Resim çekmeye gitmedim aslında, ama gitmişken resim çekmemek olmazdı. Eski bir arkadaşımla ara sıra buluşur sohbet ederiz. Üniversiteden Ş. Hanım. Geçen yazılarımda bahsetmiştim. Bu yüzden her yerin resmini çekemedim. Özellikle denizin resimlerini çekmek isterdim. Bir iki dakika kaybettirirdi sadece. Ama sıcaklardan kimsenin aklı başında değil bugünlerde.
Beşiktaş’a nasıl gittim: Önce evden çıktım. Harbiye’ye yürüdüm. 10 dakikadan fazla sürdü. Sıcakta mümkün olduğu kadar yavaş hareket edip gölgeden yürümek gerekiyor. Sonra Harbiye’den Beşiktaş dolmuşuna bindim. Beş dakika sonra Beşiktaş’taydım. Dolmuş ücreti 1 lira 30 kuruş. Aslında yürüsem en fazla yarım saatte oraya gidebilirdim, hava çok sıcak olmasaydı.

Beşiktaş denince ilk akla gelen BJK’dir. 100. Yıl Lig Kupası heykelini görüyorsunuz. Kartal kupayı kapmış. :)
Beşiktaş Barbaros Bulvarı. Her tarafta çınar ağaçları. Çok güzel.
Beşiktaş balık pazarında satılan balıklar.
Yine aynı heykelin başka bir açıdan görünüşü.Ayrıca resimde “Kartal Kokoreç” dükkânı görülüyor.
Beşiktaş’ın merkezinin merkezinden bir görünüm. Buraya Köyiçi deniyor. Beşiktaş aslında çok büyük bir ilçedir. Buradaki bütün resimler sadece merkezine aittir.
Yaşlı Dedeler. Emekli olmuşlar. Unlarını elemiş duvara asmışlar.
Beşiktaş Köyiçi’nde Rum Ortodoks Kilisesi.Ben Beşiktaş’a Ş. Hanımdan 15 dakika önce gittiğimden rasgele sokaklarda gördüğüm şeylerin resimlerini çekebildim ancak.
Sinanpaşa İş Merkezi girişi. Alt katında bowling salonu varmış.Hiç işim olmaz. Eksik olsun!
Aslında doğrusunu söylemek gerekirse, belgesel bir döküman hazırlamak için uğraşacak durumda değilim. Bunu yapanlar vardır zaten. Yani vaktim olsaydı bile Beşiktaş hakkında daha farklı bir şey yapamazdım. Olsa olsa daha fazla resim olurdu. Mesela yukarda gördüğünüz kilisenin içine girmeye çalışabilirdim.
Sahi aklıma gelmişken: İstiklal Caddesinde çektiğim kilise resimlerini yayınlamayı unutmuşum! Her yerde bulamazsınız, çünkü içerde resim çekmek yasakmış. Ben yasak olduğunu bilmediğim için rahatça resim çekmiştim. İlerde inşallah görürsünüz.
Beşiktaş’ta bir sokak, ve çevre sakinlerinin mütevazi halleri.
BJK 100. Yıl Anıtı.
Tarihi Rum Evlerinden biri.Sağda: Beşiktaş Köyiçi’nde tarihi bir Rum binası. Çürümeye terk edilmiş. Üzerinde otlar bitiyor.
Rum vakıflarına ait çürümekte olan binlerce bina var İstanbul’da. Bildiğim kadarıyla bunların çoğu Fener’de ve civarındadır.
Fener’i Fenerbahçe ile karıştırmayın. Fener’de Rum Patrikhanesi vardır. Fatih ile Haliç arasında bulunur. Bir de o semtte genelde fakir insanlar yaşar. Fenerbahçe ise Anadolu yakasındadır. Hiç gitmedim ama bildiğim kadarıyla zengin muhitidir.
vallahi harika.
türkiyeden çıkan ilk ve sayılı fotobloglardan olmak üzeresin. :)
çok güzel.
Ne güzel anlatımın var arkadaşım resimlerle beraber.. geziyoruz ve öğreniyoruz sayende.. bu arada fotografçılığa da iyi alıştın.. :)
bugünün çok güzel geçsin.. yarın haftasonu.. sevdiklerinle beraber ol..yüreğinden sevgi eksik olmasın..
Sevgimle kal.. görüşmek üzere..
Resim çekmek için özel gezilere çıkarsanız Adalar’ı tavsiye edebilirim. Bir günlüğüne de olsa şehrin gürültüsünden uzak, keyifli bir macera olacaktır.
Şu anda resim sergisinde falan sandım kendimi. Çok yalın dille araya serptiğin anlatımlarla da sandım ki birisi var ve resimler hakkında bize konuşarak bilgi veriyor. Rum Ortodoks kilisesinden aklıma Vincenzo geldi. Aradım dedim bir blogda kilise gördüm bu yüzden arıyorum sizi. O da bana ver iyi insan iyiliğe vesiledir dedi. Ya işte böyle. Sonra baktım büyük harfle yazmışım olsun dedim silmedim.
Bowlin salonuna dair cümlenize çok güldüm. Çok doğal ve samimi cümleler. Fotoğraflar da çok güzel… İstanbul burnumda tüterken hem beğendim, hem imrendim, özlemim perçinlendi… Hele bayır bir sokağı çekmişsiniz çok beğendim… Bir de Fener de gezip ordan Balat’a geçmeyi eski evler arasında, mahalle çocuklarıyla muhabbet edip oyunlarına karışmak vardı şimdi muzipçe… Tüm resimli yazılarınızı çok beğeniyorum… Sıcacık… Samimi… Yalın… İstanbul dışında yaşayanlar kadar etkileniyorum birçok resimdeki mekandan defalarca geçmeme rağmen… Emekleriniz için minnettarım, teşekkürlerimle…
bir Beşiktaşlı olarak Beşiktaş’a gidemediğim için kızıyorum kendime.sadece yıldız parkınn olduğu yerleri görebilmiştim.ayrıca bu güzel resimler için teşekkürler .deklanşöre basan parmaklarınız dert görmesin :)