Panik Atak Psikolojik Değil

Panikatak basit bir sorun değildir. Bu hastalıktan muzdarip kişiler ancak psikiyatrist doktolarca tedavi edilebilirler.

“Panikatak basit bir sorun değildir. Bu hastalıktan muzdarip kişiler ancak psikiyatrist doktolarca tedavi edilebilirler.”
Abim kalp hastalığından çok çekti. Öldürmeyen Allah öldürmüyor sözünde olduğu gibi bir yıl bitti, şimdiye kadar çok defa kesin ölüm tehlikeleri atlattı. Ardından ise kendisinde panik atak rahatsızlığı baş gösterdi.

Panik atak maddi ve/veya manevi büyük sıkıntılardan ve derin üzüntülerden sonra bazı insanlarda olabiliyormuş. Abimde bunu tetikleyen diğer bir faktör de zehirli guatr hastalığı. Bu hastalık (zehirli guatr) tiroid bezlerinin normalden çok fazla çalışmasıdır. İnsanın psikolojisini çok fazla etkiliyor.

Geçen yazdan beri geçirdiği rahatsızlıklardan çoğu panik atak kökenliydi. Doktorlar bu teşhisimi hiç ciddiye almadılar. Arada bir abimin geçirdiği fenalaşmalar sonucu hastaneye gittiğimizde her defasında kan tahlili yapıldı, röntgen çekildi. Ben artık bıkmıştım. Doktorlara diyordum “bence bir şeyi yok, panik atak krizi geçiriyor olmalı”.. Devlet hastaneleri doktorları insanı hiç dinlemiyor.

Dün yine fenalaştı. Hastaneye kendisi gitti. Acil serviste tecrübeli bir doktor varmış anlaşılan. Çünkü ilk defa bir doktor abime her şeyin normal olduğunu söylemiş ve ona panik atak için bir ilaç yazmış.

Panik atak kişiye göre değişik değişik rahatsızlıklar şeklinde ortaya çıkabiliyor. Sahte nefes darlığı hastalığı, sahte kalp krizi gibi ve daha değişik rahatsızlıklar. Abimde ise göğüste çarpıntı, nefes almada büyük sıkıntı ve aşırı titreme şeklinde görülüyor.

Aşağıdaki panikatak hastalığla ilgili bilgiler başka yerden kısmî alıntıdır. Gerçekten çok aydınlatıcı bilgi vermişler okumanızı tevsiye ederim.

Panik atak psikiyatristlerin tedavi etmesi gereken bir hastalıktır. Tedavi bir çok yöntemin kombine uygulanması ile daha çabuk sonuç verir. Sadece ilaçla ya da sadece terapi ile iyileşmesi nadirdir. En önemlisi de belirttiğimiz gibi hastalık hakkında bilinçlenmedir. Örneğin alıştığımız bir panik nöbet türü birden başka bir görünüme bürünebilir. Onun için olabilecekleri bilmek hazırlıklı olmak çok önemlidir. Evde kendi kendini tedavi etmeye çalışmanın kendi kendine apandisit ameliyatı yapmaktan farkı yoktur. Mutlaka bir uzmandan yardım alınmalıdır. Hastalığın nüks edebileceği unutulmamalıdır.

Tedaviye hastanın katılımı da sağlandığında 4 – 6 ay içinde tümüyle iyileşme şansı %95 dir. Hasta, hastalığı yenmesini öğrenmediyse nüks etme riski hep vardır. Panik atağı iyi tanımak, tedaviden kaçınmamak, tedavi için doğru adresi bulmak önemlidir. Hipnoz, akupunktur, üfürükçü tedavileri zarar verebilir.

Geçerli tedavi yöntemleri:
– Psikoterapi
– İlaç kullanımı
– Relaksasyon teknikleri
– Nefes egzersizleri
– Spor ve egzersiz
– Biofeedback
– İmajinasyon
– Üstüne gitme teknikleri

Buraya tıklayarak tamamını okumanızı tavsiye ederim: http://www.saglikvakfi.org.tr/html/rsy.asp?id=242

Kategori: Sağlık Tarih: 21 Aralık 2007

Etiketler:

'Panik Atak Psikolojik Değil' hakkında sorular, açıklamalar

  1. sedencik dedi ki:

    Haklısınız hastalık çeken için de bakan için de çok zor… Allah kolaylık versin…
    Panik atak zaman alan ve oldukça masraflı bir tedavi… ve bir çok hastalıkla da karışıyor ne yazık ki…
    Dilerim henüz başlangıcıdır, anxiete aşamasındadır, ve hızlı bir şekilde tedavi edilir..
    sağlıcakla…

    ***
    Cevap:
    Anksiyete durumları bizim hayatımızın bir parçası oldu zaten. Çok uzun zamandır kişinin alışık olduğu bir şeyin bırakılmasında zaman zaman anksiyete krizleri oluyor diye biliyorum. Bizde olması kaçınılmaz. Hele abimde mutlak olabilecek bir şey. Panik atak da olacaktı ve oldu. Artık bundan sonra ne olur bilmiyorum. İnternette çet yapmak onun için iyi bir terapi özelliği taşıyor galiba. O da olmasaydı ne yapardı acaba? Artık hayatında çalışmak yok, rahatça sokağa çıkabilmek yok. Belki internet sayesinde birçok ağır psikolojik sıkıntılara maruz kalmıyor.

  2. gulay dedi ki:

    Benim bir bayan arkadaşım var.Uzun yıllar çok zor şartlarda yaşadı evliliği problemliydi maddiyat yoktu v.s. Kız sürekli hastanede kalbi sıkışıyor kaşıntıları oluyor başı ağrıyor buna vuruyolar bir iğne gönderiyorlar.Sonra anlaşıldı panik atak olduğu ve gerçekten çok kötü birşey bu.Kapı çalıyor mesela kız başlıyor zangırdamaya.Gece yatıyor deprem olursa diye uyuyamıyor..Bizde genelede psikolojik hastalıklara önem verilmez.Aslında bence en zor olanda budur.Psikoloji insanı yaşamda ayakta tuttuğu için olmaması hayatı altüst ediyor.Ama biraz yanlız bırakacaksın abini.İlaç yardımı ve birazcık zorla oluşturulacak güvene ihtiyacı var..

    ***
    Cevap:
    Panikatak konusunda devlet hastanelerin acil servislerinin doktorları pek bir şey bilmediklerinden midir, acilde tecrübesiz doktorlar bulunduğundan mıdır yoksa meseleyi çok iyi bilip insanların her hastalığa panikatak dememeleri için midir bilmiyorum ama dediğiniz gibi yapıyorlar. Özellikle kalp hastalığı çok ciddi ölüm riski taşıyor. Panikataktan kaynaklanan sahte bir kalp krizi olsa bile bunun halk tarafından bilinmemesi belki daha hayırlıdır. Kim bilir?
    Psikolojik rahatsızlıklar sizin de yazdığınız gibi halkımızın önem vermediği bir şey. Bir arkadaşım ikinci evliliğini yapmıştı. Çok dindar bir ailenin kızıyla.. Evlenmeden önce her şey çok iyiymiş. Babası demiş ki biraz sinir hastalığı var ama geçici. Doktor ilaç verdi, sorun yok. Evlendikten sonra bir müddet yine her şey yolunda gidiyor. Kadın hamile kalınca ilaçları bırakmak zorunda kalıyor. Ne olduysa ondan sonra oluyor. Kadında şizofreni varmış. Arkadaşımın önceki evliliğinden 9 yaşlarında bir kızı vardı. Kadın o çocuğu öldürme teşebbüsünden bile bulunmuş. Doktor arkadaşıma demiş ki şizofreni hastalarının evlenmemeleri gerekiyor. Niçin evlendiniz? Arkadaşımdan saklamışlardı. Cahillik kötü. Dindar bile olsalar dindarlık bir kere en başta cahilliğin amansız düşmanıdır ama dindar insanımız nasıl dindarsa, cahillikleri devam ediyor. Bebek doğduktan sonra boşandılar. İki ailenin arasında düşmanlık gibi bir soğukluk var. O bebek şimdi 6 yaşlarına geldi. Olan çocuğa oldu. Bu çocuk nasıl psikolojisi normal bir birey olarak yetişebilir? Annesi ve annesinin ailesi çocuğun babasını sadece para yardımı yapmaya zorunlu bir yaratık olarak görüyorlar. çocuk da babasını öyle görüyor. Her şey tam anlamıyla bir felaket o çocuk için.

  3. Onur dedi ki:

    merhaba arkadaşlar ben ONUR şu günlerde panik atakla karşı karşıyayım aslında doktorların piskiyatiriklerin dediği gibi korkulacak bir şey değil ama korkmamak insanın elinde değil bana yardımcı olursanız sevinirim…1 öleceğimi hissediyorum 2enfak şeyde etkileniyor ve korkuyorum 3 hiç bu hastalığın geçmiyeceğini sanıyorum:) aslında bu hastalık için söylemek istediğim çok şey var ama bilmiyorum allah bu hastalık geçirenlerin yardımcıları olsun doktorların bana tavsiyesi kapalı ortamdan uzak durması sıkıntı heyecan yapmaması bir an önce piskoloğa gitmesi gerektiğini söyledi..ya düşünüyorum piskolokta yardımcı olamazsa ne yaparım ne ederim gibi düşünceler geliyor aklıma ve beni çok düşündürüyor kalp atışım hızlanıyor kan basıncım yükseliyor bu nöbeti atlatmamız lazım ki atlatıcaz inş… sedencik arkadaşımızın dediği gibi çok masraflı bir tedavi:) ya zaman zaman böyle espiriler yapıp hastalığımı unutmak istiyorum :) ama elde değil işde daha yazmak istediğim çok şey var aklımdan çok şey geçiyor ama düşüncelerimi yazamıyorum…ne diyim allah yardımcımız olsun hadi eyvallah…kalın sağlıcakla…
    ***
    Geçmiş olsun. Nasıl düşmanın merti var kalleşi var, hastalıklar da onun gibi. Hele panikatak en kötüsü. Hiç umulmadık bir şekilde umulmadık bir zamanda panikatak krizleri insanı çok kötü bir şekilde etkileyebiliyor. Onun için: Yapacağınız en iyi şey doktorunuzun sözünü harfiyyen dinlemek, verdiği ilaçları gerektiği gibi kullanmaya devam etmektir. Bunu sakın ihmal etmeyin. Bu şartlar altında elbette korkulacak hiçbir şey yok.

    Bu arada panikatak ile ilgili tedavi yöntemlerinde yeni gelişmeleri takip etmeli, elde ettiğiniz bilgileri, önerilen yeni tedavi usullerini öncelikle doktorunuza danışmalısınız. Her ne öğrenirseniz öğrenin bu mesleğe yıllarını vermiş ve sizi tanıyan doktorunuza danışmadan hareket etmeyin. Her bulduğunuz bilgiye güvenmeyin.

  4. tulay dedi ki:

    bende 4 yıldır cekiyorum beni cok yoruyor sanki benimle yaşayan gizli bir düşmanım var

  5. yağmur dedi ki:

    Bende 6 seneden beri panik atak hastasıyım. bu hastalığı ancak panik hastası olan bilir. 6 senden beri ilaçlara bağımılı yaşıyorum. ne kadar kullanmak istemesem de hastalık pusuya yatmış bir düşman gibi nerden çıkacağı belli olmuyor. o nedenle bunun çaresi varsa bizleri de bilgilendirin. bu hastalıkla yaşamak istemiyorum.
    **************
    Cevap:
    Bütün iş size düşüyor. Öncelikle bu hastalıkta gerçekten iyi bir tecrübesi olan psikiyatr bir doktorun yardımıyla hastalığınızın psikiyatrik boyutunu bilmeniz gerekiyor. Sadece psikolojik boyutta ise düşünce gücü ile, kontrollü ve bilinçli çalışmalarla hastalığı yenebilirsiniz. Eğer psikiyatri açısından tedaviye ihtiyacınız varsa bu durumda doktorunuzun uygulayacağı önereceği tedavi yolunu iyi bilimelisiniz, tedaviye uygun mu hareket ediyorsunuz, açık bıraktığınız bir şeyler var mı bunları bilmelisiniz ve doktorun tavsiyelerini çok iyi yerine getirmelisiniz. Doktor seçiminde dikkatli olmanız öncelikle şart.

  6. deniz ışık dedi ki:

    Panik Atak yaşayan insanlar birde işin şu kısmını araştırsınlar derim.. Ben bu sayede panik atakla tanıştım ve sonrasında kurtuldum. Kişiye yapılan büyüler, cin musallatı panik atağın en büyük belirtisi.. İlaç kullanımı kişiyi rahatlatsada tamemen geçirmiyor.. Ben 14 sene panik atakla boğuştum.. Panik atak adına yaşanan bütün sıkıntıları yaşadım. Hayatım kabus gibiydi.. Odamdan dışarı çıkamıyordum. Atak gelmesin diye neredeyse hareket edemeyeck durumdaydım. Daha sonraki araştırmalarım sonucu bunun başka sebeplerden kaynaklanabileceği kanısına vararak, büyü bozma konusunda danışabileceğim bir büyüğüme gittim. Çok güvendiğim ve asla para karşılığında bu işi yapmayan bu insan, benim üzerimden öyel büyüler temizledi ki, ben yavaş yavaş kendime gelmeye başladım.. Şimdi bura hemen büyüye karşı bir takım insanların hadi canım sen de büyüden kaynaklanır mı bunlar dediğini duyar gibiyim. Ama iyice bir araştırsınlar bakalım. Kuran’da bile yeri olan büyünün yani aslında cinlerin insan beynine neler yapabileceğini, ne gibi korkular yaşatabileceğini bir okusunlar ve öğrensinler. Ve eğer etraflarında bu işin ehli olan ve ücret almadan danışabilecekleri bir hoca ehli bir kişi varsa kesinlikle gidip bir görünsünler derim. Bence bu dediklerimi yabana atmayın. Her şeyin çözümü sadece tıpta değil bence.

  7. admin dedi ki:

    Zaten birçok psikolojik sorun için kullanılan ilaçların ve cinci hocaların kullandıkları maddelerin aynı içerikli olduğunu ciddi yerlerden okumuştum. Yani bu hastalığın çözümü tıpta da olabilir cinci hocalarda da olabilir. Cinci hocaların iyileştirmesi veya ilaçla tedavi, her ikisi de kişiyi ebediyyen cinlerin saldırısından emin kılamaz. Onun için kişinin dikkatli olması gerekiyor.

    Bir cinci hoca ile alay eden bir yakınım hoca dışarı çıktıktan sonra bir cinin ilginç bir saldırısına uğramıştı. Cinin amacı zarar vermek değildi sadece o kişiyi yanlış inançtan kurtarmaktı. Hepimiz hayretler içinde kalmıştık.
    Evet, cinler bazı insanları etkisi altına alabiliyor. Panik atak hastalığının çeşitleri var. Çoğu cin kaynaklıdır sanıyorum. Tecrübenizi paylaştığınız için çok teşekkür ederim.

  8. deniz ışık dedi ki:

    Bende Geniş Görüşlü Olup Yazımı Paylaştığınız İçin Çok TeŞekkür Ederim…İnanın ki bu konuyu çok araştırdım ben..Emin olmasam buraya yazmazdım..Aslında Cinci hocalardan ziyade,Allahın İnsanların İyiliği için seçtiği bazı insanların,yine Allahın emrinde olan şifacı cinlerin yardımıyla olan şeyler..Bu tarz insanlar,amelyatsız insanları bir takım hastalıklarla iyileştirme imkANINA da sahipler..Alternatif tıp dedikleri şey bu..Amerika ve rusyanın bu tarz insanları bir araya getirip bir hastane kurduğunu internette araştırdığım bi zamanda okumuştum…Aslında bir takım enerjilerden bahsediyorlar ama bu enerjilerin nerden ve nasıl alındığını sanırım çok da iyi bilmıyorlar..Bu enerjileri gökyüzü yada doğa vermiyor.Bayağı bayağı cinler veriyor..Ama bunlar Allahın hizmetine kendini vakfeden cinler..PANİK ATAĞA gelicek olursak,çok acaip bir ruh hali o..bende 16 sene neredeyse yaşadım.sonra üzerimdeki büyüler temizlenince son buldu…Neler mi yapılmış bana..Belki merak edenler vardır..Korkutma büyüsü,kısmet bağlama,ölüm ..Bunların hepsi bir andada temizlenemıyor.Önce biri sonra bir diğeri,Ve tamamen üstünüzden bunlar kalkmadan kendinize gelmeniz mümkün değil..Cinlerİ x Işınları gibi düşünün diyorlar..Büyü yoluyla size musallat edildiklerinde ( ki her büyüde muhakkak büyü yapılan insana bir cin tahsis ediliyor ki hayatını karartsın diye) sizin beynınıze her şekilde ulaşıp sizin ruh halinizle oynayabilme güçleri var..Panik atağın çok çeşiti var evet…Ama ben benimkini tekrar yazayım ve insanlar ona göre bundan pay çıkarsın..İlk başlangıcı,bi vapur gezisi esnasında oldu,Ne olduğunu anlayamadığım bir hisse kapıldım we sonrasında ben bu wapurdan acil olrak çıkmalıyım duygusu geldi.Zor bela o vapur iskeleye yanaşana kadar bekledim ,,Sonra kendimi otobüse attım ,dersaneye gidiyordum..Otobüse bindiğim sırada dahada kötüleştim ama bayılmadım.Sadece neler olduğunu anlayamadığım çok acaip bişeyler yaşıyordum hiç de normal olmayan..Hayatımda ozamana kadar kötü giden beni üzecek hiç bişeyde olmamıştı…Sonrasında bunlar tekrarlamaya başlayınca ben yalnız çıkamamaya başladım.Biriyle çıksam bile sürekli ölücem ,nefesim durucak,delircem korkusu basıyordu…Tetikteydim sürekli…Seneler geçince bu dahada kötüleşti we en nihayetinde ewdne çıkamamazlık baş gösterdi.Zamanla internetin çıkması ws derken bunun panik atak adında bişey olduğunu öğrendim.Tedavi için doktora da gittim ama faydası olmadı bana.Sonrasında bir arkadaşımın önerisiyle din konusunda ehli olan bir yakınımıza gittiğimde işin rengi belli oldu..Benim yaşadığım atakların,panik atak değil,cinnet hali olduğu ortaya çıktı..Aslında cinnet halini herkes farklı şekillendirebilir.Hani cinnet geçirdi kendini yada etrafındakileri astı kesti vs gibi..Aslında onunda kökeninde büyü olabilir.Cinnet halinin illa insanın kendisine yada etrafına zarar vermesi durumu olmadığını anladım..Bir anda insana gelen bu büyük korkunun,evhamın,delirme duygusunun,ölme korkusunun cinlerin beyinlerimizle oynaması halinde gerçekleştiğini öğrendim…Bunlar bazı insanlara komik gelebilir.Ama iyi olan cinlerin verdiği şifa kadar,kötülerin insana verdiği zararda su götürmez bi gerçek..Bunu okuyan Arkadaşlarımın,yazdıklarıma inanmamazlık yapmadan önce ,bir çok siteye girip,uzman hocaların büyüyle insana musallat edilen cinlerin,İnsan beynıne ne gibi zararlar verebilme güçleri olduğunu bi okuyup anlamalarını öneririm…Panik atak Normal bir rahatsızlık değil..Herkez de panik var ewet,ama panik atak çok farklı bişey..Seratonin kaybı falan deniyor..Ben seratoninde aldım zamanında hiç bir etkisi olmadı…Nedeni yukarda anlattıklarımda gizli işte..İnsanın üzerine bir cin musallat edilmişse,ehli kişi tarafından o kişiden uzaklaştırılıp o büyü bozulmadan,kişiye asla huzur olamaz…Bu sadece panik atak için geçerli değil ayrıca…İnsanlar hayatlasrında bi takım şeylerden şüphe ediyorlasa mutlaka bunun birazda manevi yönünü araştırsınlar..Her şeyin çaresi tıp ta değil…SEVGİLER….

  9. admin dedi ki:

    Bir iki konuda hatalı inancınız var, onlara değinmek istiyorum:
    Her enerjiyi cinler verir diye bir şey yok, böyle inanmanız kesinlikle yanlış bir inanç. Duası makbul insanlar var, Allahın duaları kabul etmesi var, Allahın rahmeti var.. İyi temiz müslümanlarda nur var.
    Bir de nur benzeri enerjiler vardır, işin ilmini bilenler kazanabilmekte ve başkalarına aktarabilmektedir. Kötü ve zararlı enerjiler de var.

    Büyücülüğe inanırım cinlere inanırım ama dünyada her şeyi cinlere bağlamak yanlış. Bütün kuvvet kudret ancak Allahın ilmiyle, iradesiyle hikmetiyle, kudretiyle, izin verip mümkün kılmasıyla oluyor.

    Bir de şunu söylemek isterim ki bazı psikolojik sorunlar cinlerle ilgili olmadığı halde öyle inanıldığı takdirde iyileşme olabiliyor. Bu çeşit durumlarda iyileşmelerde iki şeyden biri söz konusu olabilir:
    Birincisi kişinin kuvvetli bir şekilde bir şeylerle inandırılması ve o ciddi telkinlerin işe yaraması sonucu hasta kişinin bilmeden üst şuurunun devreye girmesiyle kişideki takıntı benzeri hastalıklarının ortadan kalkması.
    İkincisi, peygamber efendimizin buyurduğu gibi, insanların itikatlarının bozulması için şeytanın yardımıdır.

    Bu iki olay sizde olmuştur demiyorum yanlış anlamayın. Fakat her şeyi cinlerden bilmeniz gibi çok yanlış bir inanç sistemine girmişsiniz. Tedavi, iyileşme illa ki iyi cinlerin verdiği şifa ile olabilecek bir şey değil. Zaten cinlerde şifa yoktur. Kelin merhemi olsa kendi başına sürer derler ya, aynen öyledir. Bir cinin sizi başka bir cinden kurtarması mümkün olabilir ama buna şifa denmez. Olsa olsa yardım denir.

  10. deniz ışık dedi ki:

    Yok sanırım ben biraz heyecandan yalnış ifade etmiş olabilirim..Sizde teşekkür ederim yorumunuz için..Tabiki her şeyi bağlamıyorum.Bazı şeylerin onlardan kaynaklanmasının ihtimalinin büyük olduğunu düşünüyorum.Her şey Allahın taktiri içinde gelişir ve son bulur elbetteki…Sevgiyle Kalın…..

  11. bahar dedi ki:

    merhaba en yakın arkadaşım iki arkadaşı yüzünden çok kötü günler yaşadı. eski hayat dolu komik güçlü kız gitti yerine herşeyden korkan olayları çok büyütmeye ve kötü kötü senaryolar yazan bi kız geldi. kimseye güvenemiyor benim dışımda kimseyle konuşamıyor. kısa süre içinde 15 kilo verdi. ve iki aydır ishali kesilmiyor. onun için ne yapabilirim lütfen yardım edin çok endişeleniyorum…
    **************************
    Benim tavsiyem ancak şu olabilir:
    Önce arkadaşınızı endokrinoloji servisi olan bir hastaneye götürüp şikayetlerinizi anlatın. Gereken muayeneler, incelemeler, tahliller yapılır, gereken tedavi başlar. Sonra hastane raporları ile bir psikiyatriste gidip her şeyi anlatın. Raporlara da bakar, duruma göre psikiyatrik sorunu var mı yok mu anlar ve tedavi gerekiyorsa tedaviyi başlatır, gerekmiyorsa psikologa havale eder. bu durumda durum vahim değil demektir. eğer özel psikiyatriste gitmişseniz sizi özel psikologa havale eder, bunlar ise gerçek anlamda soyguncudur evinizi arabanızı satsanız yakanızı kurtaramazsınız! Bundan dolayı psikiyatri ve psikoloji tedavileri için devlet hastanelerine başvurun.
    Böylece inşallah arkadaşınızın tedavisi gerçekleşir, eskisi gibi sağlıklı ve huzurlu olur.

  12. buket dedi ki:

    panik atak ve zehirli guatrın birbiriyla lakası varmıdır.. teşekkürler
    ******************
    Evet, tiroid hormonunun fazlalığının etkilerinden olan ateş basmaları, çarpıntılar, sinirlienme kirizleri, ani öfkelenmeler, sebepsiz endişeler gibi haller zamanla beynin fonksiyonlarını etkileyerek anksiyete bozukluklarına ve panik atak sorununa yol açabilir. Onun için, işin uzmanı bir doktorun kontrolu altında olmak, tedaviye harfiyyen uymak ve gereken perhize göre yaşamak şart.

  13. dilek dedi ki:

    zehirli guatr ameliyatı oldum. 5 gun oldu. guatrın sıkıntılarını tekrar yasıyacagım diye o kadar çok korkuyorum. bu korku beni esir almış durumda. panik atagım var. tetikliyor. dini boyutta yaklaşmaya çalısıyorum. dikkatimi başka şeylere vermeye calışıyorum vesvesenin önüne geçemiyorum. paxil kullanıyorum. farkındayım beynimde
    halletmem lazım. kendıme söz geçiremiyorum. kendıme nasıl söz geçirebilirim. yardımcı olursanız sevınırım. ofelya cabralın panik ataj cdlerınden alsam faydası olurmu acaba. teşekkürler.

    bu siteyi kuranlardan allah razı olsun. iyiki var.
    *****************
    Amin Allah cümlemizden razı olsun.
    Dilek Hanım önce geçmiş olsun der ameliyat sonucunun çok hayırlı olmasını Allahtan dilerim. Belki terapi alsanız çok iyi olacaktır. Bilirsiniz panikatak psikiyatri ile ilgili bir sorun gerçi ama psikolog yardımı ve çeşitli terapileri de gerektirebiliyor.
    Eğer imkanlarınız yoksa… Size iki tavsiyem olacak:
    1- Şifalı yiyeceklerden yemeniz. Doktorlar pek sözünü etmiyor ama bazı besinler insan psikolojisini gerçekten oldukça olumlu yönde müthiş etkileyebiliyor. En başta fındık, içinde birçok tür B vitamini var, beyne faydalı. Sonra ceviz, bunlardan her gün belirli miktarda yemelisiniz. Bir de bu mevsimde bulmak çok zor ama bazı köylerde devamlı dışarda serbest yetiştirilen tavukların yumurtaları tahmin edemeyeceğiniz kadar faydalı ve şifalıdır.
    2- Kendinize “üstünde çalışmaktan kendinizi alamayacağınız” bir uğraşı edinmeniz.. Ve bu uğraşı ile hobidaşlar edinip onlarla paylaşımlarda bulunabilirseniz birçok sıkıntınızı unutacaksınız, hatta o sıkıntıları hatırlamakta zorluk bile çekersiniz. Bu anlattıklarımı inşallah uygulayabilirsiniz. Allahın izniyle faydasını göreceğinizden eminim.
    Dini yönden bir şeyler denediğinizi söylüyorsunuz. Bunun da elbette iyi etkileri olur. Özellikle itikat bilgilerini “edinmek” akıl ve ruh sağlığına bir gıdadır diye biliyorum. Örneğin, dindar müslümanların bile ilgilenmeye gerek duymadığı meselelerden meleklerin özelliklerinin, peygamberlerin sıfatlarının sadece ne olduğu değil, ayrıntıları ve benzeri konuları araştırıp okumak anlamaya çalışmak. Yani imanın 6 şartı var diyoruz ya, onları tek tek tafsilatıyla öğrenmeye, ezberlemeye değil anlamaya çalışmak insanın manevi gıdalarındaındır. Dini olarak, ayrıca elimizden geldiğince hayır işlerinde bulunmak da büyük bir “huzur” ve mutluluk kaynaklarındandır. Her hayır maddi imkan gerektirmiyor. Bir kimsesizi arayıp sormak, yalnızlarla ilgilenmek, yaşlıları ve hastaları küçük bir çiçek alıp ziyaret etmek onları teselli etmek gibi. Hatta peygamber efendimiz “Güleryüz de bir sadakadır” demiş.
    Tekrar geçmiş olsun. Allah sabredenlerle beraberdir ayetini de hep düşünün ve sabredin. Madem sabrediyorum o halde Allah gerçekten benimle deyin. İnşallah bütün bunların büyük faydasını göreceksiniz.

  14. dilek dedi ki:

    yazdıklarınız beni o kadar rahatlattı ki. canım sıkıldığı zaman yazdıklarınızı okuyacagım. Beni anladığınız için çok teşekkür ederim. abiniz yaşadığı sıkıntıları hiç yaşamamış gibi olur inşallah.
    *******************
    Âmin. onun ayrıca ciddi anlamda kalp sorunu da var. zehirli guatr olduğunu biliyorsunuz. panik atak sorunu çok şükür ki ilerlemedi hep hafif durumda. Bir şeylerle oyalanarak hayatı hep evde geçiyor.

  15. dilek dedi ki:

    zehirli guatrla panik atakın şikayetleri birbirine çok benziyor.
    karışıyor diye düşünüyorum.
    ***************
    Çok benziyor bence de. Gerçekte zehirli guatrın verdiği ani heyecan ve sinirlilik / öfke beyindeki izlerle ilgili değil. Zehirli guatrdan kaynaklanan anksiyete bozuklukları benzeri sorunlar zamanında tedavi edilmezse alışkanlık halini alabilir, zamanla beyinde yer ederek sonunda gerçek anksiyete bozukluklarına ve panikatağa dönüşebilir sanıyorum. Abime tam zamanında Lustral ilacı verildi. O gün bu gündür ilaç öncesindeki krizler olmuyor. Haftada bir acil servise giderdik. Abim yolda can çekişiyor gibi halelere girerek nefes nefese vasiyetini söylerdi. :) Yani, sonuçta yukardaki üçyıl önce yazdığım yazımda iddia ettiğim gibi değil, yani abimde aslında panik atak yokmuş. Ama o gidişle kesin olurdu. 50 mg. Lustral sabahlar bir adet içmekle kurtuldu, üç yıldır o panik atak benzeri krizleri yok çok şükür. Üstelik abim her gün o ilacı içmiyor.

  16. handan, almanya dedi ki:

    Iyi aksamlar herkese,
    bende yaklasik 9 senedir panik atak yasiyorum. Bu zaman icerisinde iyi günlerim de oluyordu ama son 7 aydir cektigimi bir Allah biliyor. Bazi arkadaslarinda belirttigi gibi birden krizlere giriyordum. Nefes alamiyor, bütün vücudda titreme, kalp atisinda hizlanma, tansiyon yükselisi ve en kötüsü bacak ve kollarimda uyusma ve böylelikle yürüyememe. Günde birkac kere oldugumdan yalniz kalmama mümkün degildi artik. Iki kücük cocugum oldugundan hayatim cok zor geciyordu. Gün geliyordu yataktan hic cikamaz hale geliyordum. Bu günlerde en büyük destegim ailem ve arkadaslarim oldu. Allah hepsinden razi olsun. Avrupada yasiyorum. Burda panik atak cok bilinen bir hastaliktir. Bütün testler yapildi. Ne guatr nede hormon bozuklugu, seker vs hic birsey cikmadi. Sadece toz alerjim varmis. Simdi onun tedavisini oluyorum. Ama bunun panik atagimla bir ilgisi yokmus. Yaklasik 4 ay paroxetin hapini kullandim. Basta iyi geldi ama zamanla oda ise yaramadi (sadece bagimli yapti ve 12 kilo aldirdi!!!). Bir ay önce bir yakinim burda bahseden birkac arkadas gibi hocaya görünmemi önerdi. Bu isi (yani havas ilmini) bilen profesyonel birini önerdi. Bana tam 9 sene önce agir bir büyü yapilmis. Delirmem ve sonunda kendimi öldürmem icin. Bu arada bu tür düsüncelerim hep oluyordu ama cok imani kuvvetli ve pozitif bir insan oldugumdan hep kendimi koruyabildim cok sükür. Ama yavas yavas aklimi kaybediyordum ve buda beni cok korkutuyordu son zamanlarda. Neyse bu hoca beni bu ifritten temizledi (tabi o degil Cenabi Allah sifami verdi). Ama onun yardimiyla ve sonrasinda bana verdigi görevlerle (namaz, tesbih, zikir vs) kurtuldum. Bu arada paroxetin hapini biraktim (ama nasil birde bana sorun). Cok iyiyim cok sükür. Hep bunun icin dua etmistim. Bir insanin ruh sagliginin bozulmasi kadar kötü birsey yoktur. Bunu sadece ceken bilir. Bunlari yazmamin sebebi, bu tür sikintilari ceken arkadaslarimiz ümitsizlige kapilmasin. Sifa Allah dandir. Önce doktorlara görünün ama paralelinde bence birde bu isi iyi bilen bir hocaya görünün. Bu zamanda güvenebilecek dürüst birini bulmak zor, ama dedim ya Allah dan birseyi cok dileyince Avrupada bile olsaniz size bir yol aciliyor ve kurtuluyorsunuz bu dertten. Ben Üniverste bitirmis (hemde biyoloji) biriyim. Böyle birseye inanmak bana cok zor geldi, ama o seansi yasadiktan sonra artik dünyaya baska gözle bakmaya basladim. Herkese sifa ve ruh ferahligi dilerim…

  17. admin dedi ki:

    Handan Hanım bu tecrübenizi paylaştığınız için teşekkür ederim. Sara ve panik atak çok iyi bilmiyorum ama bazen cinlerin etkisi ile oluyor. Tümü mü yoksa bazı vakalar mı, bunun ayırt edilmesi galiba tıbben de çok zor. Sadece müslümanlıkta değil, hıristiyanlıkta da cinlerden kurtarabilme ilmine sahip kişiler yardımcı olabiliyor hastanın sağlığına kavuşmasına vesile olabiliyor. Ama bu işte şarlatanlar da her yerde çok. Hele Türkiye’de adımbaşı. Her mahallede en az bir tane cinci hoca var. Onun için gerçek ilim sahibi kişilere ulaşabilmek imkânsız gibi bir şey. Dediğiniz gibi ancak Allahın yardımı ile olabilir.

  18. buket dedi ki:

    Handan hanımın yazdıklarınla ben de katılıyorum. bana da 10 yıl önce büyü yapılmış. ben de anti depresanlar kullandım. sonradan ilaçlar az gelmeye basladı gittikçe dozu artmaya başladı. önce allahın sonra hocanın sayesinde geçti. Şunu eklemek istiyorum. namaz kılmak çok rahatlatıyor. allahın isimlerinden biri olan ”muksit” esmaül hüsnasını ya muksit diyerek bol bol tesbih çekmekte çok faydalı. sinir ve ruh hastalıklarına iyi geliyor. şifa allahdandır. esmaül hüsnanın anlamlarını öğrensek her birinin içinde ne şifalar oldugunu göreceksiniz. Bir de cevşenin içinde şifa için sekine duası var. 19 kere okunuyor. ilaçlarımızı da alalım. dua etmeyi ve zikir çekmeyi de ihmal etmeyelim.

  19. fatih istanbul dedi ki:

    herkese mrb.lar.3 buçuk aydır panil atak geçiriyorum.Allah biliyoya gerçekten çok kötü bişey.yorumlara baktım.işin hocalar kısmını özellikle okudum.çok kötü olduğum bigün,yanıma arkadaşım geldi ve durumumu gördü.kriz anlarımıda.beni tanıdığı bi hocanın abinin yanına götürdü.bana baktığında hiç bi tıplık rahatsızlığımın olmadığını,ağır buyuler yapıldığını söyledi.yapılan buyununde bağlama büyüsü olduğunu söyledi.ve üzerimde işlemler yapmaya başladı.bana 7 8 ay sürecek,,,zamanında hatalarında olmuş dedi.ilaç içiyorum ofelya thomas cd leri seyrediyorum,ve büyüğü bozdurma işlemlerindeyim.Allahıma şükürler olsun çok ağır krizler geçirmiyorum.son 1 aydır.ama neden olduğunu anlayabilmiş değilim.ve korkuyorum…bende panik atak varmı?senelerce çekermiyim die.yada büyü işlemi bitince bu durumdan kurtulabilcekmiyim..tavsiye ve öneride bulunursanız yardım etmiş olursanız.özellikle benim durumum deniz ışık kişininkinede benziyor.yaorum yaparsa sevinirim.Allaha emanet olun.
    ***
    Fatih Bey, büyük konuşmak istemem. Allah her şeyin en dorusunu bilir. Ama size tavsiyem, hemen bugün bir devlet hastanesinin psikiyatri servisine başvurmanızdır. Hemen bugün gidin diyorum. Hocaya devam eder misiniz etmez misiniz buna hiç karışmıyorum. Siz Allah rızası için benim sözümü dinleyin hemen bugün gidin başvurun. Muhtemelen birkaç gün sonraya veya önümüzdeki bir iki hafta içinde bir güne randevu verirler. Zamanında saatinde gidin doktor size ne gibi tedavi gerekiyorsa size söyler. Doktorun dediklerini harfiyyen yapın. Ben bunu size din kardeşi hakları icabı acizane tavsiye ediyorum. Lütfen ciddiye alın.

  20. Fatih - İstanbul dedi ki:

    cvp.ınız içim tşk.ler.ben ilaç kullanıyorum. devlet hastanesinden bahsetmişiniz. onun yerine başka bir hastane olsa ve bir piskoloğa gözüksemde olur mu? npı gidiyorum ama gücüm kalmadı. tek bakışa çok para alıyolar. Bana 2 ay sonraya gun verdiler ama maddi açı yüzünden gidemiyorum. ist’da oturuyorum. Tanıdığınız bu işin içinden beni kurtarıcak iyi bir doktorunuz varsa öneriniz benim için çok iyi olur. tekrar tşk.ler.
    ***
    Biraz da sabır ve pozitif enerjiye yönelin. Bu hastalık ilaç tedavisi ve düzgün terapilerle zamanla geçebilir. Terapileri hep ehli kişilerden beklemeyin. Bizde pek yok. Her biri hırsız olmuş soyguncu olmuş. NLP’nin de Türkiye’de daha çok şarlatanları var.
    Pozitif enerji sahibi insanlarla daha sık görüşün. Türbe ziyaretleri yapın. Anneniz babanız sağ ise onlara hediyeler alın onlarla daha fazla güzel vakit geçirmek için sebepler oluşturun. Bütün bunları yaparken de kendinizi fazla zorlamayın. Ama gevşek de davranmayın. Bu hastalık daha ziyade ya aşırı disiplin sağlamaya çalışanlarda ya da hayatında hiç disiplin geliştirmeyenlerde oluyor. Hiçbir şeye fazla hırs iyi değil. Hiçbir şeyle uğraşmamak da iyi değil. Hayattaki öncelikli sorumluluklarınızı güzelce listeleyin ve her sabah onlarla güne başlayın. İnsan vazifelerini yaptıkça, başardıkça güçlenir her zorluğun üstesinden gelir.

  21. Fatoş, Şanlıurfa dedi ki:

    Ablamın panik atak oldugunu ögrendik. Ablam hamile. Bebeği doğduğunda ona zarar verebilir mi? Korkuyoruz bircok sey yasadı ne yapabiliriz?
    ***
    Her bebek kendi kısmetiyle dünyaya gelir. Anne olmak kadınları tamamen değiştirir. Esas mesele hamilelik döneminde ne yapacağınızdır. Çünkü hormonlarda büyük değişiklikler oluyor. Hamile kadınlar bambaşka kişilik özellikleri gösterebiliyor. Çok sabırlı ve anlayışlı olmak zorundasınız. Bu da pek kolay değil. Ona hem huzur vermek için çırpınacaksınız hem de bunu yaparken tepesini attırmayacaksınız. İyi bir doktora danışmalısınız diye düşünüyorum. Doktor tavsiyelerini yabana atmayın. Belki hamilelikteki yoğun hormanal değişimler panikatağı ikinci plana atabilir böylece kurtulabilir bile. Dua edin. İyi şeyler düşünün. Onun yanında problemlerden konuşmayın. Siyaset konuşmayın. Dedikodu yapmayın. Televizyon dizilerinden ve haber programlarından uzak durun. Onun sevdiği kişileri davet edin siz onu onlara misafirliğe götürün güzel vakit geçirttirin.

  22. Tugba dedi ki:

    Bana da panik atak teşhisi kondu. Esmax diye bir ilaca basladım. Üç gün gayet iyiydim. Dört gün asırı titreme ve bas dönmesi basladı. İlacı bırakmak zorunda kaldım. Bana yardmcı olabilir misiniz? Bu ilaclarda bu türden şeyler olabiliyor mu? Doktor 15 gün sabretmem gerektini söyledi.
    ***
    Bilmiyorum. Doktorlar benden daha iyi bilir. Abime Lustral 50 mg ilaç verildi. Sadece sabah bir tane son derece büyük faydasını gördük. Siz doktora bunu anlatın bakalım ne diyecek.

  23. gulcan dedi ki:

    Panik atak yenilmez. Hersey herkes doktorlar yalannnn… bu senin elinde diyorlar buda yalan. Cunku panik atak bizim.disimizda kendi kendimizr yenmemiz mumkun deil ve bazen ilaclarda fayda etmemeye basliyor. Panik atak olmayanin tuzu kuru senin elinde diyip geciyolar peeehhh sizin basinizada gelirse gorrum bn sizin elinizdemiymis.. panik atak geldiginde resmen bir kamyon gibi carpuyo lanet hastalik insan yoruluyo bikiyo. Rabbim kimseye boyle bi hastalik vermesin kimseyi bu hastalikla sinamasin. Bunu ne kendin yenebilirsin nede baska bisey. Dua bile fayda etmiyo Allah a ne kadar yalvarirsaniz yalvarin bosa Allahta gecirmes bu hastaligi tabi hersey rabbin elinde istese tabiki iyi eder dua edince ama gervekten rabbimde iyi etmek istemiyo yani dua bile asla iyi gelmiyo bu hastaliga. Rabbimiz yardimcimiz olsun….

  24. gulcan dedi ki:

    Arkadaslr birde bu beyinden gelen bisey. Cunku yollardir arastiriyorum bu hastaligi. Sikinti yuzunden oluyo bu hastalik insanda yani beyindeki sinir hucrelerinin bi kisminin yipranip islevini yerine getiremedigi icin panik atak yasaniyomus. Tms diyr bi tedavi yontemi var ama cok pahali bilmiyorum oda kesin sonuc veriyomu beyne manyetik elektrik veriyorlar bu tms yonteminde onuda arastiroyorum umudunuzu kaybetmeyin

  25. Hüseyin dedi ki:

    Bende anksiyete bozukluğu vardı. Sanırım hâlâ var. Ya da ben çok korkuyorum ondandır. Daha önce sırf bu yüzden hastanede psikiyatri servisinde tam bir hafta yattım. Üstelik yaşım 20. Burda bazı arkadaşlar cinlerden falan bahsetmiş. Bu bana saçma geliyor. Çok düşünmenin etkisi var ve aslında bu hastalığı bir kere atlattın mı bir daha araştırmayacaksın. Benim doktorum söylemişti bunu. Boş durma demişti. İlacı bıraktım çünkü daha 20 yaşındayım. Kim bilir neler göreceğim. İlaç sorunu kapatıyor ama bitirmiyor maalesef. Salla gitsin diyoruz. Bilirim kolay değil. Hastalık geçtikten sonra ya devam ederse diye düşünceler bile tetikleyebiliyor. Derin düşünmek istemiyorum ama artık espri yaparken bile düşünür oldum. Her şeyi sorguluyorum. Rahat olmayı kendime çok görüyorum. Yılda 2 kere böyle oluyorum. Olduktan sonrasını düşünüyorum. Ya tekrar ederse diye.. Doktor demisti ki sen ne kadar araştırır sorgularsan o kadar hastalığı çağırırsın.. Ama unutmak için çabalayınca da iyice hatırlıyorum.
    Psikolojik hastalık geçirenler yüksek zekalı kişilerdir deniyor. Kimse yüksek zekalı olan bir hasta olmak istemez. En azından ben. Rahatsızlık geçirmeyeyim ama normal zekalı olsam yeter. Zaten çeken bilir. İlerde evlenirsem her şeyi umursayan ve eğlenmesini bilmeyen gülemeyen bir adam olmak istemem.
    ***
    Zeka yüksekliği ile ilgili değil. Hatalı düşünce alışkanlıkları birçok sorunu getirir. Zekası yüksek olan kişi biraz da okusa araştırsa birçok şeyi çözümleyebilir rahatlayabilir. Sizin zekanız yüksek ise bunu deneyin. Mesela şöyle: Benim yanlış düşünce alışkanlıklarım var mı, varsa nelerdir, niçin oluyor, onları neler ile değiştirebilirim gibi. Bunların üstünde durmalısınız. Biraz gayret ile yavaş yavaş her şey yoluna girmeye başlar. İddialar da sıkıntı yapar. İnsan kendi sunduğu iddiaları kendisine ciddi görev gibi, vazgeçilmemesi gereken şeyler gibi bir hale getirir. Ben sıcak havayı sevmem diye iddiada bulunan insan sıcak havada olacağından çok daha fazla rahatsız olur. Sıcakta depresyona bile girebilir. Şu kişiyi sevmiyorum derseniz o iddianız da o konudaki sıkıntınızı üç beş misli arttırır. Kimseye nasihat vermeyin. Kimseyi herhangi bir konuda ikna etmek için enerji sarfetmeyin. Ben burada bir iki şey saydım. Sizi tanımıyorum. Bunlar sadece genel örnek. Bunlar gibi şeyleri tespit edip hatalı düşünce alışkanlıklarınızdan kurtulmaya çalışın. Bir hayli rahatlarsınız. Bu konuda (düşünceleri iyileştirmek gibi) kitap bulursanız alıp yararlanmaya çalışın. Kişisel gelişim kitaplarından ise uzak durun.

  26. Hüseyin dedi ki:

    Aslında dolaylı veya doğrudan aynı şeyi demiş oluyoruz eğer dikkat ederseniz. Tabii ki zeka ile alakası yok. Ama insan yine de soruyor kendine madem geri zekalı değilim aptal mıyım ben de bu vesveseye düşüyorum diye. Yüksek zekalı kisilerdir ‘deniyor’ demiştim. Zeka ile alakalı olduğunu ben söylemedim.
    Peki neden kişisel gelişim okumayayım? Sürekli bir yönlendirme bulundurduğu için mi? Benim sahsi sikintim ise su düşünceler. Ben de istiyorum bir enerji sarf etmemeyi. İspat için çaba harcamamayı ama dini olarak vicdanım hep başkalarını düşünüyor. Kendime hiç hak vermiyorum. Kendimi suçlu görüyorum. Milleti suçlasam kin ve egom artıyor.
    ***
    Aklı kullanamamak ile zeka düşüklüğü aynı şey değil. İnsan doğru bilgilerle ve doğru uğraşılarla ve doğru arkadaşlarla aklını iyi kullanabilir. Nice süper zekalı insanlardır var ki yanlış bilgilenmeler, yanlış arkadaş çevresi onu kötüye sürükler. Böyle insanlara geri zekalı diyemeyiz ama aklını doğruya kullanmadığı için aptal diyebiliriz. Genelden söylüyorum.
    Kişisel gelişim kitapları okumayın diyorum çünkü insanı ego ile ilgili endişelere sürüklüyor. O kitapları okuyan çok kişi tanıdım ama kendilerinde iyi bir değişim hiç görmedim. Hele bu zamanda insan tasavvuf bile okusa hep egosu şişer. Kuru kuruya bilgilenmeler zaten insanı bir yere götüremez. Doğru kişilerle birlikte bir şeyler yapmak, paylaşımlarda bulunmak o bilgilenmelerden önce önemlidir. Kendinizi suçlu görmeniz bence sizin düşünce alışkanlıklarınızla ilgili. Herhangi bir konuda zamansız veya gereksiz bilgilenmek, doğru bilgiyi yanlış yönde içselleştirmek vesaire şeyler insanı şaşırtır. Her konuda iyi çevre lazım. Ciddi kişisel yapılanmalar ise işinin ehli rehberlerin öncülüğünde olmalı. Bu mümkün değilse insan arkadaş çevresine karşı çok titiz davranmalı. İyi kişilerle görüşmeli. Ayrıca bir şeyler öğrenmek – öğretmek amacında olmayıp hep bir şeyler yapma amacında olmak lazım. Mesela yabancı dil kursuna dil öğrenmek amacıyla değil o dili konuşmak amacıyla gitmeli. Her bir derste “Bu derste neyi konuşmayı öğrendim”in hesabını yapıp o sözleri yazılı ve sözlü olarak kullanmak gerekir. Bir müzik kursunda da öyle, bir el işi kursunda da öyle.

  27. Hüseyin dedi ki:

    Bende bu düşüncelerim sadece düşüncede kalıyor. Fiile dökemiyorum. Yani birine çok kızıyorum ama tartışmaya girmekten çekiniyorum. İçimde kalmasını da istemiyorum. İçimde kalınca dert oluyor. Kendimi çok gergin hissediyorum. Dini açıdan vesveseye düşüyorum (şu kul hakkım mı, günah olur mu diye). Özgüvenim düşüyor. Övünmek istiyorum ama övünmek şeytandandır diye düşünüp onu da yanlış buluyorum. Araştırmak istemiyorum. Araştırdıkça kararsızlaşıyorum. İkilemlerde kalıyorum. Mantıken kendimi yönlendirecek fikirlerimi fiile dökemiyorum. Sorunların üstesinden nasıl gelebiliriz?
    ***
    Fiile dökseniz ne olacak? Fikirleriniz yanlış. Birikimleriniz yanlış. Ama bu insanların çoğunda olan bir şey. Senin farkın, herkeste olan yanlışların herkesi üzmemesi ama seni üzmesi. “İçimde kalmamalı” diye bir yanlış düşünce sende oturmuş. Senin çevren sende bunu yerleştirmiş. Hiçbir düşüncemiz kendi yaratmamız değil. Kendi kabiliyetimiz değil. Hepsi kesinlikle toplum içinde insanlardan insanlara aşılanarak yüzlerce yıl devam eder gider. Hiç kimse özgür bir birey olamamakta. Hiç kimse kendine özgü olamamakta. Zaten insan bütün bunlardan kurtulmayı başarabilse Yunus Emre gibi olur. Öyle olabilmek ise çok zor olduğuna göre, sorunların üstesinden gelebilmek için sorunlarla yaşamayı becerebilmek gerekir. Bu da huzurlu bir hayat için birinci adım olabilir. Bunları anlamak için daha somut ve daha çarpıcı örnek vereyim. Resim yapmayı çok seven bir insan için ellerinin olmaması ciddi bir sorundur. Nasıl üstesinden gelir? El lazım ama elin olması imkansız. Ama.. resim yapmaya büyük sevgi varsa, o kişi ayağıyla da ağzıyla da kalemi, fırçayı tutabilir ve resim yapabilir. Dünyada örnekleri var. Bu arada bir halk deyimi aklıma geldi: “Geline oyna demişler oyun bilmiyormuş yerim dar demiş.”.. Bu söz aslında hepimizin acizliğini, kaypaklığını, hep bahaneler bulup gerçeklerden kaçışımızı dile getiriyor. Sevmiyorsan sevmediğini bil, sevmediğini söyle. Bilmiyorsan bilmediğini fark et, bilmediğini söyle. Net ol. Ama ne yaparız? “insanların gözünde değer kaybetmemek için” yalana başvurur ve kendimizi geriletiriz. Net olmamak bizim toplum kültürümüzde çok gerekli görülen bir şeydir. Çirkin, kötü, aşağılık bir şeydir.
    İşte sen kendi sorunların için bu resim örneğini düşün. Hangi şey sana gerçekten lazım, hangi şey sana hiç lazım değil ama farkında değilsin, bunları görmeye çalış. Kızılacak kişilere kızmak sana lazım değil. Onlara laf söylemek sana lazım değil. Onlara hadlerini bildirmek sana lazım değil. Sana lazım olan şey dik durmak ve net olmak o kadar. Bunun için ise herkesin seviyesine inmek, çemkirene çemkirmek ya da cahillere ne kadar akılcı düşündüğünü ispat etmeye yönelik etkili sözler söylemek sana hiç lazım değil. Boş yere kendini üzüp boş yere kendi kendini kargaşalara yuvarlamaktasın. Eğer net olursan sırtındaki tonlarca “pis” yüklerden kurtulursun.
    Bu örnekleri düşün. Sorunlarının nasıl üstesinden gelebileceğine dair net tavırlar sergile o kadar. Sorumluluklarını gör. Mesela, basit bir örnek: Evde her işi annen yapıyorsa, sen televizyonda karşısında veya bilgisayar başında isen, evinizde ne kadar ciddi bir adaletsizlik hüküm sürmekte anla. Ve sen hak yiyicilerden olmaktasın. Annem izin vermiyor diyeceksen deme. İzin vermemesi de kendi ciddi yanlışı. Onun yanlışı senin mazeretin olmamalı. Olmamak zorunda. Çevrendekilerin töresel yanlışları senin kişiliğini bozmakta. Bunun farkına her yönden varman lazım. Senin hakkında bir şey bildiğimden dolayı değil, sadece örnek vermek için yazdım. Yani bunları iyi düşün. Çevrendeki gidişat senin uyum sağlaman gereken şey değil. Sen onlardan özgür olarak hayatta kendi sorumluluklarını bilmelisin ve sıkı sıkıya kendi elinde tutmalısın. O zaman huzur bulacaksın. O zaman hayatı seveceksin ve hiçbir sıkıntın olmayacak. Senin sorumluluklarını başkalarının yanlış ve zararlı tutumları asla değiştirmemeli. İstersen sorumluluklarını görüp birer birer ele geçirmekle işe başla. Savaş. Mücadele et. Her konuda. Senin sorumluluğun nerede ne ise onları tek tek fethet. Zaptet. Ele geçir. Sorumluluklarını kaybetmişsin, hepsi her yana dağılmış gibi geliyor bana. .. Devamında başka soruların olacaksa emailden yazmanı rica ediyorum. Bu sayfanın konusu dahilinde olmayan söyleşilerle sayfa uzayıp gitmemeli. En aşağıda iletişim linkinden email adresimi alabilirsinin.

  28. Elvin Baki dedi ki:

    Evvela Salam Aleykum. Ben Allahin izniyle bu hastaligi yendim. Wimdi bakiyorum da hastalik derken bir az da gulunc geliyor. Yapilmasi gereken tek wey sadece bir muddet oz iradeni elde tutmak ve aslinda hic bir wey olmadigina inanmak. Bir de bunu soyleyeyim. Sigara bu hastalik dedigimiz nesnenin en buyuk yardimcisi.
    Bunu akilda iyi tutmak lazim ki, insan butun varligiyla neye inanirsa onu da yawar ve biz ne kadar kacsak da olumu tadmak bizim gercek sonumuz. O zaman butun sikintilari bow verib de hayatin tadini cikartmak ve hic bir mereze ruhsal fiziksel psikolojik iradeyi kaptirmamak lazim. Tam 3yil bu hastalikdan eziyyet cektim. Belki de cok agir gunlerim bile oldu ki sizler hic oyle gunler bile yawamadiniz. Her acil yardima kowtugumda olecegimi sandim. Her defasinda da bir weyim olmadigini gorub, artik bu hastaligin benimle eglendigini anladim ve hastaligima karwi irade gucumu kullanib savaw actim ve Yendim. Emin olun istedikden sonra Himalay zirveleri bile yalin ayakla awilir. Yeter ki icinde o cesareti bulasin.

  29. Elvin Baki dedi ki:

    Bir de aklimda iken soyleyeyim, bilesiniz, iwi tibben birakib da diger yolla yani dini yolla tedavi etmek isteyenlere cok cok Bakara suresini zorlana zorlana da olsa dinlemeyi tavsiye ediyorum korkulu bir wey yok. Sadece psikolojik rahatsizliklari olanlar bu sureyi bir muzik dinler gibi dinleyemezler ve ya dinlemekte zorlanirlar. Burada yine irade gucu devreye girer… Her wey insanin kendisine bagli.
    Neden dinleyemeyiz diye soracak olursaniz anlatayim viruslu bir bilgisayari nasil reforme etmek zor oluyorsa, Bakaranin arapca okunuwunu dinlemek de psikolojik zorlugu olan hasta icin o kadar zor. Ama sonuc ayni. Insan psikolojisi tam yenileniyor. Bunu o zamana kadar devam ettirmelisin ki artik rahatsizlanmadan dinledigine kendin de wahit olacaksin.


Sorunuzu / Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.
Lütfen yazı dili kurallarına saygılı olalım.


(Yazamıyorsanız Mozilladan deği Google Chrome ile giriş yapın.)