Takı Tasarım Mafyası
Bizde blogcular arasında “takı tasarım mafyası” neredeyse oluştu gibi. Amerikada böyle bir topluluk var ancak ismindeki “mafya” terimi mecazi kullanılıyor: “craft mafia” (el işi tasarımcılığı mafyası)..
El işi, takı tasarımcılığı ve moda aksesuar tasarımcılığı konularında eşi bulunmaz bir yaratıcılığa ve enerjiye sahip olan, bu özelliği ile takı tasarım blogcuları arasında en başarılı kişi olan Eda Suner, pek çok hemcinsleri tarafından kıskanılıyor.
Son günlerde blogcular arasında kulisler oluşturuluyor kirli çamaşırlarını bulup ortaya saçma girişimlerine kalkabiliyorlar.
Eda Suner’in Stil Direktörü blogunda, hem kendisine çok kızan, hem hiçbir yazısını, yazılarına gelen hiçbir yorumu kaçırmadan okuyan takip eden dâhili ve harici bedhahları var. :) (bunun açıklaması en alt paragrafta)
El işi takı vb. tasarımcılığı hakkında belgesel nitelikli film
ABD’de takı tasarım ve el işi incikli boncuklu şeyler yapma işi çok yaygınmış ve konu ile ilgili bir film bile yapmışlar. Anlaşılan bu işler insanı fazla saran ve hızla yayılan cinsten. Öyle ki ABD’de adeta millî bir hal almış “handmade nation” demişler. Ayrıca el işi tasarım vesaire uğraşıları “yeni bir sanat dalgası” olarak tanımlanıyor. Ayrıntılı bilgiye ulaşmak için (ingilizce) sağdaki büyük resme tıklayabilirsiniz.
– a new film by Faythe Levine which documents the rise of DIY and the new wave of art, craft and design – will have its New Orleans premiere Friday, September 18th, 2009 at 7pm.Bizim takı tasarımcı blogcular, modelistlik stilistlik meraklıları arasında rekabet herhalde çok fazla yoğun olsa gerek. Bir rakip ise onları yaratıcılığıyla enerjisiyle çoook geride bırakıyorsa bu işin sonu iyi olmayabilir! Eda Suner dikkat! Kendinize badigard tutmanız gerekecek galiba! :)
En alt paragraf:
Şaka bir yana, kimseyi de rencide etmek istemem ama sanıyorum sorun kıskançlık değil de Eda Hanımdan takı tasarım, giyim, moda, D.I.Y* gibi konularda daha çok ve ciddi ciddi bilgilendirici öğretici örnek olucu yazı beklemeleridir sanıyorum. O ise arada sırada biraz eşten dosttan bahsedince takipçilerinin tepesi atıyor!
Ama tepkilerinde ölçülü olmalılar. Gerçekten kıskançlık gibi çekememezlik gibi yıprandırma taktikleri gibi görünüyor. Tepkilerinin hiç de hoş görünmediğini altını çizerek belirtirim! Beğenmediğimiz yazılara bakmayız olur biter. Ben öyle yapıyorum. Her beğenmediğim blog yazısını eleştirmeye kalksam ortalığı kan götürür!!! Yani seçerek almasını bilelim ve hiçkimsenin üzerinde tahakküm kurma hakkımızın olmadığını iyi bilelim bunu iyi anlayalım.
(*) D.I.Y nedir: İngilizce di-ay-vay okunur; “Do it yourself = Kendin Yap” kısaltmasıdır.

bu konuyu çok yerde okudum ama nerden çıktı ne olduda böyle konular tartışılıyor konuşuluyor anlamış değilim
ben eda hanımı çok sempatik enerji dolu çok güzel işler yapan biri olarak tanıyorum takip ediyorum tek bildiğim bu ve bu bildikleriminde doğru olduuna inanıyorum ama böyle şeyler neden yapılır neden kıskanılır hiç anlam veremem
ne diyeyim ALLAH
sabırlar versin
valla en alt paragraf herşeyin özeti olmuş, beğenmeyen okumaz ama hem en ufak yorum detaylarına kadar okuyup hem de beğenmedim diye tartışma yaratmak saçma geliyor bize.
süpper yazı olmus.eda bitanedir kıskananlar catlasın…
cocuklacocuk’un yorumuna tamamen katiliyorum. Malesef Eda Hn’i kiskanan cok kisi var. Basarili olanlar kiskaniliyor iste bunun onune gecilemiyor malesef.
Eda’yı edasuner.com varken bu yolla tanımıştım aslında:) yani sağda solda çok ağır eleştiriler yapılıyordu hatta seviyeyi baya aşmaları dikkatimi çekti ve merak ettim.. kim bu kötü hatun bi bakayım diyip arattım buldum…sitesini inceledim okudum …normalde ben düzenli blog takip edemem çok ilgimi çekmesi lazım..ama eda yı okuyunca düzenli izleyicisi oldum….ve o zaman şu kanaate varmıştım..bu kadın kesinlikle ve kesinlikle kıskanılıyor ve bunu içinde tutamayan insanlar arkasından atıp tutuyorlar…neden kıskanıldığı da açık zaten…elini nereye atsa güzel bişeyler yapıyor…klasik şablonun dışında dolaşıyor..sıradışı bir yönü var…her konuda bir fikri ve bilgisi var…insanlarla yoğun bir iletişim içinde…ve en önemlisi de öz güveni yüksek bir kişilik…
örneğin eda benden çok farklı bir karakterdir…her yönüyle baktığımda iki ayrı kutup gibiyiz…bu farklılık benim ona bakışımı asla olumsuz etkilemedi aksine ilgimi daha çok çekti..insanlar bazen kendileri gibi olmayan insanları dışlamak isterler neden bilemem…..hayata bakış olarak farklılıkların güzelliğine inanıyorum…insanlar aynı kalıptan çıkmış gibi olsalar hayat ne kadar renksiz olurdu…her insan dünyaya ayrı bir güzellik katar ve ayrı bir değerdir…kıskançlık insanda az çok olabilir doğaldır fakat bunu karşı tarafı yıpratacak, küçültmeye çalışacak şekilde ortaya dökmek daha kötü bir özellik sanırım.
ben kötü yorum yazanlara kızmıyorum artık …çünkü ben onlar sayesinde değişik renkler keşfediyorum…ne demişler …reklamın iyisi kötüsü olmaz…geri dönüşümü çoğu zaman lehinde olmuştur.
aynen katılıyorum harika bir yazı olmuş
Eda’ya laf yok .
Na sar et mène o’lura Ca lis se nind èol urr !!!!!!!!!!!!
edayı kıskananları eleştirenleri anlamıyorum ne kusur bulup eleştiriyorlar hayret ediyorum. kimin bir sorunu varsa çözmek için orda! bunu göremeyen göz hatalıdır bence!
eda bi’tane!!!
Meyve veren ağaç taşlanır. Bu her zaman böyledir. Bu da Eda’nın ne kadar doğru işler yaptığının kanıtıdır bence.
bende şaşkınlıkla edaciğima yapılanan terbıyesizliği izliyorum,
eda beni blogumda ilk izleyen kişidir ve tabıkı ayrılacılıklıdır,
ben kendısını hayranlıkla izlıyorum,sızıde ayrıca takdır edıyorum,
EDA ‘nın çok güzel bir lafı var;
En güzel cevap soğuk nezakettir :) İncelik, düşman yaratmadan sözünü söyleyebilme sanatıdır.
yazınız için teşekkürler.
eda bitanedir.çok nazik bi insan.
kimseyi atlamadan yorumunu yazar,samimiyetini esirgemez.
kıskanılması normal.çünkü hem güzel,hem zeki,hem başarılı…
sorun şuki;çekemeyen içinde tutamıyomu?nedir bu hazımsızlık?
“Türkiye’de hiç bir başarı cezasız bırakılmaz.” Devrim Arabaları filminden bir replik bu. Eda’nın başına gelenlerde o hesap işte. Fakat Eda bu olumsuz eleştirilerden zerre kadar etkilenmeyip projelerine başarıyla devam ediyor. Onlarsa hala bilgisayar karşında tırnaklarını kemiriyorlardır eminim:)
Tüm arkadaşlara ve tabii ki de size teşekkürler Erdal abi. Her birinize, sevgi, huzur bereket ve gerçek dostluklar diliyorum canlar. İyi ki varsınız…
cekemiyorlar yaptıklarını…birde nasıl zaman buluyor diye şaşırıyorum hayatını nasıl planlıyor nasıl herşeye yetişiyor hayret ediyorum
Bazı eleştirilerde haklılık payı olsa bile tepkiler çirkin dile getirilince eleştiri eleştiri olmaktan çıkıp “hakaret” oluyor. Bir de açık ve direkt hakaretler var.
Her şeye rağmen Eda Hanım’a düşen şey aldırmadan devam etmek olmalıdır.
Çalışmalarında sanat kalitesi var ve en çok da sanatseverler, gerçek sanatçılar, sanat okulu öğrencileri, moda stilistlik konularda öğrenim gören öğrenciler ondan büyük feyiz alıyor enerji alıyor. Yani Eda Suner gizli bir öğretmendir bunu bilsin.
Altının değerini ancak sarraf anlar sözüne göre: elinde altın olan kişiler sarrafların eleştirilerine baksın; sütçülerin, yoğurtçuların, matbaacıların, overlokçuların, son ütücülerin ve hatta vasıfsız elemanların eleştirilerine bakarsa büyük hata eder. :)
yorumunuzun son kısmını çok sevdim.
Erdal abi ne güzel demiş Eda cım sen bakma sütçüye , yoğurtçuya,…
elinize sağlık çok güzel yazmışsınız,ben çocukluğundan bilirim edayı küçükken de her şeyini paylaşırdı,ağzında laf durmazdı şimdi de öyle,blog’da gezerken bakıyorum edanın kopyaları o kadar çok ki.İyi niyetinden hep kaybetti ve hala huyu değişmedi.Bu yazıya çok teşekkür ederim,umarım kendisine yapılan eleştiriler biraz makul seviyelere gelir bu sayede.
ben bugüne kadar Eda’dan zarar gören bir insan görmedim herkese yardımcı olmaya bildiklerini paylaşmaya bloglara destek olmaya çalışır.. kulaklarını çirkin laflara tıkayıp yoluna devam et cnm..
Canlarım sağolun varolun herşeye inat samimi ve içten olduğu gibi olmaya devam edeceğim.
niye insanlar birbirleriyle uğraşırlar böyle… herkes kendi zevkine, hobisine, bloguna, dünyasına baksa ya. Kimse zorla okutmuyor sokmuyor ki bloguna. Beğenmeyen okumasın.. kırma,ağır eleştirme hakkı kimsede yok. Ben Eda’ nın blogunu takip etmekten çok hoşlanıyorum (yorum yazamasam da :( işyerimde biçok siteye giremiyorum bazen girsem de yoruma izin vermiyor.. )
Kıskanıldığına göre doğru yolda stil direktörü olmayı fazlasıyla hak eden bir isim, paylaşımcı ve yardım sever olması onun en güzel özelliği..
Sevgiler Eda Suner’e