Şişli Mal Müdürlüğü

Ne komik isim. İcraatleri de komik. Ne işe yaradığını bilmiyorum. Şunca yıllık hayatımda ilk defa işim düştü. O da kendi işim değildi zaten. Komik icraat niçin mi dedim: Orada memurlar müdürler şefler var. İşleri kağıtları damgalamak, sonra öteki masaya göndermek. Oradan şefe git imzalat. Oradan vezneye git başka bir mühür daha. Vezne denince korkmuştum ama […]

Ne komik isim. İcraatleri de komik. Ne işe yaradığını bilmiyorum. Şunca yıllık hayatımda ilk defa işim düştü. O da kendi işim değildi zaten. Komik icraat niçin mi dedim: Orada memurlar müdürler şefler var. İşleri kağıtları damgalamak, sonra öteki masaya göndermek. Oradan şefe git imzalat. Oradan vezneye git başka bir mühür daha. Vezne denince korkmuştum ama para istemediler. Sadece kağıt damgalama icraatlerinin biri daha burada gerçekleşecekmiş. İşim bitti çıktım. Bu adamlar bu komik işler için dev binada sıcak mekânlarda oyun oynayıp devletten maaş alıyorlar. Her türlü güvenceleri var.

Zavallı abim esnaftı. Mal müdürleri oturduğu yerden para kazansın diye garip esnaflara ihtiyaç var. Sağlığını kaybetti. İşleri bozuktu. Zaten işleri hiçbir zaman iyi gitmemişti. Bir türlü belini doğrultup bağ-kur gibi şeylere kayıt olamamıştı. Ani hastalık onu mahvedince yeşil kart çıkarmaktan başka çaremiz kalmadı. Vermediler. Dükkân ve vergi mükellefliği gibi sebeplerden dolayı yeşil kart verilmiyormuş. Uğraştım dükkân vergi filan ne varsa ilişiğini kestik. Yeniden başvurdum. Önce yeşilkart başvuru formu aldım. Sonra muhtar onayladı. Muhtar deyip geçmeyin. Cumhurbaşkanından daha önemlidir. Sonra Şişli nüfus müdürlüğünden nüfus kayıt örneği almak gerekiyormuş. Neyse orası da yakın sayılır. Bedavadan oraya da ulaştım. Mal müdürlüğü eskiden buranın üst katındaydı. Boş oturmaktan canları sıkılmış olacak ki çok daha rahat bir yere taşınmışlar. Sora sora buldum. Şişli – Okmeydanı – Kâğıthane arasında acayip bir yerde. Yukarda anlattığım gibi komik işleri hallettiler. Sırada tapu sicil müdürü var. Bu nerede diye mal müdürlerinden birine sordum. Emin değilmiş ama Şişli Belediyesinin bulunduğu Maya binasında sanıyormuş. Oradaysa iyi. Çünkü ondan sonra sırada belediye vardı zaten.

Dışarı çıktım. Maya binası Gayrettepe’de. Yürüsem… Üşendim. Burası acayip bir yer. Buradan oraya vesait yok. Eve döneyim. Hava gri olmasaydı oraya yürürdüm. Olsa olsa 15 dakikamı alırdı. Pazartesi devam ederim. Şimdi eve dönüyorum.

Şişlinin kenarından Şişliye girdim. İlkin ağaçlar gördüm. Bir kavak ağacı bütün yapraklarını dökmüş. Bir kavak ağacının yaprakları dökülmek üzere. Çınar ağaçlarının yapraklarının yarısından çoğu gitmiş. Bir kavak ağacı yemyeşil. Yaklaştım. Gerçekten kavak ağacıydı. Hem de diğerleriyle aynı cinsten. Bu mevsimde yemyeşil kalması bir yana, yeni filizlenmiş taze yapraklı dalları bile vardı. Hayret ettim. Sonra mazı ağaçları gördüm. Boyları iki metreyi aşkın genç ağaçlar. Üçü yan yana asker gibi sanki nöbetteler. Yürüyorum. Şurada halamın kızı oturuyor. Ziyaret etsem mi acaba? Kesin evde değildir boş ver. Yola devam..

Ne soğuk muhit buralar. Neredeyim? Şişli sosyetesinin bulunduğu yerler.. Hanımefendi sokak.. Adı üstünde buralarda hanımefendiler beyefendiler oturur. Benim gibi garipler oturacak değil ya.. Devam ediyorum. Şurada halam oturuyor. Ziyaret etsem mi? Yine ağlayacak. Ben de zaten iyi değilim. Başka zaman inşallah. Halam 80 yaşını geçti. Yedi kardeşin en büyüğü. Üç erkek kardeşi ondan önce öldüler. Yıllardır yas tutar ağlar.

Devam ediyorum. Her yer sonuna kadar kasvetli. Hava gri, soğuk. Bu havada bu muhit hiç çekilmiyor. Bir yerde sokakta top oynayan üç çocuk gördüm. Hallerinden belli, zengin çocukları. Bunların oynadığı top bile farklı. Sahi sokakta top oynayan çocuklar uzun zamandır görmemiştim. Düşündüm. En son galiba iki yıl önce görmüştüm. Yürüyorum soğuk ve kasvetli sokaklarda. Bu havada bu sokaklar hiç çekilmiyor. Renk yok ışık az.

kokina
Şu sol sokaktan girsem.. Baktım yukarı doğru uzayıp gidiyor. Girersem yol uzayacak. Girme. Devam. Yürüyorum. Başka bir sol sokak. Baktım. İlerde sağa dönüş var. Girdim. Sonra sağa döndüm. Karşıma bizim Katolik mezarlığı çıktı. Gelmişim. Nihayet dünya zindanının geçici olduğunu müjdeleyen bir şey. Kaç kilometre yürümüştüm ne bir cami ne bir kilise ne ezan sesi.. Şişlinin dinsiz kesiminden nihayet çıkmıştım. Bu görüntüyle kendime geldim. Artık dik yürüyorum. Etrafta insanlar var. Sanki 15 – 20 dakikadır tek bir insana rastlamamıştım. Top oynayan çocuklar vardı ama onlar sadece sokak unsuruydu. Burada ise artık görebiliyordum. Birbirleriyle konuşan insanlar vardı. Daha rahattım. Bizim caddeye girdim. Bizim caddede gerçekten hayat varmış. Renkler var. Bizim cadde çok aydınlık. Şimdi Çingeneler kokina satıyor. Her yıl bu zamanda kokina satarlar. Burada hayat var.

7 Aralık Cuma, 2007

Kategori: Kültür Sanat Tarih: 09 Aralık 2007

Etiketler:

'Şişli Mal Müdürlüğü' hakkında sorular, açıklamalar

  1. Hüseyin dedi ki:

    bu yazı komik geldi bana da ama mal müdürlüğü kısmı filan değil, sizin dikkat çeken gözlem yeteneğiniz… aklımdan geçiyor şöyle bir kart olsa her yerde ulaşım için geçerli [akbilden bahsetmiyorum :) daha öte bişey ] sizi sürekli gezen, gözlemleyen biri yapacak bir kart… Gezip gördüklerinizi burada bizimle paylaşsanız, bizde aynı yerleri görsek öyle düşünürmüydük acaba diye düşünebileceğimiz yazılar… neyse :)

    ***
    Cevap: Cuma günü eve döndükten sonra sıcağı sıcağına yazmıştım. Yazınca hoşuma gitti. Sonra dedim acaba saçma mı oldu? Manik depresif bir anımda mı yazdım yoksa? En iyisi yayınlamamak, beklesin bakalım daha sonra tekrar okur kontrol ederim. Sonra unutmuşum. İki gün sonra aklıma geldi okudum çok beğendim yayınladım :)
    Kart meselesi: Benim ihtiyacım yok. Yürümeyi severim. Evden uzaklaşamamak evdeki hastaların yüzünden bende alışkanlık haline geldi. Çok iyi olsalar da üşeniyorum artık. Sözde havalar serinleyince dolaşıp istanbulun her tarafının resimlerini çekecektim. Sonbahar bitmek üzere ben hala sıcak havaların etkisindeyim sanki. Ama olabilir. Sıcaklar beni fena çarpmıştı. Hele kar yağsın bakalım.. Bizim küpe çiçeği bile yazın neredeyse ölüyordu. Şimdi hayret verici bir şekilde dirildi bir de çiçek açtı. sahi bak onun resimlerini çekip yayınlamalıyım! Zavallı yapması gerekeni zamanda yapamadı şimdi en iyi şekilde yaptı.

  2. sedencik dedi ki:

    çok sevdim bu yazınızı…
    (en son söyleyeceğimi baştan söyleyenlerden miyim neyim?)

    birde trafik cezaları vardır ”mal müdürlüğü”ne ödenen…
    ve bu birim banada hep garip gelmiştir…
    umarım kısa sürede çözersiniz bu birimle ilintinizi…

    niye sevdim yazınızı ??
    gerçek,sanki eşzamanlı(şu duraklamalar aslında ciddi hareket katmış) ,günlük desem hafif kalır sanki …
    öykü tadında olmuş…

    ve önceki yazıdaki soğan hatırlatması için ayrıca teşekkürler…
    nerden kaldıysa aklımda şubatta ekmeyi düşünüyordum…
    bahçem yok ama bari balkonumda olsunlar :))

    sağlıcakla…

    *****
    Cevap: teşekkür edrim. Ben de bu kendi yazımı çok beğendim:) Birkaç defa okudum.
    Abime yeşilkart için muhtarlık, nüfus idaresi ve mal müdürlüğü aşamalarını hallettim. Sırada tapu sicil ve belediye var. sonuncusu vergi dairesi. Geçen sene orada takılmıştık. Şimdi inşallah yine geri çevirecek bir bahane ileri sürmezler.
    Saksıda lale meselesi: ben bunu pek mantıklı bulmuyorum. Lale yılda bir defa çiçek açıyor, o çiçek ise birkaç günde soluyor. Yaprakları dekoratif unsur olarak işe yarasa bari. o da yok. zaten havalar iyice ısınınca o yapraklar kuruyor. zahmete değmez. Şubatta ekilince bir sonuç alınır mı bilmiyorum. Soğanları geç ekerseniz çiçek tomurcuğu ölüyor dolayısıyla çiçek açmıyor. En azından sonraki sene için soğan sayısını arttırabiliyorsunuz. Bunun için ise iyi gübreli bir toprağa ihtiyaç var. Yoksa yeni soğanlardan sadece biri gelecek yıl çiçek açabilecek büyüklükte oluyor. diğerleri ise on tane kadar boy boy. İyi bakarsanız en azından iki tanesinin gelecek yıl çiçek açabilecek durumda olmasını garantileyebilirsiniz.

  3. matrakiye dedi ki:

    ya bi hata oldu, ve ben nasıl olduysa ki hala bilmiyorum enter tuşuna mı bastım ane yaptıysam yazmaya başladığım yazı eklendi.. neyse….

    geçen ay müdür yardımcimiz ile “mal müdürlüğü ve anlamı” hakkında bi konuşma yapmıştık. maaşlarımız hazırlanınca mütemet malmüdürlüğüne gidip onaylatıp ,mal müdürlüğü paraları bankaya aktarıyor. Benim bi malım yok ki!! ne anlamsız gelir bu isim sormayın…

    Abin için üüzldüm. allah acil şifalar versin. Neden gitmedin halana!!! elini öpseydin ya..

    Ne güzel anlatmışsın, yoldaki izlenimlerini. bazen yazıyorum bende, amaçsız aklıma geleni.. son yazımda öle başladı aslında. ama sonlandırdığımda ben bile way ne güzel oldu diyebiliyorum:=) eline sağlık…

    haftan iyi başlar ve iyi biter umarım. sağlıcakla kal..

    *****
    Cevap: Dediğiniz gibi önce bir satırlık yazı geldi. Bir aksilik veya yanlışlık olduğunu anlamıştım. Halam için haklısınız. Evinin yakınından geçtim uğramadım. Ama moralim bozuktu. Halam zaten nasıl bir yürek taşıyorsa ölen kardeşlerinin acısı her an onda taptaze. İki şey bir araya gelmesin bir de benim bu halime üzülmesin, ben ise moral bozukluğuma halama sıkıntı verme üzüntüsü eklemeyeyim diye çekimser kaldım. böyle düşünürken adım adım uzaklaşınca geri dönemedim.
    Sizin son yazınız evet çok güzel, çok anlamlı, her yazınız zaten değerli ama bunun değeri bir başka. Dikkatle okuduysam da sonra gelir tekrar okurum. Tekrar okunması özellikle gereken önemde bana göre.

  4. fuadyusufoglu dedi ki:

    Selam…
    Ali’ciğim ne de güzel anlatmışsın bazen üzülüyor bazen de gülüyordum… Evet bizim DEVLET’TE kırtasiyecilikten başka bir şey yok..Allah(c.c.) kimseyi devlet dairesine düşürmesin…amin…
    Maliye … Hazine işleri müdürü…İsim güzel ama o isme layıkmıdırlar bilmiyorum (gerçi çok dürüst ve temiz insanlar da gördüm) Allah(c.c.) sonumuzu hayırlı kılsın…AMİN…
    Sevgiyle kalın..Duayla kalın…

    *****
    Cevap: Dediğiniz gibi çok dürüst ve temiz insanlar da var. Bu sözünüz önemli bir gerçeği apaçık dile getiriyor. Yani şu anlam var ki maalesef doğru:
    “Her yer hırsızlarla rüşvetçilerle sırf kendini düşünenlerle dolu. Ama çok az da olsa temiz dürüst insanlar da var.”
    İşte böyle bir milletiz. Bu gerçektir. Bir de utanmadan Türklüğümüzle övünürüz kendimizi dünya milletlerinden üstün görürüz.


Sorunuzu / Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.
Lütfen yazı dili kurallarına saygılı olalım.


(Yazamıyorsanız Mozilladan deği Google Chrome ile giriş yapın.)