

Peki o kapak nasıl oldu da yerinden söküldü ve portmantonun üstüne gitti ve o memur nasıl oldu da onu orada gördü? Tahminimce arkadaşım abisine durumu danışmak için içeri geçip telefon ederken ve ben de bir an kapıdan uzaklaştığım zaman memur kendisi koymuştu.

Şurası gerçek ki elektrik şirketinde birtakım dolaplar dönüyor. Bu açık seçik besbelli bir şey.

1- Yüksek meblağda fatura tutarları.. 2- Arkadaşımın başına gelen ilginç olay..

Kurumu suçlamıyorum. Kurum içinde bazı elemanlar çete gibi çalışıyor olabilirler. Elektrik kurumu kendi elemanlarının her şeyini çok iyi denetlemeli. Hatta kesilen faturalar bile kontrolden geçirilerek abonelere “geçen ay alışılmışın oldukça üstünde fatura ödediniz, o kadar elektrik kullanmadığınızı düşünüyorsanız lütfen bildiriniz” demeli.

Mühürü sökülmüş kapaklar hakkında ise halkı suçlu tutmak çok yanlış. Hiçkimse öyle bir aptallık yapmaz. Hem sayaçlarda sahtekarlık yapmak için mühürü sökmek gerekmiyor. Bunun birçok yolu olduğu gibi mühürleme basit bir iş. Bir çocuk bile söküp yeniden yapabilir.

Kategori: Toplum ve İnsan Tarih: 15 Nisan 2011

Etiketler:

'Elektrik faturalarınıza ve sayaçlarınıza dikkat edin' hakkında sorular, açıklamalar

  1. Begonvilli Ev dedi ki:

    Çok yerinde bir uyarı, Öncelikle uyardığınız için teşekkürler. bu ülkede olan hiç bir kamusal çarpıklık beni şaşırtamaz. Binlerce örnekten hangisini vereyim, İşte en son şifre skandalı.

    Ve ben ne yazık ki sizin kadar toleranslı düşünemiyorum kurumları suçlamama konusunda. Elbette suçlarım, bünyesindeki insanların ne pisliklere bulaştığının takibi öncelikle onlara düşer.

  2. admin dedi ki:

    Ben de suçluyorum da yazıda özellikle açıkça belirtmedim. Daha doğrusu yazıyı değiştirdim aslı böyle değildi. Daha ince yazmayı beceremedim o kısmı değiştirdim. Kesin mahkemeye verirler diye düşündüm. :)
    Burası öyle bir memleket ki devlet halkın ve hakkın yanında değil, büyük kapitalistlerin çıkarını gözetiyor. Bütün yasalar onların lehine. Vatandaş her yönden eziliyor sömürülüyor cezalandırıyor.
    Elektrik kurumu cezalandırır.. Turkcell cezalandırır.. Bankalar cezalandırır..

  3. Seden dedi ki:

    Akıllı sayaç diye birşey duymuştum ama pek bilgim yok… zaten bizde de yok.
    Bu otomatik ödemeler başlıbaşına dert. Annem ilk otomatik talimatı verdiğinde 2 – 3 ay sonra suyu kesildi… ”nasıl olur ” diye araştırdığımızda zaten hesaptan anormal bir su parası ödendiğini gördük. Biraz daha didikleyince annemin hesabından özel bir konservatuarın su parasının ödendiği çıktı ortaya :)
    Çözüldü tabi çözülmesine ama son derece gereksiz zaman kaybı ki annemin can sıkıntısıda cabası.
    Bilgilendirici bir yazıydı gerçekten dikkat etmeli.
    Sağlıcakla…

  4. admin dedi ki:

    Bizimki güya akıllı sayaç ama bir şey değişmiyor. Bildiğim kadarıyla saatliymiş de belirli saatlerde daha az yazıyormuş. Hiç sanmıyorum.

  5. Visneagaci dedi ki:

    Evet bu çok sık rastlanan br olay bizimbaşımıza da gelmişti yanlış hatırlamıyorsam 1000 tl civarı fatura gelmişti :S Sonradan ortaya çıktı tabi yanlış okumuşlar sayacı. Ama belliydi o adamın yanlış okuyacağı çünkü adam sayaca bakmaya geldiğinde ben vardım yanında. İlk önce okudu ne olduysa sonra tekrar okudu komşularımızın faturalarını verdi ben istedim bizimkini veremedi, verirdi de ben hemen itiraz ederdim o yüzden vermedi! Sonra peşine düştük tabi… Sizin oraya gelenler nasıl kişiler bilmiyorum ama burda genelde acemi öğrenciler part time olarak bu işi yapıyorlar… Çok oluyor böyle şeyler hatta su faturalarında bile oluyor. Komşumuzun hiç kullanılmayan musluğuna bile 80-90 tl fatura gelmişti :)
    Aklıma gelmişken Vodafone’un yaptığını da anlatayım :) Kardeşim telefonunu kaybettiği için faturalı hattını kapattırmaya gitmiştiler. Çok güzel ertesi güne kapandı hat ama son faturası ÖDENDİĞİ halde ödenmemiş görünüyordu! Nerdeyse eve hacize geleceklermiş! Bir de utanmadan uyarıyorlar, ödenmedi diye .. cık cıkcıkk…
    Bu devirde insanın ilk öğreneceği ve çocuklarına, çevresindekilere ilk öğreteceği şey hakkını nasıl arayacağın olmalı…

  6. admin dedi ki:

    Öğrence möğrenci farketmez. Her işin bir usulü vardır. Elektrik şirketindeki bu şeyleri hata değil katakulli diye görüyorum.
    Vodafone’un yaptığını Turkcell daha çok yapıyor. Turkcell’in daha fazla abonesi olduğu için onun böyle çarpıklıklarda adı daha fazla çıktı. Yasalar halkın yanında değil. Herkes boş yere para ödüyor, şikayetler hiçbir işe yaramıyor.

  7. Dede Demir dedi ki:

    tesadüfen rastladım ve okudum şaşırdım. mademki böyle dalavere ve dümenler dönüyor neden devlet millete sahip çıkmıyor. hırsızın yanındakı de hırsızdır bence. hükümet milletin oyu ile seçiliyor hırsızların deyil. millet mutlaka bunun hesabını sorar birgün. o zaman hırsızlar da kurtaramaz.

  8. admin dedi ki:

    Bunu 3 yıl önce yazmıştım (2011 Nisan ayında).. Şimdi nasıldır bilmiyorum. Ama halk haklarına sahip çıkmak için dünyayı ayağa kaldırmayı bilmedikçe devlet neyi nasıl tespit etsin? Sonra halk uyanık olmazsa devleti kim nasıl yönetiyor halk nerden bilsin, bu da var. Biz millet olarak Cumhuriyet’i anlamadık. Hiçbir zaman bu topraklarda Cumhuriyet bilinci yaşanmadı ve hiçbir ilimizde örneği görülmedi. Sadece geleneksel bir savaşa teyakkuz hassaslığımız vardır hepsi budur. Bu özelliğimizi kullananlar vatan millet sakarya edebiyatları parçalayarak kitleleri istediği gibi güdebilir.
    Cumhuriyette adalet her şeyden önce gelir. Bir mahallede bir kişi haksızlığa uğrasa direkt olarak tüm komşuları adeta alarma geçer. Derece derece aşağıdan yukarı doğru mahalleli, muhtar, kaymakam, vali yoluyla o haksızlık derhal ortaya çıkarılır ve giderilir. Cumhuriyet budur. Ama bizde o şuur yok.
    Demokrasi diyorlar. İçkime dokunma internetime dokunma şuyuma buyuma dokunma. Çürümüş demokrasi anlayışı insanları kendi kabuklarında her haltı işlemeye mahkûm eder bununla insanlar avunur. Komşusu açlıktan ölse umurunda bile olmaz zaten haberi de olmaz ama kendi zevkine karışılsa rahatsız olur. O itirazlar da işe yaramaz zira halk arasında birlik beraberlik yoktur. Adalet nedir cumhuriyet nedir bunların ne olduğunu bilmeyen kitlelerle bu kadar.


Sorunuzu / Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.
Lütfen yazı dili kurallarına saygılı olalım.


(Yazamıyorsanız Mozilladan deği Google Chrome ile giriş yapın.)