Sıvı yemeklik / kızartmalık kanola yağı hakkındaki şüpheler

Tarih: 16 Haziran 2011

Kızartmalık ve yemeklik sıvı yağ olarak kanola yağı satılması sadece Türkiye’de değil bütün dünyada olan bir şey ve üretilmesi ve satışları hızla artmaktadır. Gerçi herkes beğenmiyor. Birçokları da GDO’lu olduğunu öğrenince derhal vazgeçiyor.

ABD’de insan haklarına yüksek duyarlılık sahibi çevreler kanola yağının kızartmalık ve yemeklik olarak satışlarının yasaklanması için mücadele veriyor. Kanola yağına yemeklik amaçla satış ve kullanım yasağı getirilmesi için hükümete fazlaca yükleniyorlar ama hükümet gereğini henüz yapmadı.

Bu yağ neden yapılıyor? Turpgillerden sapsarı çiçekli “kanola” bitkisinin tohumlarından elde edilir. Kanola bitkisi, kolza bitkisinin genetik müdehale görmüş hibrit çeşididir.

Kanola yağının tarihçesi
Turpgillerden olup yetiştirilmesi her yerde çok kolay olan kolza bitkisinin tohumlarından sıvı yağ elde edilmesi 1. Dünya Savaşı’ndan sonra dünyanın pek çok yerinde büyük revaç görmüştü. Türkiye kolza bitkisinden yağ üretimini Balkan muhacirlerinden öğrendi. Türkiye’de de kolza yağı üretilmeye ve satılmaya başlandı. Fakat insan sağlığına çok zararlı olduğu anlaşılınca bütün dünyada kolza yağının yemeklik / kızartmalık olarak kullanılması her ülkede sırayla yasaklandı. Türkiye’de de yasaklandı.

Yasaklardan sonra birçok ülkede kolza bitkisi tarımına “makine yağı üretimi” için devam edildi.

Sağlığa zararlı kolzanın sağlığa faydalı kanola oluşu: Daha sonra Kanada’da kolza bitkisinin genleri ile oynandı, içerdiği %50’ye yakın sağlığa zararlı erüsik asit bir hayli düşürüldü (sıfıra düştü diyenler var) ve adı kanola oldu. Böylelikle de yemeklik ve kızartmalık olarak üretimi ve satışı bütün dünyaya hızla yayıldı. Son yıllarda Türkiye’de de üretiliyor ve yerli üretim kanola yağı marketlerde satışa sunuluyor. Ayrıca birçok margarinlere kanola yağı katılıyor (margarin paketlerindeki içerikle ilgili kısımda yazılıdır; Becel’de var, Ülker Bizim yağ’da yok).

Kolza yağının ve kanola yağının zararları:
1- Kolzanın zararları: İçerdiği erüsik asit ve glukosinolat sebebiyle kalp ve damar hastalıkları, böbrek sorunları, hormonal dengesizlikler, guatr sorunları ve çocuklarda otizm gibi beyin sorunlarına yol açan ciddi tahribatlar. Yukarda yazdığım gibi doğal kolza bitkisinden yemeklik yağ yapılması uzun yıllar önce yasaklanmıştı.

2- Kanolanın zararları: Şimdi popüler olan kanola yağı söylendiğine göre zararlı maddeler içermiyor ama GDO’lu olması açısından insan sağlığına zararlı bulunuyor. Fakat bütün dünyanın duyarlı insanlarını ayağa kaldıran GDO’lu ürünlerin sağlığa zararları da bilimsel yolla net olarak açıklığa kavuşturulabilmiş değil. Öte yandan, kolza bitkisinin genlerine müdehaleden sonra adı kanola olunca içerdiği zararlı maddelerinin ne derecede azalmış olduğu şüpheli. Dış kaynaklarda %2 diyenler var yüzde 0,2 diyenler var. Yerli kaynaklarda ise yüzde sıfır diyorlar.

Bütün bunlarla ilgili olarak benim birkaç fikrim:
1- Türkiye’de ayçiçeğinden zeytin ağaçlarına kadar birçok bitkisel yağ kaynağı bitkinin üretimine müsait çok geniş topraklarımız var. Bizim zeytinyağımız, bizim ayçiçeği yağımız bize yeter.
2- Kalp vakfı bilmem ne vakfı kanola yağını onaylamış gibi sözleri hiçbir zaman ciddiye almayın. Onlar ne derse desin henüz hiçbir şey ispat edilemedi. Yani sağlığa çok zararlı da olabilir zararsız da olabilir.
3- Yine de kanolacılar haklı olabilir. Zira bilindiği gibi zeytinyağı işletmelerinin işi zor. Koca ağaçlar ha deyince büyümüyor hem her iklime uyum sağlaması imkânsız. Ayçiçeği ise o da her yerde her şartta gelişemez; ayrıca şiddetli yağışlardan, şiddetli rüzgârdan ve dolu yağışlarından büyük zarar görürler. Kanolanın tarımı ise hem çok kolaydır hem bu bitki birçok farklı şartlara uyum sağlar, kolayca ürün verir. Hem soğuktan dondan zarar görmez. Yani demek istediğim şey, GDO’lu kanola’ya karşı olmayı diğer bitkilerin üreticilerinin menfaatlerini kollayan çevreler yapıyor olabilir.

Sonuçta benim açımdan durum hiçbir şekilde netlik kazanmamıştır. Bana göre kanola şüphelidir ve şüphelilerden uzak durmayı tercih ederim. Şu üç sebeple uzak duruyorum: Birincisi GDO’lu ürünlerin sağlığa zararlı olduğu söyleniyor. Doğru mu yanlış mı henüz hiçbir şey ispat edilemedi ama sağlığımı riske atmak istemem. İkincisi genetik müdehale ile yok edildiği öne sürülen erüsik asitin kanoladaki miktarı hakkında bütün dünyada farklı bilgiler var. Üçüncüsü GDO’lu ürünler Kuran-ı Kerimde bahsedilen “Allahın yarattığını değiştirmek” cürmü kapsamında olabilir.

Kanola yağı

Açıklamalar:
1- Okuduğunuz yazı hakkında sorunuzu veya yorumunuzu aşağıya yazabilirsiniz.
2- Yazılarımı RSS ile takip edebilirsiniz.

Yukardaki yazı ile ilgili ek bilgiler ve yorumlar:

  1. Eskişehir diyor ki:

    Kanola yağlarının tamamı GDO’lu değil. 2 tip kanola var: 1- Yonca-Kolza çaprazlanmasıyla elde edilen kanola… 2- GDO’lu kanola. Türkiyede çaprazlanmış kanola ekimi yaygın. Ancak her yıl bu çaprazlanmış hibrit tohumlardan yeniden alıp ekilmesi gerekiyor. Yoksa 2. ekimden sonra aynı tohumdaki kolza geni baskın gelip erütrüsik asit değeri artıyor. Bu çapraz tohumları devlet üretip çiftçiye verene kadar güvensizdir kanola. Çünkü çifçi bir önceki mahsülün tohumlarını ekerse o artık kanola değildir. Resmen kolzadır, zararlıdır.

Sorunuzu veya Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.

Lütfen konuşma dilinde yazmayın zorluk çıkarmayın.
LÜTFEN YAZI DİLİ KURALLARINA SAYGILI OLALIM

Yorumu göndermeden önce burayı doldurun.