Ana Sayfa Genel konular NLP dersleri Önsöz Hakkında İletişim Gizlilik RSS

1. Adım 2

Tarih: 16 02 2008

Deneyim

Herkes her şeyi aynı şekilde algılamaz, aynı şekilde değerlendirmez. Herkes her şeye aynı tepkiyi vermez.
Görüşler, algılamalar, bakış açıları kişiden kişiye değişir. Aynı bir şeyi yorumlamamız farklı hatta zıt bile olabiliyor.
Algılamamızın niteliğini etkileyen çok sayıda etkenler vardır. Bilgilerimiz, duygularımız, anılarımız, o anılardaki anılar ve daha önce bizde oluşan karmaşık etkiler, izler bütün bunlar her şeyi algılamamızda, yorumlamamızda, hayata olan bakış açımızda önemli rol oynayan etkenlerdir. Yani deneyim; tecrübe…

Bir eşya veya bir olay karşısında bizde oluşan davranışlar yukarda saydığım etkenler gibi çok sayıda filtrelerden geçerek oluşur. Bu oluşan davranışlarımız ise yeni izler bırakır. Üst üste tabakalar gibi olur. Deneyimlerimiz sonucu olarak içinde bulunduğumuz tarz ile benzer yeni deneyimler oluşturuyoruz.
Böylece her birimiz kendi doğrularımızın sınırlandırmasıyla “kendi dünyamız” ile muhatap oluyoruz. Gerçek dünya ile değil.
Dünyayı yorumlamayı ister maddi ele alalım ister manevi, her ikisi de deneyimlerimizin bizi ittiği şekildedir.
Herkesin olaylara farklı tepki göstermesi, farklı yaklaşımda bulunması da bu şekilde açıklanabilir.

Davranışlarımızın dış görüntüsü ile davranışlarımızın niteliğini belirleyen iç kaynağını kıyaslarsak: görünürdeki davranışlarımız buzdağının görünen kısmı gibi çok dar kapsamlıdır.
NLP insanların sadece gösterdikleri davranışları yani görünen kısmı değil, davranışlarımızın niteliğini belirleyen iç kaynağını (kendi kişisel duygu, düşünce, inançlar, hissiyatlar ve ayrıca kimin ne ile ne şekilde motive olması yönüyle hareket ettiklerini) da dikkate alır.
NLP derin ve engin olan iç dünyamızı görünen davranışlarımızla birlikte ele alarak gerçekle yüzleşmemizde bize yardımcı olur.

Bugün “deneyim” üzerinde duruyoruz. Deneyim yani nerede nasıl davranacağımızı belirleyen birikimlerimiz. Bu birikimler bilinçaltında kemikleşmiştir. Çoğu zaman tepkilerimiz anında olur. Her ne kadar düşünerek şuurlu bir şekilde hareket ettiğimizi zannetsek de genelde öyle olmuyor.

Şunları düşünelim:
1- Varlıkları nasıl yorumluyoruz?
2- Edinmiş olduğumuz bilgiler doğrultusunda nasıl genellemeler yaparak hareket ediyoruz? Bu bilgilerde zamanla nasıl anlam değişikliğine ve anlam kaybına yol açıyoruz? Buna zamanla o konularda maruz kaldığımız çeşitli telkinler etkili olmuş olabilir mi?
3- Deneyimlerimizin ışığında hareket etmekteyiz. Karşılaştığımız olayları ve varlıkları nasıl algılıyorsak davranışlarımız o algıladığımız şeklin etkisinde gerçekleşiyor. Sonuçta elimize ne geçiyor? Ne, neye göre oluyor?

4- Önce küçük bir örnek: Gireceği bir sınavda diğer kişilerin kendisinden çok daha başarılı olacağını kafasına koyan bir kişi: sınava hazırlanmak için imkânları olduğu halde gereken çalışmayı yapacak kuvveti kendinde bulamaz. O en baştaki bakış açısı onun şevkini kırar. Sınava hazırlanma imkânlarını sağlıklı kullanamaz.
Sizce bu kişinin o ilk bakış açısının kaynağı neler olabilir? Ben şu ihtimalleri sayabilirim: 1- Kendisinin eğitim derecesinin diğer kişilerden az olduğunu öğrenmiştir (bunu öğrenmeseydi ümitli olacaktı, sınav için zevkle çalışacaktı). 2- Hayatı boyunca girdiği her sınavda başarısız olmuştur. 3- Sınav onun uğursuz saydığı bir tarihte yapılacaktır.

5- Bazı deneyimlerin bu sınav örneğinde olduğu gibi kişiye zarar vermesi: Sınava girecek kişi yıllarca girdiği bütün sınavlarda başarılı olmuştur. Sınavın konusu hakkında ise iyi bir bilgi birikimine sahiptir. Bunlara dayanarak gevşek davranır. Sınava hazırlanma gereği duymaz. Sonuçta büyük bir ihtimalle kaybedebilir.

Bu düşünülmesi gereken maddeler deneyimlerimizin bizi nasıl etkilediğini, hayatımızı nasıl yönettiğini anlamamız içindir.

“Bu yazı” için 4 Yorum

  1. [...] Bugün NLP çalışmama devam ettim. Buradan bakabilirsiniz: >>>>> [...]

  2. tülay says:

    sınav örneğini ben yaşıyorum. şu ingilizceden başarılı olamıyorum. elime aldığım metinleri az çok yetirince tercüme ediyorum ama sınava gelince tık yok. ne sınava çalışmak istiyorum nede ingilizcenini yüzünü görmek. eğitim derecesinin az olduğunu duymak etkiler demişsiniz evet bende etkilenenlerden biriyim. kolay kolay dersler konusunda kimseden şimdiye kadar etkilenmemişimdir zor dedikleri derslerden bile geçtim ama şu yabancı dil konusunda sınıfta kaldım :) tamamen kendimi başaramayacağım konusunda etkilediğim için.sevmediğim için. elimde kaynak var, yeterince zamanda oluyor, çalışınca ilerlediğimide görüyorum fakat is-te-mi-yorum. :) bir türlü bunu yenemiyorum.

    ***
    Cevap:
    O tür takıntılar kişinin olayları yanlış değerlendirmesinden kaynaklanıyor. İngilizceyi bir şekilde sevebilseniz bu sorun ortadan kalkar. Ben lise sonda veya liseden sonra sıfırdan başlayarak fıransızca öğrenmeye başlamıştım. Sonra üniversitede fransız dili ve edebiyatı bölümünü kazandım. O yıllar o bölüme rağbet az olduğundan az bir puanla kazanmak mümkündü. Sonra, Fransızcayı çok sevdiğim için çeviri ve dilbilgisi çeşidi derslerde Fransızca eğitim yapan özel okullardan gelenlerden daha yüksek not alıyordum. Her şey sevmekle oluyor. Benim fransızcam gerçekten çok yetersizdi bu ise benim başarılı olmama engel değildi. Sonraki yıl ilgim azalınca bir şekilde koptum ipin ucunu kaçırdım. üçüncü yıl 2. sınıfı tekrarlarken daha az gayret edebildim. Her neyse, bir şeyi seviyorsanız o sevgiyi arttırmaya en azından korumaya çalışmanız lazım. Madem ingilizce size lazım o halde kafanızdaki yanlış fikirleri atın. İyi düşünün. Bu çalışmalarımız ilerledikçe faydasını görebilirsiniz inşallah.
    Bir tavsiye vereyim: Karışık çalışmaktansa bir konuya yoğunlaşıp o konuyu etraflıca öğrenin. Onu aradan çıkarıp başka bir konuyu ele alın. Böylece her bir sonraki ele aldığınız konuyu öğrenebilmeniz gittikçe kolaylaşacaktır.

  3. ayla says:

    bu yazıyı okuyunca; ortaokulda okurken butun derslerden en kotu 9 genelde 10 tam not alan bır kız vardıı.. kız dıyorum hala hatırladıkça gııck oluyorum.. herdersten de tamnot mu alınır… ınkılap dersınde hoca bolge belırledı sorular buurdan gelecek.. ben de oraya da baktım ama kıtabın başını da ezbere bılıyorum bu arada… sınavda 10 soru geldı.. benım ezbere bıldıgım hocanın soyledıgının tam tersı taraftan… 1i harıc hepsını bılıyorum. tam bılmedgım soruyu düşünürken ön sıramda oturan tam not alan gıcccıkkk dondu ve bır soruyu bılmıyorum sen bılıormusn dedı..bılıyordum.. ben de benım bılmedgımı sordum bılıyorum dedıı. bana soyle sen yazayım ben de sana soyleyeyım dedı
    ben soyledm yazdı. o bana sınav suresı dolduu soylemedıı
    ve ben 9 o gııccıkta 10 tam not aldııı. şimdi ben zaten takmışım kafaya herşey bukadarmı mukemmel olurda tam not alınır derkenn bıde bana kazık attııı… şşimdii ben hayatta çalışşamda çalışmasamda hiçbirşeyı eksıksız yapamayacagımı illa eksık kalır dıye bıraz da savsaklıyorum herşeyıı… sizce bu nedir şimdii…

    *****
    Cevap:
    Önemli olan bir işi yapmak için gösterilen ilgi ve dikkattir. bir de tabi o işin gerektiği gibi yapılması. Sonucu düşünmeyin. o işi severek yapıyor musunuz gerekenlere dikkat ediyor musunuz; işi yapma sürecinde işinize odaklanmalısınız. sonuca değil.
    Hayatta hiçbir şey kolay kolay dört dörtlük olamaz. olması da kesinlikle gerekmiyor. ihtiyaçların mümkün mertebe eksiksiz karşılanması önemlidir.
    Çok önemli bir ihtiyacımız da çalışmak, üretmek, faaliyette olmaktır.
    işleyen demir pas tutmaz atasözünde olduğu gibi atıl kalan insanda maddi manevi sorunlar baş gösterir.
    Kısacası, çalışmayı, bir şeyler becermeyi düşünmeli. sonuç kusursuz olsun diye en baştan kendinizi sıkıp moralinizi bozmanız şevkinizi kaçırmanız size zarar verir.

  4. ayla says:

    kendıme engel olamıyorum ben. sonuç benı daha cok ılgılendırıyor. ne olursa olsunn. her şeyı planlıyorum ve planladıklarımda aksılık olunca ekstra stres yaşıyorum. nasıl bır düşünce yapısı oluşturmalıyım bunu nasıl değiştirebilirim bilemiyorum.
    *****
    Cevap:
    Elbette kendinize engel olamazsınız. Çünkü bilinçaltınız öyle programlanmış. Bu programlamalar nasıl çözülür nasıl daha iyi yapılandırılır ilerleyen derslerde bunlara çalışacağız. Şu an sakince kendinizle barışık olup halinizi kabullenmeniz daha iyi. Ancak bu şekilde her şeyi çözümleme imkanı bulabilirsiniz. Gerilim sahibi olunca görmeniz gereken şeyler gözünüzden kaçabilir.

Yorum Yazmayı Unutmayın!