Hipertiroid bitkisel tedavi

Guatr hastalıkları için herkes bitkisel tedavi yolları arıyor, kocakarı ilaçları tarifleri arıyor. Buraya bunun için gelmişseniz sizi ciddi olarak uyarmak istiyorum..

Bu konuda bitkilerle tedaviye mi ihtiyaç duyuyorsunuz? Zehirli guatr hastalığına hangi şifalı otlar çare olur diye araştırma mı yapıyorsunuz? Önce aşağıda yazdıklarımı iyi düşünün.

Bu hastalık için herkes bitkisel tedavi yolları arıyor, kocakarı ilaçları tarifleri arıyor. Buraya bunun için gelmişseniz sizi ciddi olarak uyarmak istiyorum:

Zehirli guatr (hipertiroid) fazlaca ciddiye alınmadığı zaman son derece tehlikeli bir hastalıktır. Alternatif tıptan çare aramayın. Hastalığınızı ne kadar erken teşhis eder ve ne kadar erken “işin ehli bir doktor ile” tedaviye başlarsanız sizin için o kadar iyi olur. Aksi takdirde işin sonu tiroit kanserine gidebilir. Veya zincirleme olarak başka başka hastalıklar yakanızı bırakmaz ve artık yaşayabilmeniz kesinlikle ilaçlarla devam edebilir.

Onun için zehirli guatr için alternatif tıp, bitkisel tedavi, şifalı ot vs. arayışlarına derhal son verin doktora başvurun. Önce doktorunuz ile gereken tedaviye başlayın, sonra bitkisel tedaviyi doktorunuza danışın ve onun sözünden asla çıkmayın.

İlgili yazılar:
1- » Guatr hastalığında nodül ve biyopsi
2- » Zehirli guatr nedir nasıl bir hastalıktır

Kategori: Sağlık Tarih: 27 Ekim 2009

Etiketler: |

'Hipertiroid bitkisel tedavi' hakkında sorular, açıklamalar

  1. Ahmet Toptaş dedi ki:

    BİTKİLERLE MODERN TEDAVİ
    HALKIMIZDAN 30 YIL NASIL GİZLENDİ

    Almanya’da 1976 yılında 2. ilaç kanunu (2. AMG) çerçevesinde BİTKİSEL İLAÇ KANUNU yer almıştır.
    Bu kanuna göre bitkisel ilaçlar da diğer modern ilaçların tabii olduğu kurallara göre üretilecektir. Bu genel kurallar şunlardır:
    – Tedavide etkisi bilimsel olarak ispatlanmış olmalıdır,
    – İlaç kalitesinde olmalıdır,
    – Bileşiminde bulunan maddeler belirlenmelidir,
    – İlacın kullanımında her hangi bir tereddüde ve şüpheye yer kalmayacak şekilde bilimsel çalışmaları ve klinik uygulamaları yapılmış ve istenmeyen(yan) etkileri belirlenmiş olmalıdır,
    – Bitkisel ilacı üretecek olan firmalar gerekli yeterliliğe sahip olmalıdır.
    Bitkisel ilaç kanunu için bilimsel çalışmaları yapan bilim heyeti (Kommission E) 378 bitkiyi inceleyerek etkisiz ve zararlı olanları belirlemiş, faydalı olanlar kanunlaşarak yürürlüğe girmiştir. 169 tıbbi bitki, 13 bitki esansı(Eterik yağ) ve 49 karışım halinde kullanılan bitkiler günümüze kadar modern tıbbi tedavinin vazgeçilemez bir parçası olarak kullanıla gelmiştir.
    Avrupa Birliği Parlamentosu 1987 yılında modern bitkisel ilaçlar konusunda: “Çok sayıda şifalı bitkinin halk tarafından geleneksel olarak tedavi amacıyla kullanıldığı bilinmektedir. Bu bitkilerden bir kısmının şifa etkisi azdır, tedavide kullanılabilecek bitkilerin tip, cins ve muhafaza koşullarını ve doğru kullanım şekli ve miktarını belirleyecek bir çalışma yapılması gerekli görülmüştür.” Kararını almıştır.
    1989 yılında Avrupa Birliğine üye ülkelerin bilim kuruluşları tarafından bitkisel ilaçlarla tedavi konusunda görev yapan ESCOP (European Sicientific Cooperative on Phytoterapy) kurulmuştur. ESCOP bu güne kadar 50 monografi (Bitkinin bütün bilimsel çalışmalarının yer aldığı yayın) yayınlamıştır.
    Avrupa Birliği İlaç Rehberinde bu güne kadar 83 monografi yayınlanmıştır, 82 monografi üzerindeki çalışmalar sürmektedir, 56 yeni monografi üzerinde çalışılmasına karar verilmiştir.
    Bitkilerle modern tedavide bitki bünyesinde bulunan maddeler olduğu gibi kullanılmaktadır, ilave yapılması veya bazı maddelerin çıkarılması söz konusu değildir.
    İnsanlık tarihi boyunca şifalı bitkiler ilaç olarak kullanılmıştır ve bu güne kadar gen bozulması gibi kalıcı bir zarar görülmemiştir. Bu özellik bitkisel ilaçların güvenli olduğunun kanıtıdır ve gelecek nesillerin sağlığının emniyete alınması açısından son derece önemlidir.
    Kimyasal-sentetik ilaçların tarihi geçmişi yenidir ve süre içinde yüzlerce ilacın zararlı olduğu gerekçesiyle toplatıldığı bilinmektedir. Kimyasal-sentetik ilaçların yan (zararlı) etkileri sayılamayacak kadar çoktur. Aspirinin mide-barsak yolunda kanama yaptığı, hamileliğin ilk 3 ayında kullanımının çocukta kalıcı hasar meydana getirdiği, antibiyotiklerin sindirim sistemi dengelerini bozduğu örnek olarak verilebilir.
    Bitkilere tahammül kolaydır, uzun süreli kullanıma uygundur, çok geniş bir alanda başarıyla kullanılmaktadır, yan etkileri yok denebilecek kadar azdır.
    2002 yılı verilerine göre Almanya’da bitkisel ilaç kullananların oranı %73 dür (BfArM). 2005 yılına kadar Almanya’da 6700 bitkisel ilaca ruhsat verilmiştir, Avrupa Birliği genelinde bu sayı 11000 den fazladır.
    Yukarıdaki bilgilere bakarak; görevi halkımızın sağlığını korumak ve kollamak olan kişilerin 30 yıl uyudukları, halkımızı da uyuttukları üzüntüyle gözlenmektedir.
    Hiç vakit kaybetmeden en az Almanya düzeyinde BİTKİSEL İLAÇ KANUNU’NUN çıkarılması zorunlu görülmektedir.

    Kaynak: Dr. Ahmet Toptaş, Alman Kanunlarına göre düzenlenip izin verilen BİTKİLERLE MODERN TEDAVİ, Gonca Yayınevi, 2009, ISBN:978-9944-790-31-4, 0212 5285076.

  2. özlem dedi ki:

    merhaba;nodülüm var ve bugün biyopsi yaptılar.Fakat korktuğumdan dolayı bayıldım ve ne yememen gerektiğini soramadım.ben alkol. kullanıyorum ve yarın yılbaşı ne yapmam lazım bana yardımcı olursanız sevinirim.Teşekkür ederim.

  3. Canbaz dedi ki:

    @Özlem Hanım, biyopsinin aşı ve iğneden farkı yok. İçtiğiniz alkolün ağzınızı yaktığı kadar can yakmıyor.

  4. Tülay Biçkes - Kahramanmaraş dedi ki:

    Hipertiroidi hastalıgım ve nodüllerim var 6cm. Biyopsi yapıldı şüpheli sonuç çıktı. Bitkiler ne kadar faydalı olur? Amaliyat olmak istemiyorum.
    ***
    Doktorlardan şaşmayın şarlatan otçulara para katırıp bir de canınızı tehlikeye sokmayın.


Sorunuzu / Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.
Lütfen yazı dili kurallarına saygılı olalım.


(Yazamıyorsanız Mozilladan deği Google Chrome ile giriş yapın.)