Eski yunan mitolojisinden bir aşk hikayesi. Defne adlı superisinin aşkının hüzünlü sonu.
Edebiyat
Eski Yunan mitolojisinde Defne ağacının öyküsü
Narsist Olmak ve nergis çiçeğinin hikâyesi
Narsisizm bir ruh hastalığıdır: Kişinin kendisi ile övünmesi, kendisine hayran olması, kendi kendisini yüceltmesi, adeta kendisine âşık olması şeklinde psikolojik bir bozukluktur. Megalomanyak ve kibirli tipler…
Türk Yunan kavgalarından biri: Hacivat ile Karagöz
Hacivat – Karagöz dünyaya Yunan folklorunun bir unsuru olarak tanıtılıyor. En son duyduğuma göre uluslar arası mahkeme gibi bir şeyde Türk kültürüne ait olduğu kabul edilmiş onaylanmış ama bundan belki daha önemlisi, dünyada nasıl tanındığıdır, tanıtma çabalarıdır.
Cemal Nadir Güler’in 62. Ölüm Yıldönümü
Karikatür Sanatının Büyük Ustası Cemal Nadir Güler çağdaş Türk karikatürünün kurucu isimlerinden kabul ediliyor. Türk karikatürüne pek çok yeniliği getirmiştir. 1902 yılında doğmuş ve 27 Şubat 1947’de 45 yaşında iken ölmüştür.
Bizim Mollière
Tiyatro sanatının topluma ve insan davranışlarına ayna tutması gerçeğini bilirsiniz. Gülse Birsel tiyatro sanatının bu özelliğini yazarlığını yaptığı dizide çok iyi gerçekleştiriyor. Böylece Avrupa Yakası dizisi sıradan bir güldürü dizisi olmaktan çıkıp hal ve hareketlerimize ayna tutma işlevini de üstlenmiş oluyor.
Nazım Hikmet’in Ölüm Yıldönümü
Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki, Cumhuriyetimizin kuruluşundan beri sistemimiz ve rejimimiz Nazım Hikmet’ten Said Nursi’ye kadar kendi mert, faziletli, fedakâr insanlarıyla her yönden çelişmekte, çekişmekte.
Sanat üzerine
Sanat üzerine bir yazımdır.
Efsanevi Çiçek Gül
Efsanelerden sanata, romantizmden tıbba, ticaretten tasavvufa, reçelden kozmetiğe kadar birçok farklı alanlarda önemli bir yer tutan muhteşem bitki gül hakkında çok şey yazıldı, çizildi, söylendi. Resimleri yapıldı, fotoğrafları çekildi. Hakkında şiirler yazıldı. Bülbüllerin sevdalandığı çiçek sanıldı.
Yahya Kemal Beyatlı ve Ramazan Ayı
Şair, 1934 yılında İstanbul’un yeni semtlerinden Moda’da oturmaktadır. Bir Ramazan günü, Ramazan’ın hissedilmediği Moda’dan Üsküdar’ın Atik Valde semtine gider. Atik Valde Camii’nden KaracaAhmet’e inen sokakta durur, yoksul halkı, kerpiç evleri, bakkal dükkânını seyreder. Bu sırada edindiği izlenimi daha sonra şiir olarak kaleme alır.