Ana Sayfa Genel Bilgi Hamur İşleri içecek Tatlılar Yiyecek Hakkında İletişim Gizlilik RSS

Patates çipsi nasıl yenir?

Tarih: 01 07 2009

Bilmelisiniz ki çips patates sağlığa feci zararlı bir şeydir. Hele bir de içine beyni etkileyen lezzetli hissettiren mono sodyum glutamat (MSG) gibi maddeler katılmışsa böyle şeyleri yemek sadece aptallıktır başka bir şey değildir. Çünkü bu lezzetli hissettiriciler (belki yalan olarak lezzet arttırıcı deniliyor olabilir) sinir hücrelerine zarar veriyor.

Merkezi sinir sistemi tahribatı, Alzheimer, Parkinson, Huntington, Sara, göz retinası tahribatı, yağ birikimi, işitme bozuklukları ve obezite gibi birbirinden korkunç hastalıklara büyük sebebiyet veriyor. Ayrıca büyüme hormonuna kötü etki ediyor, pankreasa zararı büyüktür; insülin salgısını arttırır bu da organların çarçabuk yaşlanmasına aşırı yıpranmalarına neden olur. Böylece diyabet (şeker hastalığı), böbrek ve karaciğerde aşırı yıpranma, hasar görme vb. ortaya çıkıyor. (Hazır yiyecek ve içeklerde kullanılan katkı maddeleri hakkında başka bir yazım:
» http://www.mebahis.com/jacobs-findikli)

Biraz aklınız varsa en doğal ürünlerden alıp eski zamanlarda olduğu gibi evinizde yemek pişirin her canınızı çektiği hazır yiyecekleri tatlıları çerezleri satın almayın. Çok canınız çekerse kendiniz yapın. İçinde ne gibi katkı maddeleri olduğundan emin olmadığınız şeyler yemektense meyve ve kuruyemiş yemeniz daha akıllıca olur.

Patates çipsinin daha sağlıklı şekilde yenmesi
Çok seviyorsanız katkı maddesi içermeyen en temiz çipslerden bulun alın. Ama yine de sağlıklı olması garanti değildir çünkü içinde bol miktarda iyotlu tuz vardır, benden söylemesi! Sonra, yoğurda bol kuru nane katın karıştırın. Çipsi naneli yoğurda banarak yeyin. Naneli yoğurt serinlik hissi veriyor. Hem sağlığa faydalı bir şeydir.

“Bu yazı” için 2 Yorum

  1. E. Ali says:

    Aşağıdaki yazı mail adresime gönderilmiş. Burada yayımlanmasını uygun gördüm.

    MSG NEDİR?…
    MSG adında bir yiyecek katkı maddesi var.
    MONO SODYUM GLUTAMAT
    Yiyeceklere katıldığında, o yiyeceğin tadının beyin tarafından güzel olarak algılanmasını sağlıyor. Tatlı, tuzlu, acı fark etmiyor. Hangi yiyeceğe katılırsa lezzetliymiş gibi geliyor. O yüzden gıda üreticilerinin bir çoğu MSG’yi karlı olduğu için kullanıyorlar.
    MSG ZARARLI MI ?
    Buna okuduktan sonra siz karar verin. Bu madde Nörotoksin. Sinir hücrelerine zarar veriyor. Merkezi sinir sistemi tahribatı ve buna bağlı olarak ALZHEİMER, PARKİNSON, HUNTİNGTON hastalıkları, SARA (Epilepsi) Retinal dejenerasyon (Göz retina tabakası hasarı) Yağ birikimi, doyma mekanizmasında bozukluk, obezite. Büyüme hormonu baskılanması. Pankreas hasarı, insülinde artış, ve buna bağlı diyabet, böbrek ve karaciğerde ciddi hasarlar. Bu madde hamilelerde plasenta bariyerini geçebiliyor, anne karnındaki bebek de aynı tahribatlara maruz kalıyor.

    Özellikle çocuklarımızın hatta büyüklerin de çok severek yediği CİPS’lerde çok kullanılmakta. Hazır köfte harçları, Et suyu tabletleri, Hazır çorbalar, Dondurmalar, renkli yoğurtlar ve benzeri bir çok üründe var.

    Şimdi diyeceksiniz ki, Madem bunca zararı var, neden kullanıyorlar?. Küreselleşen dünyada, ticaret de küreselleşti. Küresel ticaret devleri insaf, merhamet gibi duygularla asla çalışmaz. Onların amacı çok kar etmek, çok daha büyümektir. Bu mamuller, al benisi olan renklerde ve janjanlı ambalajlarda sunulur. Televizyon, gazete ve duvar reklamlarında onlara sıkça rastlarsınız. Sadece maddesel tadıyla değil, görsel yollar ile de beyinlerimize kazınır adeta.

    Basit bir hesap yaparsak, ucuz zannedilen bu ürünleri çok pahalıya tükettiğimizi görürüz. Mesela Cips. Semt pazarlarında 3 kg . patatesi 1 TL ye alabilirsiniz. Oysa ki 50 gram CİPS 1 liradır. Yani 1 kg . Cipsi, 20 ytl.den tükettiğimizin farkında bile değiliz. Olumsuz etkileri de cabası. bu mamulleri üretenler ! Kendi ürettiklerini asla yemezler, içmezler. Onların gıdaları organik ve doğaldır. Son zamanlarda organik tarım yapan çok güçlü özel şirketler türedi, burada itina ile yetiştirilen ürünleri semt pazarlarında göreniniz var mı? Ben henüz rastlamadım.

    Gelelim genel sağlık boyutuna;
    Son 25 yıla dikkatle göz atacak olursak, çocuk yaşta diyaliz cihazına bağlı yaşamaya mahkum edilenler, çok küçük yaşta şeker hastalığı ile tanışan çocuklar, obez çocuklar, asabi çocuklar, 9-10 yaşında buluğ çağına girenler, çeşitli nedenlerle engelli doğanlar ve bu sayının ülke nüfusunun % 12′sine çıkması ve benzerleri. Ve sizlerin de aklınıza gelebilen yeni hastalıklar. Hastalıkları üretenler, ilaçlarını da ihmal etmediler. Bu da madalyonun diğer karlı yüzüdür. Karbondioksitli meşrubatlardan, sakıncalı hazır gıdalara varana kadar bir çok yerde çeşitli uyarılar yazıldı, çizildi.

    Durumun ciddiyetini anlayabilenimiz var mı?
    Bu sorunun cevabı, tüketim miktarıdır. Şimdiki eğitim sistemimiz endüstri, tarım, genel kültür alanında yetersiz kaldığından, yeni nesiller tehlikenin farkında değildirler. Emperyalist devletler, egemen olmak istedikleri toplumun eğitimli olmasını istemezler. Onlar için önemli olan kendi halkları ve elde edeceği yeni sömürü kaynaklarıdır. Her yıl eskiyen, yaşam kaynakları azalan, küresel ısınma ile kuraklık tehlikesi yaklaşan bir dünyada, Küresel güç olan emperyalist devletlerin acımasızlığının arttığı bir dünyada, Dengelerin ve haritaların değiştirilmek istendiği bir dünyada yaşadığımızı asla unutmamalıyız.

  2. berrin says:

    Evet insanları zehirliyorlar ve bunun farkında degil kimse hem madden hem manen.Bilgilendirilmesi gerekiyor. Ama herkesin işine geldiği için bir önlem alınmıyor.

Sorunuzu veya yorumunuzu aşağıya yazabilirsiniz.