Filmlerin çocukları şişmanlatıcı etkisi

Gerilim unsuru taşıyan çocuk filmleri, stresin yetişkinlere yaptığı şişmanlatıcı etkisi gibi bir etkiye sebep olabilir. Bilindiği gibi stresin devamlılığı insanı şişmanlatıyor.

Çocuk filmidir diye düşünerek çocuklara zararı olmadığını düşünürüz. Her çocuk filmi zararsız değildir. Hem zararları sadece çocuklara değil, kendisini kaptıran yetişkinlere dahi olabiliyor! Kişisel gelişime kötü etkileri bir yana, çocuk sağlığına zararı büyük olan çocuk filmleri var.

Gerilim unsuru taşıyan çocuk filmleri, stresin yetişkinlere yaptığı şişmanlatıcı etkisi gibi bir etkiye sebep olabilir. Bilindiği gibi stresin devamlılığı insanı şişmanlatıyor. Şöyle oluyor: Stres etkisi ile kortizol hormonu salgılanıyor. Devamlı stres ve kaygı, devamlı kortizol hormonu salgılanması demektir. Bu hormon yüzünden beyin ve sinir sistemi iyileşmesi gereken ağır yaralar, onarılması gereken tahrip olmuş dokular var sanarak metabolizmada değişikliğe sebep oluyor. Bütün sisteme emir veriliyor ki alınan gıdalar besinlere yağlara dönüştürülsün ve bünyede depolansın. İşte böylece insanın iştahı açılıyor çeşit çeşit yiyecekler arzuluyor. Devamlı bir şeyler yeme ihtiyacı hissediyoruz. Az yemeyi becerebilsek bile bünye artık yağ ve besin üretip depolama moduna girmiştir.
Şu yazımda anlatmıştım: » Kortizol etkisi ile stresin şişmanlatması

Geçen yıl Pulsar adlı bir çocuk dizisi vardı. Bugün tekrar yayına konmuş olduğunu gördüm. Film oldukça gerilimli. Gerilim filmleri diye tanımlanan filmlerin dışında, öyle tanımlanmayan, hatta çocuk filmi diye tanımlanan filmler dahi yüksek gerilim verebiliyor. Pulsar dizisini büyük bir ilgi ile seyreden çocuklar devamlı stres, devamlı kaygı, devamlı gerilim altında bulunmak gibi kötü etkilere maruz kalıyor. Hele dizinin bir bölümündeki maceralar tatlıya bağlanmadan bitiyorsa, gelecek bölüme kadar çocuk büyük bir endişe, merak ve kaygı ile bekleyecektir. Filmdeki köpeği ve çocuğu düşünüp düşünüp gerilim içinde kalacaktır. Stres ve endişe hep minik yüreğinde olacaktır. Sadece Pulsar değil, diğer çocuk filmlerinde de aynı şeyleri gözlemleyebiliyoruz. Bez Bebek, Kayıp Prenses, Selena vb. Sokakta oynama imkanı ve alışkanlığı olmayan, kreşe ana okuluna gitme imkanı olmayan çocuklar devamlı evde bir diziden ötekine vakit geçiriyor. Stres ve kaygı bir yandan, hareketsizlik bir yandan çocuğu obezite hastalığına sürüklüyor. Zamanın gıda üretim sektörünün ürettiği yiyeceklerin de etkisi büyük.

Çocuklar için en iyi televizyon programları onlara çeşitli el becerileri öğretebilecek aktiviteler ve kısa süreli kıssadan hisse türü filmler, öyküler, masallar olabilir.

Pulsar, Bez Bebek, Kayıp Prenses, Selena vb. gibi dizilerin hiç mi olumlu yönleri yok? Tartsak olumlu yönleri daha çoktur diyenler olabilir. İyiliği tercih etmeyi aşılıyor bu yönü çok önemli. Sonra paylaşmanın ve yardımlaşmanın güzelliğini, bencilliğin çirkinliğini öğretiyor. Evet, bu yönleri doğru. Ama endişeli bekleyişleri getirmeleri yanlış. Stres veriyor, kaygı veriyor. Filmlerin takip edilmesinde o endişelerin etkisi büyük. Bu tür çocuk filmlerinin gerilimli ve heyecanlı yapılmalarının sebebi yetişkinlerin de ilgisini çekmek ve izleyici kitlesini mümkün olduğu kadar geniş tutmak olsa gerek. Televizyoncuların amacı geniş izleyici kitleri kazanmaktır. Senin benim veya çocuklarımızın menfaatinden önce kendi menfaatlerini düşüneceklerdir elbette. Unutmayalım ki onlar ne hayır davasındadırlar ne de hayır kurumudur. Sadece ve sadece ticari müessesedirler.

Bu zamanda artık her şey bireyselleşiyor. Herkes bir birey olarak “seçerek almasını” iyi bilecek. Bunu kafamıza sokalım. Hem kendi iyiliğimiz için hem çocuklarımızın sağlıklı gelişimi ve sağlıklı eğitimi için seçerek almasını öğrenmemiz gerekiyor. Güveneceğimiz topluluklarda değiliz.

Kategori: Eğitim Öğrenim Tarih: 25 Temmuz 2009

Etiketler: |


Sorunuzu / Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.
Lütfen yazı dili kurallarına saygılı olalım.


(Yazamıyorsanız Mozilladan deği Google Chrome ile giriş yapın.)