
1- Bildiğimiz her şeyin zihnimizde geçmişten bir izi var:
Çevremizdeki varlıkların hemen hepsiyle bir aşinalığımız vardır. Bir markete girin. Satılan şeylerden bazılarını ilk defa görüyor olabilirsiniz. Çoğu bildiğiniz şeylerdir. Bu bildiğiniz şeylerin hakkında düşünün. Zihninizi yoklayın. O şeyi nereden tanıyorsunuz? Pek çok anıların ortaya çıktığını göreceksiniz. Şu toka ilkokulda filan kızın başındaki tokadan.. şu tatlıdan teyzem sık sık yapardı.. gibi.
2- Zihnimizdeki izlerin varlıklar ve olaylar karşısında bize takındırdığı rol:
İhtiyacınız olan bir eşyayı alırken nelere dikkat ediyorsunuz? Genelde fiyatına bakarız. Ama zihnimizde öyle şeyler vardır ki onlar çoğu zaman bir şeyi alıp almamamızda veya hangi şeyi tercih edeceğimizde daha etkili olur.
Bir örnek:
— Filan renk kravat sevmiyorum asla takmam çünkü üvey babamın aynen o renk bir kravatı vardı. (Başka bir kişi o renk kravatı çok sevmektedir, çünkü o renk kravat en sevdiği öğretmenini hatırlatmaktadır.)
Burada, o renk kravatı sevip sevmememizde rol oynayan faktörleri tamamen unutmuş olsak bile o renk kravata olan tepkilerimiz o geçmişteki etkilere bağlı olarak vardır. Çoğu şeyi sevip sevmememiz gerçeğinin altında unuttuğumuz veya unutmadığımız deneyimlerimiz yatar.
3- Hayattaki duruşumuz:
Edindiğimiz, pek çoğunu unuttuğumuz ama bilinçaltımıza nakşolunmuş bütün tecrübelerimiz bizim hayattaki duruşumuzu biçimlendiriyor, hareketlerimizi belirliyor.
Her şeyi bu deneyimlerle yorumluyoruz. Aklımızı mantığımızı gerçek anlamda kullandığımız pek söylenemez. Bu yorumlamalarımız kişisel davranışlarımızın şeklini ortaya koyuyor.
Kısacası davranışlarımız kendi kişisel deneyimlerimize dayalıdır.
Mevlana’dan bir söz: “Testinin içinde ne varsa dışına o sızar.”
Hareketlerimiz, tepkilerimiz, neyin karşısında ne düşünüyor olduğumuz aslında hayatımız boyunca kazandığımız bütün deneyimlerimizin sonucu olarak ortaya çıkan davranışlardır.
1. gün çalışması bu kadar değil. Bu yazımı birinci adımın 1. dersi gibi değerlendirin.
Bu derste anlatılanlar üzerine düşünüp örnekler vermeniz, bunları yazmanız iyi olur. Yazarak çalışmak daha etkilidir.
Eğer buraya yorum yazacaksanız daha sonra gelip ne cevap verilmiş kontrol edin. Başka yorum yazan kişiler olmuşsa onları da okuyun, cevaplamak isterseniz çekinmeyin.
[...] İlk kısmı için burada tıklayın: >>>>> [...]
Aklıma her zaman gelen bir şey bu anlattığınız. örneğin bulaşık yıkamayı annemiz öğretti öyle onun gösterdiği şekilde yapıyoruz, yina annemiz elmanın yeşil olanı iyi değildir ham elma yenmez dediği için gider kıpkırmızı küçük elmalar alırım, bir sürü örnek verilebilir. illa annemizden değil annemiz, babamız, arkadaşlarımızın davranışları, hatta televizyon programlarından öğrendiğimiz şeyler de yönlendiriyor davranışlarımızı. aklıma takılan soru şu daha önceden görmemiş, duymamış olsaydım nasıl davranırdım? her geçen gün çeşitli durumlara bakış açım değişiyor. deneyim dediniz işte deneyimlerimiz bize iyiyi kötüyü gösterebiliyor. bin nasihattense bir musibet iyidir derler. evet bazen kulağımızdaki şeylerin kalbe inmesi böyle olabiliyor. aklıma başka bir şey geldi peki her davranışını süper gördüğümüz insanlarda acaba iyi yetiştirildiklerinden veya yetiştiklerinden bizde olmayan yönlerden dolayı devleştiriyor kendimizi pasif görüyor olmayalım. Mevlana’dan bir söz: “Testinin içinde ne varsa dışına o sızar.” da bunu doğruluyorsa iyi yetişmediysek bile kendimizi iyi yetiştirebiliriz mi? karıştırdım gene sanırım ama ilerleyen yazılarda daha anlaşılır herhalde :)
Cevap:
Bütün bu soruları sadece cevaplamak değil çözümlemek de bu NLP derslerinin konusu zaten. Hem bakın şimdiden çözümlemeye başlıyorsunuz yavaş yavaş. Konuları takip ettikçe şaşırtıcı şekilde değişiklikler hissedeceğiz kendimizde. Bu sistemin bir özelliği de, insanın kendi içindeki bilgilerini çıkarmak gibi. veya böyle hissettiriyor. Onun için ben şimdi net olarak cevaplamaya çalışmıyorum, zaten ben de sizin gibi dersleri takip etmekteyim. Testi meselesine gelince: O misalden yola çıkarak şunu söyleyebilirim: NLP ile testinin dışını değil içindekilerini hizaya sokarak dışı ile birlikte en iyi sonucu almaya çalışıyoruz.
Yetenekli kişilere gıpta ederken, biz kendi yeteneklerimizin ne denli farkındayız, onları kullanmak varken kullanmamakta mıyız? Öte yandan bizim de öyle yeteneklerimiz vardır ki gıpta ettiğimiz kişiler belki onlar bize daha fazla gıpta ediyordur. Ama en önemlisi yeteneklerimizin neler olduğunu ve nasıl en iyi şekilde değerlendirebiliceğimizin yolunu bulmak.
NLP ile dünyadaki misyonunuzu bulur, vizyonlarınızı belirler ve en akılcı planlarla çeşitli hedefler belirlemeyi öğrenirsiniz ve de uygulamaya sokabilme becerisini kazanırsınız..
Ben kendimdeki hatırlama güçlüğüne her zaman kızan biriyim. Ama bu yazının başından sonuna hep şunu düşündüm, baktığımı görmüyor sadece göz ucu ile süzüyorum yani gördüğüm birşeyin bendeki hatıraları güçlendirmesine izin vermiyorum, hafızamın çalışmasını englliyorum böylece. E işlemeyen demir de pas tutuyor zamanla. Bu da hayatı hızlı yaşamayaktan kaynaklanıyor. Gördüğüm herhangi birşeyin üzerinde, yaşadığım her hangi bir olayın karşısında hafızamı zorlayacak ya da o gördüğüm şeyi daha sonra hatırlamak üzere sindirecek kadar durmuyorum. 8 yaşındaki oğlum anne bana bebekliğimi anlatır mısın dediğinde hatırıma gelen şeyler o kadar sınırlı ki…
İşte o bildiğimiz herşeyin zihnimizdeki izleri konusu benim için çok önemli anyacağınız…
*****
Cevap:
Evet hatırlamasak bile o deneyimlerin davranışlarımızı etkileyici güçleri hâlâ hüküm sürüyor olabilir. Bazen bunlardan bazılarını bir şekilde yenmiş olabiliyoruz.