Yakın gelecekte en popüler, en kazanç getirici meslek İletişimcilik

Birçok üniversitenin iletişim fakültelerinde Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü vardır. Üniversite eğitimi için burayı hedefleyen gençlerin bilmesi gerekenler, bu mesleğin neleri kapsadığı hakkında bilgiler ve iletişimciliğin her geçen gün hızla artan önemi hakkında.

Üniversitelerin İletişim Fakültelerinde başlıca üç bölüm var. Bunlar:
– Gazetecilik
– Halkla İlişkiler ve Tanıtım
– Radyo Televizyon ve Sinema

Fakülte bölümlerinin adlarından anlayabileceğimiz gibi esas “iletişimcilik” eğitimi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünde veriliyor. Ama tabii ki oradan mezun olmak marifet değil. Okula başladığın zaman daha ilk sömestrde tecrübeni arttırma yolları arar bulursan eğitimin gerçek bir eğitim olur. Tecrübe hiç hesap edemediğin eksiklerini sana gösterir. Bilgisini edindiğin konuları eğer hafızanda tutmak değil de “öğrenmek” istiyorsan pratikte tadacaksın ki öğrenmiş olasın. Teorik bilgiler bir hiçtir. Uygulamak insana mesleği adamakıllı öğretir.

Çok yakın bir gelecekte Türkiye’de “Halkla İlişkiler ve Tanıtım” alanında iyi eğitim görmüş iletişimcilere büyük ihtiyaç olacaktır. Bu öyle bir meslek ki, çok etkili bir silah gibidir. Her silah gibi, bu da iyiliğe de kullanılabilir kötülüğe de..

Herkes iletişimci olamaz
Bizim insanımız üniversiteye girecekse sadece o mesleğin geçerliliğine ve kazancına bakıyor. Kimse “acaba benim karakterime uygun mudur, o işte başarılı olur muyum” diye düşünmüyor. Bir iletişimci olmak istiyorsanız (iletişim fakültesinin Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünü hedeflemişseniz) iyi düşünün. Şu özellikler sizde yoksa vazgeçseniz daha iyi olur: Yeniliklere meraklı, daima araştırıcı, çok gazete okuyan, televizyonda haber bültenlerini kaçırmayan, insanlarla ilişkilerde iyi gözlemci, toplumda sosyal kişilikli, girişken, aynı zamanda soğukkanlı, analizci, konuşmasıyla etkileyici, çevre yapmada usta vb. özelliklere sahip kişilerin işidir.

İletişimcilikte gazetecilik, reklâmcılık ve siyaset
Mesleği reklâmcılık olan kişiler “Filan gidişat, filan olay etik olmasa da bizi ilgilendiriyor, izliyoruz ve kullanıyoruz” derler. Onların işi bu. Reklamcılıkta ilgi çekmeyi, halkı etkilemeyi sağlayan şeyleri kullanmak.. Etik olmadığını bile bile toplumdaki “zararlı ya da cahilane” eğilimler nasıl paraya veya güce çevrilir, gereken nedir, bunları gerektiğinde hiç çekinmeden kullanmak..

İletişim fakültesinde bunlar öğretiliyor mu? Bilmiyorum ama oradan mezun olan kişiler kendileri bütün bunları ve hatta daha iyisini / daha kötüsünü gerçekleştirme sanatını kapmışlardır! Ama elbette bu bir karakter meselesi, ahlak meselesi. Adı iletişimcilik olan bu dehşet mesleği iyiye kullanmak da mümkün kötüye kullanmak da..

İletişimcilik siyasetçilerin en büyük ihtiyacı
İletişimcilik mesleği her alanda geçerlidir. Sanattan spora, dinden ticarete, tıptan siyasete, cinsellikten güvenlik sistemlerine, askeriyeye.. Hem zekâ gerektiren, hem zekâyı geliştiren bir meslek. Devamlı araştırmayı, devamlı bilgilenmeyi gerektiriyor. Aslında çok da zevkli ve heyecanlı bir iş. Su uyur iletişimci uyumaz! Her bir siyasetçi aynı zamanda iyi bir iletişimci olmak zorunda. Başka türlü başarılı olabilmeleri mümkün değildir. İletişimciler, belki de dünyada vaktini işine en çok veren kişilerdir. Filan ülkenin başbakanı günde sadece üç saat uyuyormuş. Günümüzde artık başarılı bir iletişimci olmadan ya da iletişimcilerden destek almadan hiç kimse siyasette başarılı olamaz. Bir siyasi partinin kitleler tarafından baştacı edilmesi siyasetçilerden ziyade, o siyasetçilerin yardım aldığı iletişimcilerin başarısıdır.

İletişimcilik gazetecilikten daha zordur, çok daha fazla bilgi ve beceri istiyor
Bütün bunlar da tümüyle okulda verilmez. Kendinizi geliştireceksiniz. Aranan bir iletişimci olmak istiyorsanız çok çalışacaksınız kendinizi geliştireceksiniz. Gazetecilerin işi haber toplamak, gerçekleri özünde olduğu gibi yansıtmaktır. Zor olan tarafı etik ve tarafsız kalabilmektedir. Reklâmcılar / iletişimciler ise sosyoloji ve psikoloji ilimlerine de sahip olmak zorunda. Ekonomiden ve politikadan da o işin ehilleri gibi anlıyor olmak zorunda. Gazetecilikte bunlar bir yere kadar önemlidir. Reklâmcılıkta her an önemli olduğu gibi, sosyolojik gidişatları değiştirmeye cüret edecek kadar ileri derecede sosyolojiden anlamak, kitleleri yönlendirebilecek kadar sosyal psikolojiden iyi anlamak kaçınılmaz gerekli oluyor. Ekonomi, borsa, bankacılık, işletmecilik vesaire.. Ve ne neyi nasıl etkiliyor? Meselâ bir halk kitlesinin dini inanışlarının o yörenin ekonomisindeki yeri.. Bir devletin ekonomisini, kültürünü, coğrafi konumunu sen ne şekilde değerlendirebilirsin? Her şeyden anlayacaksın. Her şeyi araştıracaksın. Araştırmanın bile tekniğini bileceksin.

Bu mesleğin gazetecilikten farkı
Özetle şudur: Gazeteci haber bulur, halka aktarır. İletişimci daima yeni oluşumlar gerçekleştirir.

Reklâmcılık / İletişimcilik mesleği kitlelerin her türlü eğilimlerini anlama, çözümleme, o hareketlerden gelir / güç elde etmenin yollarını bulma, kitlelerin eğilimlerini, temayüllerini tespit ederek ona göre satışları ya da gelir sağlayan hizmetleri en iyi kârla gerçekleştirme teknikleridir. Hatta kendi kârları için toplum içinde yeni yeni eğilimler yaratmaya girişecek kadar ileri gidebilirler, bunu başarabilirler de.

İyi bir eğitim ve kaydadeğer bir tecrübe kazandıktan sonra, şimdi tahmin bile edemeyeceğiniz pek çok sektörün peşinde olduğu bir iletişimci olabilirsiniz. Siz iş aramazsınız, iş sizi bulur. Hem de farklı farklı sektörlere bağlı firmalardan.. Artık size kalan şey “seçmek”tir. İşverenler sizi değil, siz işverenleri seçersiniz. Kendinizi çok iyi geliştirmiş olmanız şartıyla ama..

Üniversite diploma almak için değildir.. Meslekî yeterliliği kapmak içindir.
Üniversite eğitimi kişiye o meslekte kendisini geliştirme yollarını, mesleği kapmanın tüm inceliklerini “vermiyor”, yollarını – usullerini gösteriyor; yani üniversitede anfilerde dersliklerde anlatılan dersler sadece bir yol haritasıdır, çalışma planlarıdır. Üniversite daha fazlasını vermez. Bütün iş size kalmıştır. İsterseniz o planlar doğrultusunda kendinizi en iyi şekilde yetiştirirsiniz ve daha mezun olmadan başınıza iş teklifleri yağar, isterseniz sadece sınavlarda geçerli not almakla vakit geçirirsiniz, sonuçta da diplomalı işsizler kervanına katılırsınız!

İletişimcilikte yabancı dil olmazsa olmaz önemli
Türkiye artık dünyanın merkezi bir ülke. İyi bir iletişimci iyi derecede İngilizce bilmek zorunda. Ve kendisini dünyanın bir kesimine göre kanalize etmeli. Arap ülkeleri olabilir, Rusya Federasyonu olabilir, Avrupa Birliği ya da ABD.. Buna göre de ikinci bir yabancı dili iyi derecede bilmesi gerekiyor.

Kategori: Eğitim Öğrenim Tarih: 21 Eylül 2011

Etiketler:


Sorunuzu / Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.
Lütfen yazı dili kurallarına saygılı olalım.


(Yazamıyorsanız Mozilladan deği Google Chrome ile giriş yapın.)