Ana Sayfa WordPress Blogculuk HTML - CSS Bilgisayar SEO Site ve Web Hakkında İletişim Gizlilik RSS

Blog yazarlığında dil acemiliklerimiz

Tarih: 09 11 2009

Her şeyden önce Türkçemizi iyi kullanamadığımızı söylemeliyim. Yazım kurallarında herkesin hatalı olması ayrı bir dert. Ona şimdilik girmiyorum.

Cümle kurmayı iyi bilmiyoruz. Bağlaçları bilmiyoruz. “Ama” bağlacını joker bir bağlaç gibi olur olmaz her yerde kullanırız. Çünkü bağlaçlarımızı bilmemekteyiz. O halde, yabancı bir dil üzerine çalışıyor gibi Türkçe dilbilgisi üzerinde çalışmamız lazım.

yazmakla ilgili bir karikatürKarikatür: Christo Komarnitski

Devrik cümleler yazılarımızda çok fazla. Bunun sebebi “yazarken” düşünmek. Düşünerek yazmamak. Yazacağımız bir fikri zihnimizde cümle olarak tasarlamadan yazmaya başlıyoruz ve ihtiyacımız olan kelimeleri “yazarken aklımıza geldikçe” sıralıyoruz. Meselenin en can alıcı kısmı genelde cümlenin başında oluyor, ayrıntılar sonunda. İngilizce sözdizimindeki gibi oluyor. Bizim dilimizde önce özne gelir. Sonra “yüklem” gelmez. Buna dikkat edin. Yüklem sona gelir.

Örnek:
1- Geç çıktım dışarı çünkü annemle beklemek zorundaydım televizyon tamircisini.
2- Televizyon tamircisi geç geldiği için dışarı geç çıktım.

Birinci cümlede birçok hata var.
İkincisi düşünülerek yazılmış. Çalakalem değil. Düşünerek yazmayıp yazarken düşünürseniz yazdıklarınız 1. cümlede olduğu gibi çalakalem olur, gereksiz yere söz uzatılır.
2. cümleye dikkat ederseniz hem düzgün, hem içinde gereksiz bilgi yok.

Başka bir sorun ise üslubumuz. Günlük tutar gibi yazanları veya “kasıtlı olarak özensiz yazan” kişileri kastetmiyorum. Ciddi ve özenerek yazanları, kendi yazılarına ve okuyucularına büyük saygı duyanları kastediyorum:
Üslupları ya sert ve argo dolu, ya da fazlasıyla yumuşak, adeta güvensiz. Kimse kırılmasın gücenmesin diye özellikle ilk satırlarda efendi efendi açıklamalar yaparlar. Hiç ustaca değil.

Fazla sert ve argolu yazanlar, sanki sadece hemfikirlerine hitap etmek istercesine yazıyor. “Aramızda bizden olmayan yok” diye düşünüp yazıyorlar gibi bir havaları var.

Efendilikte aşırıya kaçanlar ise gereğinden fazla kibarlık yapıyor. Sen eğer ne dediğini biliyorsan, fikrinin faziletliliğinden eminsen meselenin özünü tertemiz yaz. Sözü uzatma.

Bu yazımda sadece iyi cümle kuramadığımızı, devrik cümleleri olmaması gereken şekilde fazlaca kullandığımızı, Türkçedeki bağlaçları bilmediğimizi ve üslubumuzdaki sığlıklardan bahsettim. Noktalama işaretleri vb. cinsinden yazım hatalarına değinmedim.

“Bu yazı” için 12 Yorum

  1. Çok iyi olmasam da elimden geldiğince yazım kurallarına dikkat etmeye çalışıyorum.Argo,küfür içerikli kelimeler kullanmamaya özellikle dikkat ediyorum.Ziyaret ettiğim ya da takip ettiğim bloglarda bu tür kelimelerle karşılaşmak beni oldukça rahatsız ediyor sırf doğal olmak adına sürekli küfürlü yazılara başvuranları zaten takip etmiyorum.Bunun dışında harf yutanlar,kelimeleri kısaltanlarda hoşuma gitmiyor.Neticede bilinçli yapılıp yapılmadığı anlaşılıyor hepmiz insanız nihayetinde hatalar yapabiliyoruz…

  2. E. Ali says:

    Yazım hatalarını öğretmenler bile yapıyor. Bu yüzden şimdi o konuyu ele almadım. Anlaşılan insanımıza zor geliyor. Bunun dışında üsluba dikkat etmek ve düzgün cümleler kurmak çok da zor değil. Biraz dikkat ve özenle herkes başarabilir. Ben de sizin gibi elemelere başladım. İnsanlar okusun diye yazıyorlarsa düzgün yazmalılar. Kendileri için yazıyorlarsa mesele yok. İstediklerini yapabilirler. Okuyucuları da kendilerine göre olur.

  3. E. Ali says:

    @Son silahşör:
    Mailime bildirilen yorumunuzu burada göremedim. Spam yorumların arasında da değildi. Muhakkak diğer yorumu onaylarken sizinkini göremeyip yanlışlıkla “sil” sekmesine tıklamışımdır. Neyse ki yorumlar mail adresime bildiriliyor. Oradan okuyabildim. Ve işte cevabım:

    Birinci ve ikinci cümle arasındaki farktan amaç devrik cümle – kurallı cümle meselesini ele almak değildi. Konunun gidişatına, bütününe dikkat ederseniz görebilirsiniz. Kaldı ki devrik cümle kurmak bazen gereklidir, o konuya değinmeye gerek bile duymadım.

    Demek ki orada ana fikir neymiş? Düşünmeden yazmakmış. Gereksiz yere devrik cümleler, bozuk cümleler düşünmeden yazmanın eseridir.

    Dikkat ederseniz “birinci cümlede pek çok hata var” demişim. Devrik bile sayılamayacak kadar bozuk bir cümle. Amacım, yazıya aktarılmak istenen konuyu kaleme alırken “kurulacak cümleleri zihinde tasarlamadan yazmaya başlamak ve kelimeleri akla geldiği gibi gelişigüzel sıralamak” yüzünden oluşan çirkin cümlelere dikkat çekmek idi.
    İkinci cümle örneği devrik olmayan cümleden ziyade üstünde düşünülmüş cümle olmasıdır.
    Tekrar edeyim: Orada değindiğim sorun devrik cümle sorunu değildir. Dediğim gibi devrik cümleler bazen gereklidir. Esas sorun, düşünmeden yazarak gerekmediği halde devrik cümleler kurmaktır.

  4. apsuwa says:

    Ben bunu çok fazla yapıyorum, yazıyı yayınlayıp belli bir süre sonra geriye dönüp okuduğumda hatalar resmen sırıtıyor :) revizyon yaptığım çok yazım var. Hatalarım daha çok devrik cümleler ve cümlede abartılara kaçmış olmamdan kaynaklanan sorunlar. Sebebide çok doğru yazarken düşünmemizden kaynaklanıyor.. fakat ben genel bir blog tutmadığım için izleyici kaygımda olmadığı için çokta dert etmiyorum. Sadece gözüme hoş gelmeyen hatalarımı düzeltiyorum..

    Selamlar

  5. E. Ali says:

    Her şeyden önemlisi saygı, edep ve her kesimden insanların okuyor olduğunu düşünerek ölçülü yazmak. Bunlar olunca gerisi çok fazla önemli değil canınızı sıkmayın. Ne yazılar var.. Millet ağzına geleni pervasızca yazıyor.

  6. Erdi says:

    Bazıları bana uyuyor. Kendimi geliştirmeye çalışıyorum.

  7. E. Ali says:

    Hangimize uymuyor ki? Benim de bazı yazılarımda bozuk cümleler var. Onun için bu yazımda genelde “biz” zamirini kullandım.

  8. cocuklacocuk says:

    Çok haklısınız. Biliyor musunuz bu yazınıza paralel bir yazımız var taslakta düzeltemeler için bekleyen, gelen yorumları ele almıştık bizde..

  9. E. Ali says:

    iyi etmişsiniz yazınızı merakla bekliyorum. Bu arada bahsetmeden geçemeyeceğim: Sağolsun Stil Direktörü birkaç yazımda hatalı kurmuş olduğum cümlelerdeki bozuklukları bana bildirmiştir ben de düzeltmişimdir. Yani böyle bir yazı yazmamda başka bloglardaki hataları görmemden ziyade onun ve başka birkaç kişinin benim hatalarım hakkındaki uyarıları etkili olmuştur. Bu yüzden yazımın genelinde “biz” zamirini kulladım.

  10. Blog yazarlarının üzerinde üzerinde hassiyetle durması gereken bir konu. Ben de dahil olmak üzere çoğu blog yazarının bu yazıyı okuması ve kendi adına gereken dersleri çıkarması lazım.

  11. karakalem says:

    tespitleriniz çok doğru, ve haklılık payınız oldukça yüksek. Yalnız ben yazarken bazen bulunduğum ortam biraz daha geniş düşünmeye müsait olmuyor ve çok güzel bir fikir yakalıyorum, onu kaybetmemek için bazen hatalı ya da devrik olarak yazıyorum, yazabiliyorum, ama yinede dilimizi ve kurallarını iyi bilmek gerekiyor. Yeni nesil yazışma araçlarınında payı yüksek bu durumda.. kolay gelsin..

  12. E. Ali says:

    Bir ilham geldiğinde veya iyi bir fikir yakalayıp açılımını kafamızda oluşturduğumuzda derhal yazmalıyız ama blogda değil, Word belgesine yazarsak daha iyi olur. Böylece hem çalakalem yazmaktan çekinmeden, hiçbir ayrıntıyı unutmadan çarçabuk yazabiliriz. Ben mesela yorumlara cevapları dahi önce Word belgesinde yazıyorum.
    Yazımızı bitirdikten sonra kontrol edip gereken düzeltmeleri yapabiliriz. Sonunda bloga aktarıp yayımlarız. Böylece hataları en aza indirmiş oluruz.

Sorunuzu veya yorumunuzu aşağıya yazabilirsiniz.