Önce şunu hatırlatayım: İzlemekte olduğunuz yazı dizim hoşça vakit geçirmek için, stres atmak için gelişigüzel blog tutanlar için değildir. Onlar da güzel yazıyor ama blogculukta yükselme yönünde herhangi bir amaçları yok. Bu yazdıklarıma bakıp onların yanlış yaptıklarını düşünmemelisiniz.
Blog yazmada esinlenme ve taklit
Blog yazarlığında deneyimlerinizi arttırmak ve yazarlık yönünüzün kalitesini arttırmak, güçlendirmek için başarılı blogculardan esinlenin, kısmi taklitlere girişin. Tabii bulabilirseniz eğer! Bulamazsanız gazetelerdeki dergilerdeki yazarları takip edin.
Değişik tarzlarda yazmayı deneyin. Blogunuzun esas konusu ne olursa olsun, siz bir gazetenin haber muhabiri değilsiniz. “Yazar” havanız olsun. Blogcu olduğunuzu iyi bilin.
Bilinçlice, titizlikle ele alınmış yazılar
Yazılarınızın her bir kelimesi iyi seçilmiş, iyi tartılmış olmak zorunda. Böylece takipçilerinizin sayısı hızla artacaktır. Bir yıla yakın bir süredir blogculukla uğraşıyor olsanız bile işin başında olduğunuzu unutmayın, havaya girmeyin.
Blog yazarının farkı
Haber aktarır gibi şu şunu demiş, şu olay şurada olmuş, filan kişi filan yerde ölmüş gibi bir tarzda yazmanız sizi güdük bırakır. Haber tarzında şeyler okumak isteyenlere gazete çok. Neden sizin blogunuzu tercih etsinler ki? Olaylara ve insanlara getireceğiniz size özgü yorumlarınızla sizin farklılığınız, ayrıcalığınız olmalıdır.
Her anlatımınız, her yazınız yorumlu olmalı. İnsanları hem düşündürmeli hem iyi vakit geçirtmeli. Bu biraz tecrübe istiyor. Onun için acele etmeyin.
Habercilikte en kaliteli en iyi anlatım şekli yorumsuz anlatımdır: olayların detaylarını iyi göstererek ama yorum katmadan anlatmaktır. Okuyucuyu / dinleyiciyi o haber konusunda etraflıca bilgilendirmektir. Böylece olayı okuyucu kendisi yorumlar veya sadece bilgilenmekle yetinir.
Blogculukta ise yorum getirmelisiniz. Tarafsız olmalıyım diyorsanız tarafsız ve düşündürücü yorum getirin. Okuyucunun konu ile ilgili değişik bakış açıları yakalamasını sağlayın.
Blogcular gazete köşe yazarlarına benzer. Haberci yazarlara benzemez. Blogculuk budur. Yazı tarzınız zamanla oluşacaktır. Yazılarınızın ruhu olmalı. Hem dengeli, hem bilinçli, hem etkili, hem çekici olmalı. Bunun için tecrübe gerekiyor. İşte bundan dolayı esinlenmeler gerek, geçici bir süre için kısmî taklitler gerek. Tecrübe edinmek ha deyince olmaz.
Siyasi konularda yazacaksanız hiç kimseye hakaret etmeyin. Hiçbir görüşü aşağılamayın. Yanlışları elbette göstereceksiniz. Yalnız bu gösteriş kuvvetli olmalı, akli ve nakli delillerle olmalı. Şahsi öfkenizi yansıtmak yerine yanlışın niçin yanlış olduğu yönünde ikna edici açıklamalar, bilgiler, yorumlar getirmelisiniz. Böyle yaparsanız takipçilerinizi kendinizden uzaklaştırmazsınız. Aydınlatıcı olursunuz.
Ben genelde o an okuduğum kitaplardan alıntı yaparak yayınlıyorum. Ara sıra kendi fikirlerimi yazdığım da oluyor(du). Genelde bunlar daha çok yorum alıyor. Fakat insanların benim yazılarımı alıp kendi bloglarında veya forumlarda malzeme yapmaları, sanki kendi yazıları gibi yayınlamaları canımı sıkmaya başladı. Onlar benim hissettiklerimi hissetmiyorlar. Ama benden de daha çok yorum aldıkları kesin. Özellikle forumlarda yazılarımı görmek çok can sıkıcı benim için. Yok emeğine sağlık, çok güzel yazmışsın, paylaşımın için sağol vs. gibi yorumlar yazının altında. Kim emek harcamış?
Arzu-hâl’i bıraktım, kesinlikle.
*****
Cevap:
Sizin blog yazılarınız ve tarzınız devam ettiğiniz alana göre eşi bulunmaz değere sahip. Haklısınız. yazılarınızı başkalarının sahiplenmesi cidden can sıkıcı bir şey. Ama şunu da düşünün:
İbrahim (A.S.) gibi demelisiniz “benim yemem içmem her şeyim alemlerin rabbi Allah içindir”.
Yani iyilik yap denize at derler ya.. Yani sahiplenme. Halk bilmese de olur. Senin rabbin bilsin. Halik bilsin.
Siz madem Allah rızası için yazıyorsunuz ki gerçekten öyledir hiç şüphem yok. O halde devam edin. Önemli olan okuyanların faydalanmasıdır. Bin kişi okur bir kişi nasiplenir. O bir kişi daha sonra bin kişiyi nasiplendirir. Evet, bence siz devam edin.
Allah yolundaki insanlara bu dünyada rahat yok. En büyük örneği peygamberlerdir.
Sağ olun aydınlatıcı öneriler de bulunmuşsunuz. Teşekkürler
Teşekkürler üstad.
yine kaliteli bir paylaşım.
bu paylaşımınızda şu cümle çok hoşuma gitti.
‘Bir yıla yakın bir süredir blogculukla uğraşıyor olsanız bile işin başında olduğunuzu unutmayın.’
gerçekten öyle yazı yazmaya başlamak öyle birşeydir ki.
ben yazmayı çok seven ve her konuda 8 yılı aşkın bir süredir yazan biri olarak,
önceden yazdığım ve;
-İşte Mükemmel bir yazı daha.-
diye gurur duyduğum bir yazımı tekrar okurken,
-ben bunu mu beğenmişim?
-bu mu mükemmel yazı?
diyerek şaşırıyorum.
yayınlamayacak olsanızda sırf kaleminiz gelişsin diye sürekli birşeyler yazın.
yolda ilginizi çeken bir tabela hakkında cep telefonunuzla birşeyler yazın.
tv de ilginizi çeken bir programı yazarak yorumlayın.
canınızı sıkan bir durumu kendi kendinize yazarak kendinizle dertleşin.
bir müddet sonra bunları okuyun.
bakın ne eksikler bulacaksınız kendinizi nasıl geliştireceksiniz.