Kültürlü olmak
Kültürlü kişi nasıl olur sorusunun cevabı toplumumuzda çoğunlukla yanlış biliniyor, yanlış algılanıyor. Genelde “Bilgili Olmak” diye düşünülür.
Çoğu kişi kültürlü olmayı yanlış olarak “Coğrafyadan matematiğe, siyasetten folklora kadar genel kültür bilgilerine sahip olmak” anlamında algılıyor.
Oysa kültürlü kişi olmak aslında kişinin sosyal hayatta kendi köklerine bağlı olarak, ülke genelindeki folklorik özelliklere değer vererek geliştirdiği bir yaşam biçimine sahip olarak, evrensel faziletleri yakalamış ve kendisinde oturtmuş, kendi toplumunda hal ve hareketleriyle hem yadırganmayan hem iyi bir örnek olmuş kişi olmak anlamındadır. Bu kişinin kültürü vardır. Nerede nasıl davranacağını bilir. Kimseyi haksız yere hor ve hakir görmez. Neyin niçin yanlış olduğunu veya şu veya bu şekilde olduğunu bilir. Sırf bilgi sahibi olmak her şey değildir.
Show TV’deki “Yemekteyiz” adlı yarışmaya Trabzon’dan katılan Şaduman Hanım haksız yere oldukça aşağılanmıştı. Onu hor ve hakir görenlerin tümü sonradan görme ve aslını soyunu inkâr edecek derecede batı hayranı tiplerdir. O bir taşra insanıydı. Ondan beklenen davranışlar ona karşı haksızlık olurdu. Taş yerinde ağırdır. Herkesin kendi yeri ayrıdır. Ait olduğu yerde olması gereken hal ve hareketleri eleştirilebilir, yanlışları kınanabilir. Ama ait olmadığı yerdeki hataları normaldir. Kınanmamalıdır. Kınanması gereken şey, toplumumuzda dengelerin gözetilmemesidir. Bunun köklerinin araştırılmamasıdır.
Avrupa Yakası dizisinde güzel örnekler görüyoruz. Nişantaşı gibi şehirlilik medeniyetinin hâkim olması gereken bir yerdeki bütün yanlışlıklar sergileniyor. Bazı insanların “Avrupalılar gibi olmaya çalışmaları, kendi kültürlerinin olmamaları” mizah yoluyla sergilenirken, taşra zihniyetine sahip insanların buralardaki komik durumları ayrıca mizah konusu ediliyor.
Yani ne şehirlimizin kendilerine özgü şehirlilik kültürü var, ne de taşralılarımız olmaları gereken yerde olabiliyor. Ülke çapındaki adaletsizlikler, eğitimsizlik, maddi imkânsızlıklar taşra insanını şehirlerde yaşamaya mecbur bırakıyor. Zengin taşralılar ise büyük şehirlere yerleşerek gerçek şehirlilere saygı duymuyor. Gerçek şehirlilerin kültürü yok özgünlüğü yok dolayısıyla saygınlığını yitirmiş. Şehirlilerimizin İngiliz ve Fransız kültürüne özenerek kendi kültürlerini terk etmiş olmaları durumu karşısında taşra insanları onları aşağı görüyor. Her şeyimiz bozuk ve çürük.
Bir ülkenin şehir hayatı çok önemlidir. Şehirlilerin ülke genelinin sahip olduğu bütün değerleri kendi bünyesinde yoğurup geliştirerek, en iyi hale getirerek ülke geneline has bir kültür oluşturmuş olmaları ve böyle bir yaşam tarzı sergiliyor olmaları gereklidir. Bu bizde yok. Bizim kültürümüz yok. Bu bozukluğun sebebi ise Osmanlı Devleti’nden sonra yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nde Osmanlılara ait olan bütün kültürel köklerimizin yok sayılarak / yok edilerek hareket edilmiş olmasıdır. Sonuçta kültür yoksunu bir toplum olduk.
Etiketler:
Açıklamalar:
1- Okuduğunuz yazı hakkında sorunuzu veya yorumunuzu aşağıya yazabilirsiniz.
2- Yazılarımı RSS ile takip edebilirsiniz.
Sorunuzu veya Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.
Lütfen konuşma dilinde yazmayın zorluk çıkarmayın.LÜTFEN YAZI DİLİ KURALLARINA SAYGILI OLALIM
