Veresiye

Bir alışveriş ve ticaret terimi olan veresiye sözcüğü artık gençler, özellikle çocuklar tarafından bilinen bir sözcük değil. Karşılığı sonradan ödenmek üzere anlamına gelen bir alışveriş terimidir. Taksitle satış ile veresiye satış arasında bir benzerlik vardır.

Bir alışveriş ve ticaret terimi olan veresiye sözcüğü artık gençler, özellikle çocuklar tarafından bilinen bir sözcük değil. Karşılığı sonradan ödenmek üzere anlamına gelen bir alışveriş terimidir. Taksitle satış ile veresiye satış arasında bir benzerlik vardır.

Eskiden dar gelirli insanlar bakkallardan, kasaplardan, manavlardan veresiye alışveriş yaparlardı. Ellerine para geçince borçlarını öderlerdi. Bakkal, kasap ve manav gibi esnafların veresiye defterleri olurdu. Müşteri borcunu ödediği zaman veresiye defterine yazdıkları borcu silerlerdi.

Veresiye satış yapmak istemeyen esnaflar aşağıda gördüğünüz resmi dükkânlarına asarlardı. Ama yine de bazı müşterilerini kıramazlar, ister istemez veresiye defteri tutarlardı.

Veresiye satışlar

Solda veresiye veren esnaf, sağda peşin satan esnaf.

İstanbul’un merkezi yerlerinde küçük esnafların sayısı hızla azalmaktadır. Benim tanıdığım bir kasap esnafı, çevredeki büyük marketlerle rekabet edemedi dükkânını kapadı. Zor duruma düştü. Kendi muhitinde bulunan ve Türkiye’nin en büyük kuruluşlarına, holdinglerine ait olan büyük bir süpermarkette kasap elemanı olarak işe girmek istedi. Kendisine asgari ücret teklif ettiler. Daha sonra bu kişiyi göremedim. Şimdi ne yapıyor bilmiyorum.

Holdingleri, sanayi kuruluşları, bankaları kendilerine az gelmiş olmalı ki, paraya doymayan bu insanlar küçük esnafların mesleklerini ellerinden alarak onları kendileri için asgari ücretle çalışan hizmetkârlar edinmeye çalışmaktadır.

Hiç kuşkusuz yaptıkları işte asıl amaçları halka hizmet değildir. Bunların amacı daha çok para kazanmak için piyasadaki kazanç alanlarının tümünü ele geçirmek, küçük esnafın iki kuruşluk kazancını bile elinden alarak onları asgari ücretle çalışan vasıfsız işçiler durumuna getirmektir. Kapitalizmin nasıl bir şey olduğunu gösteren çarpıcı bir örnek.

Kategori: Ekonomi Ticaret Tarih: 11 Kasım 2008

Etiketler: |

'Veresiye' hakkında sorular, açıklamalar

  1. FeRHaD dedi ki:

    Hayatımda birşeyi pek veresiye almış değilimdir, ne aldıysam da mutlaka 50 kuruş altındadır, ya param yetmemiştir ya da bozukluğum yoktur sonradan öderim.
    Günümüzde daha çok çocuklar tarafından biliniyor bence, bakkaldan sakızdır gofrettir alıyorlar, babalarının üzerine yazdırıyorlar, sonra baba ödemeye gidince şaşırıyor. :D
    Günümüzde az sayıda olan veresiye defterleri de kabarmış gibi görünüyor. Hatta yerlerine artık bankalar bakmaya başladı. O sana veriyor sonra da sen ona veresiye gibi ödüyorsun, tabi ödeyebilirsen.

  2. Gürkan Biçer dedi ki:

    Evet, bu süpermarketleri hiç sevmiyorum. Ülkenin her bir yanı onlarla dolu. Şimdi ad vermeyeyim. Bi’ sorun çıkmasın :) Onlar yüzünden onca emek harcayan esnafların işleri kötüye gidiyor.

    Benim babamda bir esnaftı. Serbest meslekti. Yani pazarlara beraber çıkıyorduk, hala da çıkıyoruz :) Bir veresiye defteri vardı. O veresiye defterinide kalıcı müşterileri için kullanıyodu. Çok şükür, müşteriler borçlarını kapattılar. Belkide hala borcu olan vardır. Veresiye esnaflar için çok zor bir durum maalesef.

  3. FeRHaD dedi ki:

    Büyük mağaza ve alışveriş merkezleri ile ilgili bir kötü durum da çoğunun yurtdışı bağlantılı olmasıdır. Buralarda yaptığımız alışverişler doğrudan paramızı yurtdışına gönderiyor, olan da sadece bizim esnafa değil bütün ülkeye oluyor.


Sorunuzu / Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.
Lütfen yazı dili kurallarına saygılı olalım.


(Yazamıyorsanız Mozilladan deği Google Chrome ile giriş yapın.)